şükela:  tümü | bugün
  • 20 temmuz'da yayinlanacak netflix belgeseliymis. ilginc olacaga benziyor.
  • "bu belgeselin %80'i ölümle ilgilidir" şeklinde sloganı var. adından da anlaşılacağı üzere her sezon bir ülkeye gidiliyor ve o ülkenin en karanlık kısımları yayınlanıyor. örneğin ilk bölüm latin amerika idi. pablo escobar'ın büyüdüğü sokaklar.. şeytan çıkarma ayinlerinin yapıldığı mekanlar.. tuhaf dini ritüeller.. azrail büstü satan kanser kadın.. sınırı geçmeye çalışan kaçaklar..
  • harika bir netflix belgeseli, insanin turizmle ilgili ufkunu aciyor resmen. ızlerken dusundum turkiye'ye gelse nereyi ziyaret eder diye. muhtemelen antakya'da kunefe izdihami, denizli'de havlu izdihami izlemeye gelir.

    dipnot olarak intro'nun yikildigini belirtmeliyim, acaba kim yapmis?
  • kıbrıs'a gittiği bölümde gene bir tek rum tarafını dinleyip, türkleri öcü gibi göstermişler. bu arada gerçekten çok merak ettim acaba o ufak köye neden kimsenin sokulmadığını.

    bunun dışında genel olarak gayet beğendiğim değişik bir tat bırakan belgesel olmuş.
  • 5. bölüm sonu itibariyle şu ana kadar sadece iki ülkenin itin götüne sokulduğu belgesel. biri türkmenistan diğerini de tahmin edebilirsiniz bence.

    yalnız türkmenistan ve diğer ülkenin başındaki adamlar ne kadar da birbirlerine benziyormuş. sosyal ve eğitim anlamında değil ama hal hareketler aynı.
  • büyük heyecan ve beklenti ile izlediğim ancak biraz yavan kalmış belgesel.

    en son kıbrıs'a gittiği bölümü izledim.

    şu ana kadar izlediğin en ilginç ve gerçekçi anlar

    -fukushima nükleer kazası sonrası bölgede devletin geri dönülebilecek kadar güvenli olarak belirttiği alanlardaki radyasyon seviyesi.

    - türkmenistan'daki eski sovyet devletinin 400+ nükleer deneme yaptığı alandaki radyasyon ve günümüzde bile bundan etkilenen çocuklar.

    -hashima adası da oldukça ilgi çekici.

    -kıbrıs bölümü ile ilgili de maalesef yine ilk önce rum tarafına gidilmiş, rum tarafındaki bir teyze ile konuşulmuş, oradan sonra yine rum tarafında kapalı maraş'ı gören bir izleme noktasına çıkılmış ve rum teyzenin üzüntüsü dile getirilmiş.

    sonrasında türk tarafına gayet rahat bir şekilde geçilmiş ancak kapalımaraş'ın fotoğrafının ve videosunun çekilmesi yasak olduğu için iki defa polis karşı karşıya kalınmış. birinde hatta kararkola götürmüşler bizim gazeteci abiyi.

    türk tarafındaki vatandaşlar ile bir röpörtaj yok. bu harekatın neden yapıldığı, neden yapılması gerektiği, bu konunun geçmişi anlatılmamış. tek konuşulan türkler asker ve polis. onlar da zaten o yasak bu yasak diyorlar.

    dark tourist olarak gittiğin bir yerde mal gibi yüzerek kapalımaraş'a geçmeye çalışmak çok ama çok amatörce. ben gitsem bunu ben yapmaya çalışırım. çünkü ben sıradan biriyim. sen belgesel yapma gayretinde biri isen daha yaratıcı olmalısın.

    sonuç olarak amatörce, biraz sığ bir belgesel ancak vakit geçirmek için izlenebilir. ben sanırım daha hardcore bir belgesel bekliyordum. terk edilmiş bölgeler için devam edeceğim.
  • fena gitmeyen yarı belgesel.

    yarı belgesel dememin sebebi ise pembe şortlu abimizin olayları derinlemesine incelememesi. ya da inceleyememesi. 40 dakikalık bölümde 3 yere gidiyor. bu da gidilen yerlerin arka planlarının biraz yüzeysel kalmasına sebep oluyor.

    şu ana kadar fukuşima adasına yaptığı yolculukta ve rusların nükleer deneme yaptıkları yere gittiği bölümlerden etkilendim. ikisinin de ortak noktası belli.

    rusların atom bombası ile yaptıkları gölde yüzmek her babayiğitin harcı değil ama.

    pembe şortlu o kadar gezdi etti. kıbrısa geldi bizimkiler iki defa karakola çektiler.

    yukarıda yazılanlara katılıyorum. kıbrıs meselesini hiç bir türk ile konuşmadan bitirmesi olmamış.
  • sunucusu ve yapımcısı david farrierın kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti'nde headshot yemediği için kendini şanslı sayması gereken egzantrik belgesel. tek oturuşta hepsini izledim. sonra bazı bölümleri bir daha izledim. güzel derleme lakin çoğu yerde derinliksiz olduğu yorumlarına katılıyorum.
  • çocukluğunu yaşayamamış zengin bebelerinin eğlencesini izleten seri.

    japonyadaki bölümünde, ellerindeki radyasyon ölçen* oyuncaklarıyla radyasyondan kaçmaya çalışan bir grup izleyebilirsiniz.

    son derece yüzeysel ve bir şey katmayan dizi
  • sürükleyici yarı dizi tadında bir belgesel.

    bu formata sahip belgeseller; genelde dramatik, magazinsel ve abartılmış olayları gerçek kanıtlara dayanmadan daha çarpıcı olması için koyarlar. ancak bu belgesel sovyetler birliği hakkında söylenenler hariç (bir netflix belgeseli olması dolayısıyla şaşırtıcı değil) dezenformatif bilgilere dayanan olayları kesin gerçek olarak göstermiyor.

    bu yönüyle başarılı, izlenebilir.