şükela:  tümü | bugün
  • allah'ım bu günleri de gördük ya çok şükür.

    müthiş bir olay bu müthiş.

    tam 1 bucuk saattir ntv spor'da oyuncu röportajlarını dinliyorum.

    yok böyle bir milli gurur, yazarken bile ellim titriyor, gözlerim doluyor.

    tek tek tüm oyuncuların duygularını öğrenmek, 4 farklı yorumcudan sezon kritiği duymak çok iyi geldi.

    çok bekledik ama sonunda değdi.

    çıkın sokaklara d. doğuş, 2013-2014 nba şampiyonu.

    bu da lebron james yavşağına qapak olsun.
  • ferit şahenk faktöring ile yurolige katılmış takım. ondan sonra basketbol neden futbol seviyesinde değil. bu tip uygulamalar devam ederse olamaz da zaten. başarı yok, avrupada oynuyosun. ne ala memleket.
    not: basketseverim
  • yılların daçka'sının ferit'ten sonra sahip olduğu isim. euroleague'e de sokmuş babaları. bence ismi revize etmeleri lazım bu olaydan sonra:

    (bkz: darüşşafaka ntvspor)
  • bugüne kadar hiçbir taşkınlık yapmamış taraftarı, kimsesiz çocukların eğitim ve barınak ihtiyaçlarını karşılayan kuruluşları sebebiyle, uzak ara in itici basketbol kulübümüzdür.

    biraz vandallık, biraz hayvanlık, biraz küfür kafir serpiştirirsek çok sempatik olacaklar.
  • wild card uygulaması ile önümüzdeki sezon ki euroleauge' e katılması tamamen skandal olan kulüp...
    edit: 4 takım ile katılmamız ve 4. takımın darüşşafaka olması burada sorun olan. hakkını yediği diğer ülke takımlarına üzüldüm.
  • 100 küsür yıllık kulüp geleneğinin en üst noktaya çıkmasından rahatsızlık duyan basketbolseverlerin kötülediği kulüp. şimdi euroleague'de yarışmıyor mu daçka? 2. ligde sürünmüyorlar mıydı doğuş gelmeden önce?

    2 sene önce saçma sapan yönetilen adına yakışmayan bir ligde bulunan bir takımdı. doğuş para verdi, kulübe vizyon kazandırabilecek koçlar ve yöneticiler geldi (koçlar orhun ene ve oktay mahmuti, yönetici de ibrahim kutluay, şimdi de mithat demirel. hatta yardımcı koçlar arasında altyapı milli takımlarla büyük başarılar kazanan ömer uğurata ve çok tecrübeli bir 1. lig koçu olan recep şen de var). sonra takım 1. lige çıktı. ilk senesinde sezonu uzun süre lider olarak götürüp efes'in 1 galibiyet arkasında 3. sırada tamamladı. playoff'ta ilk turda elendi.

    ertesi sene uğraştılar, başvurdular, belki lobi filan yaptılar ve euroleague'e girdiler. euroleague'e de galibiyetle başladılar. bak 2 sene önce çöplüktü bu takım. 2. ligde sürünüyordu. şimdi euroleague'de oynuyor. bana 100 yıllık kulüp geleneğinden mi bahsediyorsunuz? komik olmayın.

    ayrıca kulüp geleneği, daçka 6-7 sene önce efes'le anlaşıp onun pilot takımı haline geldiğinde zaten bitmişti bile. orada ahmet eran'lar, ne bileyim garip yöneticiler kulübü istedikleri gibi yönettiler. biraz daha fazla para gelecek diye sahalarını 1000 tane takıma kiraladılar, altyapıya yer kalmadı. ayrıca altyapı ve a takım genç efeslilerle doldu. eski daçkalılar yollandı, yerine bir sürü efes'ten adam geldi. "altyapıya para mı verecek" derken bunlardan haberin var mı ekşici kardeş?

    peki efes'le yapılan bu saçma sapan anlaşmadan sonra daçka'nın bir daha hiç toparlanamadığını, ligde tutunamadığını biliyor musun ekşici kardeş? pekala biliyorsundur. sonra koskoca daçka 2. lige düşünce kimsenin elinden tutmadığının farkında mısın? kaç sene kaybedildikten ve bomboş geçtikten sonra, köklü bir istanbul kulübü olduğu için doğuş onlarla anlaştı. ve onları doğru oyuncular, koçlar ve yöneticilerle daha ilk senelerinde 2. ligde şampiyon yaptı, sonra beklenmedik bir şekilde normal sezonu 3. kapattılar, şimdi de euroleague'deler. eğer 100 seneyi aşkın geleneği başarısızlık olarak nitelendiriyorsan haklısın, ferit şahenk'in oyuncağı olmuş daçka. ama klasik her şeyi abartan ekşici gözlüğünü çıkarınca görmen gereken şey, şu anda daçka'nın belki de en parlak dönemini yaşadığı olmalı. bunu ama göremezsin sen. neden? çünkü orada "doğuş" yazıyor. vah vah. orada o yazdı diye daçka pis kaka bir kulüp oldu şimdi. ama mesela fenerbahçe'ye yıllarca ülker sponsor olunca kimse ülker yazıyor diye fenerbahçeliliğini askıya almadı? onu kötülemedi? orada kabak gibi ülker yazıyordu ama!? doğuş daha mı kötü ülker'den?

    oyunculara gelince, semih erden, luke harangody, jamon lucas gordon, emir preldzic, manucar markoishvili, ender arslan, reggie redding gibi oyuncuların euroleague çöpü olduğunu iddia etmek düpedüz bilgisizlik ve saçmalamaktır. bu adamlar gayet iyi oyuncular, her biri de bir önceki sezon iyi takımlarda oynuyorlardı. ben şahsen oğuz savaş tercihlerini eleştiriyorum. bir de milko bjelica. bjelica ama daçka gibi bir ekibe çok yaralı olabilecek bir isim, tek sıkıntısı istikrarsız. onun dışında bir sorun göremiyorum. euroleague'de ilk beşte doğuş özdemiroğlu başlıyor. doğuş kaç yaşında sevgili ekşici kardeş? bu kadro evet bir efes, fener ya da laboral değil. çünkü o tecrübe yok. 100 sene de olsa en üst düzey liglerde hiç yarışmadı daçka. ama şimdi birkaç sene daha devam edip kalıcı olabilirse, öğrenecek. böylece efes, fener ve daçkaile belki de 3 takımımız a lisansı alarak kalıcı olacak euroleague'de. bunun ne kadar güzel bir şey olduğunu göremiyor musun ekşici kardeş?

    at gözlüklerini ve ön yargılarla dolu zihniyetinden kurtul da öyle konuşalım.
  • çok şükür 1. lige çıkarak ntvsporda maçlarının yayınlanmayacağını bildirdiğim spor kulübüdür.
    edit b.k yayınlamıyor adamlar sırf yayınlamak için artık digiturk e ne kadar vergilerde hem lig hem euroleague i yayınlamaya başladılar demekki neymiş para her kapıyı açar...
  • ntvspor'da yayınlanan maçlarının reklamı yapılırken ekrana "doğuş dk" şeklinde yazılan takım. içim acıdı yemin ediyorum, yakışmadı yılların daçka'sına.
  • yukarıda uzman arkadaşlar gerekli analizi yapmış da, ben başka bir konudan bahsedeceğim.

    öncelikle altta linkini verdiğim yazıyı bir okumanızı rica ederim. bakın elin adamı hem okulun, hem takımın tarihini araştırmış yazmış:
    http://www.euroleague.net/…in-the-home-of-affection

    her şeyden önce, darüşşafaka mezunu bir birey olarak, doğuş grubuna sponsorlukları ve bu takıma destekleri için çok teşekkür ediyorum.

    dün akşamki cska moscow maçında bir sürü darüşşafakalı kardeşimiz vardı. aklıma hemen kendi darüşşafaka yıllarım geldi. bizi de öğretmenlerimiz aynı şekilde toplar ve darüşşafaka'nın maçlarına götürürlerdi. öyle büyük bir heyecandı ki bizim için... eminim o çocuklar da uzun süredir heyecanla bu maçı bekliyorlardı.

    maçta yenildik. etrafıma bakındım, hiçbiri üzgün değildi, hepsi mutluydu. çıkışta yine darüşşafaka tezahüratları ile kendilerini okula, yatakhanelerine geri götürecek olan otobüslere bindiler.

    darüşşafaka öğrencileri arasında basketbol en popüler spordur. bu öğrencilerin bazıları a takımda oynamış, takım kaptanı olmuştur. eminim yeterli destek gördükleri takdirde bundan sonra da darüşşafakalı çocuklar arasından çok iyi basketbol oyuncuları çıkacaktır.

    sponsorluk olayına gelirsek... bu çeşitli laflar ettiğiniz olayın iç yüzünü bilmiyorum, yok şöyle olmuş, böyle olmuş, şunu yapmış vs.
    ikinci ligde oynayan, maddi ve manevi olarak büyük zorluklar çeken köklü bir klübe, aynı zamanda ülkedeki en çok basketbolcu yetiştiren klüplerden birine sponsor olup onları desteklemek kötü bir şeyse varsın kötü olsun, varın siz bize karşı oynayan avrupa takımlarını destekleyin. inanın bir şey kaybetmiyoruz.

    ben sadece doğus grubuna o çocuklara bu heyecanı, bu mutluluğu yaşattıkları, ileride başarılı basketbol oyuncuları olmaları için gerekli desteği verdikleri için teşekkkür ediyorum. iyi ki sponsorluk için darüşşafaka'yı seçmişler.
  • 1) euroleague gm'lerine göre avrupa'nın en iyi atmosferine sahip salonu zalgiris kaunas'ınki. ikinci sırada ülker sports arena var.

    2) avrupa tarihinin en iyi koçu obradovic diyor ki "bizim taraftarımız basketbolu çok iyi biliyor. nerede tepki vermeleri gerektiğini, nerede destek vermeleri gerektiğini iyi biliyorlar. bir çok maçı onların enerjisiyle kazanıyoruz.".

    3) sayısız rakip koç, sayısız rakip oyuncu ataşehir'de oynamanın ne kadar zor olduğunu defalarca anlattı. daha iki üç ay önce euroleague tarihinde üst üste en çok iç saha maçı kazanma rekoruna doğru koşarken saçma sapan bir maçta bıraktık rekoru.

    4) bütün oyuncularımız salondaki atmosferin onları ne kadar iyi etkilediğini defalarca anlattı.

    euroleague'in en üst düzey yöneticilerinin, koçlarının, oyuncularının söylediği bu gerçekler varken fenerbahçe basketbol takımının seyircisini "maça etki edemeyen, basketboldan anlamayan, futbol kötü gidince baskete yönelen, salonları çirkinleştiren magandalar" olarak tanımlamak doğru değil.

    bunun dışında fenerbahçe, galatasaray, beşiktaş gibi kulüplerin basketbol şubelerini diğer basketbol kulüplerinden ayırmak gerekebilir evet. fakat fenerbahçe bu iki sınıfa da girmiyor. iki yapının çok iyi bir birleşimi var ortada. ne salt bir basketbol kulübü, ne de bir spor kulübünün olsa da olur olmasa da olur denilen bir şubesi. doğuş grubunun fenere sponsor olması ne türk basketbolunu geriye götürür, ne de bu sponsorluğun tarafları bir şey kaybeder. fenerbahçe basketbolda çıtayı daha yukarı çektikçe diğerleri de yetişmek için daha fazla yatırım yapacak. son yıllarda avrupa'daki başarılar tesadüf değil, yatırımların sonucu.