şükela:  tümü | bugün
  • thomas jane 'in yönetmenliğini yaptıpı aynı zamanda ron perlman, lauren german, aynn kirby, chris browning ile birlikte oyunculuğunu da yaptığı 2009 yapımı 84 dakikalık bir gerilim filmi
  • pek iyi olmayan, hatta vasat bile diyebileceğimiz bir film. lakin gel gör ki filmin garip bir havası var. gerek kullanılan filtrelerden olsun, ışıktan ve kamera açılarından olsun vs. film tuhaf bir şekilde içine çekiyor ve kendini izlettiriyor.
    yedinci sanatın yüz aklarından biri olmasa bile gene de izlemekte bir sakınca yoktur derim.
    kişisel notum: 5.0/10
    (herifin kullandığı araba cillop gibiymiş)

    imdb: http://us.imdb.com/title/tt0469318/
    trailer: http://www.youtube.com/watch?v=za3crxic_r0
    afiş: http://www.movieposterdb.com/poster/80fbce74
  • gizemli lakin senaristin gizemi pek çözme gereğini duymadığı, herşeye rağmen izleyicinin de buna ihtiyaç duymadığı garip bir film. havası riding the bullet'ı andırıyor. oldukça sürükleyici buldum. hoş da bir bağyan arz-ı endam ediyor.

    --- spoiler ---
    birbirini fazla tanımayan çift evlenip balayına çıkıyor. yolun çölden geçmeleri gereken kısmını sıcaklık dolayısı ile gece alıyorlar. sonra garip olaylar silsilesi. film sonsuz döngüye giriyor. sanırım senaryoyu yazanlar yazılımcı.

    --- spoiler ---
  • başrolünde bir kadın bir erkek ve bir arabanın olduğu, sonununda kafanızda soru işaretleri ile kalakaldığınız bir film. ama bunun yanında görsellik konusunda oldukça başarılı. filmdeki arabaya da hasta olmamak mümkün değil ayrıca.
  • bir kısırdöngünün ürkütücü öyküsüdür.

    isminin de işaret ettiği gibi karanlık bir çöl coğrafyasında kapkaranlık bir öykü anlatan filmde anlatıcı dick (filmi de yöneten thomas jane):

    "kalkma vaktiniz geldi. tanrım, bilmeniz gerekirdi. nasıl başladığını hatırlamazsınız ama hepsinin nasıl sonlanacağını tahmin edebilirsiniz. krupiyeydi, değil mi? black jack masasındaki mi? yoksa poker masasındaki mi? aslında pek önemli de değildir, değil mi? artık her şey sona erdi. yatağınızda, hayatınız boyunca gördüğünüz en güzel kızla uyandınız. ucuz bir yüzük parmağında ve yerde duran 50 dolarlık buruşmuş, kiliseden aldığınız küçük, beyaz makbuz... daha adının nasıl telaffuz edildiğini bile bilmezsiniz ama bu önemli değildir. onu sevdiğinizi, bunun gerçek olduğunu ve onun için her şeyi yapacağınızı bilirsiniz. salak. şu haline bir bak. böyle olacağını bilmeniz fark yaratır mıydı? onu kurtarabileceğinize inanıyor musunuz? veya kendinizi?"

    der ve bir başkasından bahsediyormuşcasına, daha doğru bir ifadeyle, sanki biz izleyiciden söz ediyormuşcasına, kendisinden bahseder. kinik, çaresiz ses tonu bezginliği, çaresizliği, umutsuzluğuyla öykünün pesimist rengini dışavurur. izlediğimiz kişi, sanki izlendiğinin düpedüz farkındadır ve nasıl birini izlediğimizi anlatmaya çalışırken aynı zamanda kendi hayatına ortak olmamızı arzu eder. ama başkarakterler seyirciye en yakın karakterlerdir. öyküsüne ortak olduğumuz kişi işte karşımızdadır; birazdan onun öyküsüne (belki de kendi öykümüze) ortak olacağızdır.

    filmde dış-ses kullanımı oldukça yaratıcıdır. döngüsel biçimde kurgulanan anlatı neo noir geleneği içinde country noir ile horror noir tarzının postmodern bir devamıdır. meraklısının keşfini bekleyen, kıymeti bilinmemiş nadide bir filmdir.
  • biranın yanında iyi giden müzik türü.