aynı isimde "dark" başlığı da var
şükela:  tümü | bugün
  • netflix'te yayınlanacak olan alman dizisi. tüm bölümler 1 aralık'ta.

    https://www.youtube.com/watch?v=6y6o0niv5ea

    edit: fragman
  • dark’ta, almanya’daki küçük bir kasaba olan winden’da kaybolan iki çocuğun hikayesini izliyoruz. bu kayıp vak’alarının ardından 4 ailenin birbirleriyle olan tuhaf ilişkileri ortaya çıkıyor, insanların aslında göründüğünden daha farklı hayatlar yaşadığının farkına varılıyor ve daha önemlisi bugün yaşananların kökleri 1986 yılına dek uzanıyor.

    http://dizi-mania.com/…flix-dizinize-merhaba-deyin/
  • mekanları güzel, ses efektleri güzel, oyunculukları iyi bir netflix dizisi. konu da "zaman" olunca ilgimi çekti tabi ki. henüz iki bölümünü izlemiş olmama rağmen beğendim. zaman teması ile gerilimi iyi harmanlamışlar. reza meza, yok belgeler bilmem ne derken kafam şişmişti. biraz kafa dağıtırım diye başladım ama kafam daha çok karıştı. kafa karışıklığı dediğim, iki bölümde çözmeye çalıştım. ulan neyini çözüyorsun? otur izle işte.
  • baran bo odar ve jantje friese adlarındaki lost fanı bir çift tarafından yapılan bilim kurgu- gerilim türündeki dizi. adını -verdikleri birkaç röportajdan- anlayabildiğim kadarıyla insan ilişkilerinin karanlıkta kalan yönünü konu edindiği için `dark` koymuşlar. ayrıca netflix'de yayımlanan ilk alman dizisiymiş. stranger things'den temel farkı demodog tarzı canavarlar yerine zaman makinesini ve zaman yolcularını, aynı zamanda da arada bir yerlerde işlenen cinayetleri konu alması. spoiler içeren alan dizinin 1. sezonu boyunca yapılan felsefi atıflardan yola çıkmakadır.

    --- spoiler ---

    noah (bartoş?) yani bildiğimiz "nuh" bütün koşulların tekrarlanması için çaba gösteren -tanrı'yı oynayan- bir karakter. bunu yapabilmesi için de zamana hükmetmesi gerekiyor (gemisi aracılığıyla). ama ironi şu ki bu gemi çalışmıyor. bu nedenle noah tıpkı kutsal kitaptaki kardeşleri gibi bir katil. ışığın tarafında olduğunu iddia ediyor. amacının insanı nietzscheci "toyluk" halinden çıkarmak olduğunu söylüyor. bunun için de kurban verilmesi gerektiğini düşünüyor. ama kendi paradoksu şurada: doğal sürece bırakıldığında, yani müdahale edilmediğinde "kendi halinde kalmayacak" bir şeyi değiştirebilme yetisi özgür iradenin ve tanrının yokluğunun kanıtı değil mi? e zaten tam bu noktada noah "tanrı öldü" diyerek kendisini tanrının yerine geçiriyor. bu durumda noah özgür iradenin kendisini temsil ediyor. ama bu iradenin "pozitivist" bir niteliği var.

    karakter hakkında pek az şey bildiğimiz için ikinci alternatif de şu şekilde olabilir: belki noah bir şeyleri bozmak isterken ve kötülüğün tarafındayken yaşlı jonas geçmişi korumaya çalışıyordur. bunun için örneğin genç hali, mikkel'in yanına gidip onu almak istediğinde kendisini uyarıyor (aynı şekilde halasını neden öptüğünü de soruyor).

    zaman düzenleyicisi : bu cihaz bir zaman makinesi değil, kara deliği genişleterek sadece 33 yıl ileriye veya geriye gitmeyi sağlıyor.

    elinde zaman düzenleyicisi olmasına rağmen zamana müdahale etmemeyi seçerek noah dışında tanrı rolünü oynayan ikinci karakter 1. sezonun son bölümüne kadar yabancı (the stranger) olarak bilinen yaşlı jonas'ın kendisi. ama buradaki paradoks: jonas kendi gençliğine müdahale ederek "denge"yi bozmuyor mu?

    aslında bu noktada yine nietzscheci bir tavırla özgür irade iki taraflı olarak sorgulanıyor. ilerlemeci bacon'un dediği gibi "doğaya boyun eğerek ona hükmedebiliyorsak" özgür irademiz yalnızca ahlaki olacaktır. böyle olduğu için aslında yaşlı jonas'ın (aslında genç olanın da) ahlaki bir tavır geliştirmeye çalıştığı söylenebilir. nietzsche açısından böyle bir mutlak ahlaki tavır kabul edilemezdir. çünkü bu insan doğasındaki kaosun başlangıcını oluşturur: (bkz: bengi dönüş).

    iki soru var: bartoş'un büyükannesi taa 2052'den torununu (yani muhtemel noah'ı) durdurmak için geliyorsa onu neden öldürmüyor? ya da bu karakterlerden biri (eğer noah bartoş değilse) diğerinden kaçıyor da ben mi anlamadım?

    eğer her şey tersiyle açıklanmayacaksa (hegel bu noktada 'sentez'i yani sittlichkeitslehreyi geliştiren kişi olarak karşımıza çıkar) belki gelecek geçmişten ve "şu an"dan (dizi 2019'da geçiyor) iyidir? belki şu an geçmişin bir anti-tezi'dir ve gelecek bu ikisinin olumsuzlanmasıdır. sentez'i geliştirir derken hegel'in ona bir tutam tez bir tutam anti-tez kattığını kastetmiyorum elbette: (bkz: çifte olumsuzlama).

    *bu arada noah'nın "elçisi" helge (hegel adını çağrıştırıyor sanki?)...
    --- spoiler ---

    edit: girişteki 'dark'-black hole bağlantısızlığı konusunda uyarısı için @unconsciousa teşekkürler!
  • almanya yapımı olduğu için gereksiz bir önyargım vardı. belki almancayı sevmediğimdendir. ya da bu dizi olaylarını en iyi amerikanın yapacağına inandığımdan da olabilir.
    sırf ambiyansını göreyim diye açtım, ilk 10. dakikasına gelmeden kapatırım zaten derken 3. bölüm bitti ve uykum olmasa tüm sezonu bitirebilirdim dün gece.
    belki benim gibi önyargısı olanlar için diyorum. çok iyi.
    stranger thingsle alakası bile yok. neden benzetilmiş anlam veremedim.
    bi sürü amerikan dizisine taş çıkaracak bi şey yapmışlar. mekanlara bayıldım, yeşile ormana doydum. müzikler de şahane ayrıca. izleyin.
  • 1. sezonunu bitirdigim dizi. gonul rahatiligiyla tavsiye ederim, kacirmayin izleyin. stranger things/ 12 monkeys kırması! daha ne kadar iyi olabilir ki??
  • almanlar daha çok dizi yapsin dedirten dizidir. oyunculuk çekimler senaryo yönetmenlik 10 numara.
  • ne stranger things'e, ne de 12 monkeys'e benzeyen, iyi olmuş dizidir.

    nasıl bir kategorizasyon mekanizması var kafanızda anlamak mümkün değil. ama stranger things'in pretty little liars'a benzediğini iddia eden bir entri vardı, oradan sonra her şey mümkün tabii.
  • -12 monkeys'den de stranger things'den de iyi dizi.-

    almanlar değil de amerikalılar yapmış olsaydı buralar entry dolardı.

    not: 12 monkeys hayranıyım.
  • ilk bölümü ile beni benden alan dizi.
    bakalım, ileride de bölümler bu derece ilgi çekici olacak mı?
    şimdilik tavsiye edebileceğim bir dizi havasında.