şükela:  tümü | bugün
  • yonetmenligini ve senaristligini michael hanekenin yaptigi film. 2009 yilinda gosterime girmesi bekleniyor. siyah beyaz cekilen film 1913 almanya`sinda gececek ve alman okul sistemini irdeleyecek.
  • eğer ebediyete intikal etmeseydi; birçok haneke filminde olduğu gibi ulrich mühe'nin başrolünde oynayacak olduğu, ilk gösteriminin gelecek yıl cannes film festivali'nde yapılması muhtemel film.
  • nasyonel sosyalizmin ortaya çıkışını okulda verilen eğitimi sorgulayarak anlatacak filmin ingilizce adı "the white tape or the teacher’s tale". der junge törless'e ucundan kıçından benzeyecektir muhtemelen. funny games u.s gibi lüzumsuz bir remake'den sonra haneke'den bir şeyler bekliyoruz artık.
  • cannes 2009'da palme d'or 'un sahibi olan michael haneke filmi.
  • filmin siyah beyaz çekilmesini haneke http://www.cinema.de/ 'ye şöyle açıklar:

    'genellikle tarih filmleri izlediğimde, hikayeyin doğru olduğunu bilmeme rağmen, inanmakta zorlanıyorum. bunun nedeni görsel hafızamda bu zamanların (20yy'ın ilk yarısı) gerek varolan videolar gerekse resimlerden dolayı zihnimde siyah beyaz ile ilişkilendirilmiş olması. başka şekilde hayal etmem nasıl mümkün olabilir? ayrıca siyah beyazı seviyorum ve bu fırsatı bir neden olduğu zaman kaçırmam (gülümser).'
  • (bkz: beyaz kurdele)
  • 23 ekimde istanbul filmekimi nde galası yapılacak haneke filmi
  • filmin türkiye galası 46. antalya altın portakal film festivalinde yapılmış, ancak zeki demirkubuz'un kıskanmak filminin galasıyla aynı ana konulduğu için oyuncularının varlığından bile kimsenin haberi olmamıştır. ayrıca yapılacağı duyurulan basın toplantısı yine festival organizasyonunun azizliğine uğramış, katılımcı olarak belirtilen yapım firması temsilcisi ve oyuncuları şaşkın ve kırgın ülkelerine dönmüştür. film ekimi 2defa gösterecek ve şubat sonu türkiye'da vizyona girecektir.
  • yavaş ilerleyen fakat gittikçe derinleşen, temelinde geleneksel düzen ve yetişkin eleştirisi yapan, "kötülüğün kaynağı nedir?" sorusunu ise sanki cevapsız bırakan bir film. filmin anlatıldığı, birinci dünya savaşı arefesindeki baskı, cezalandırmalar ve suistimallerle oluşan sistemde, güçsüz iki taraf var; biri çocuklar, diğeri kadınlar. çocukları suçlamak, cezalandırmak, kadınlar üzerinde ise psikolojik baskı oluşturarak üstünlük kurmak çok kolay..

    --- spoiler ---

    filmde iki çarpıcı replik var.

    - tanrıya beni öldürmesi için bir şans verdim

    ve

    - neden sadece ölmüyorsun

    birisi çocuksu çaresizliğin ve suçluluk psikolojisinin tezahürü, diğeri ise katılık ve vurdumduymazlığın müthiş bir dışavurumu.

    --- spoiler ---

    "kötülüğün kaynağı nedir?" sorusunu cevapsız bırakmaya gelince, filmde samimiyetsiz bir şekilde kullanılan din olgusu dışında kullanılan birçok şey var aslında, bunların en önemlisi de "iktidar". filmde direkt bir şekilde din eleştirisi yapıldığını söyleyemeyiz. daha çok insanın riyakarlığının ve iktidara sahip olan figürün eleştirisi söz konusu.

    filmdeki cezalandırma anlayışının arkasında acaip bir bencillik yatıyor. bireyler üzerinden toplumu kontrol etmeye yarayan bu sistem aslında toplumu katlediyor. filmin, birinci dünya savaşı'nın avusturya-macaristan imparatorluğu veliahtının bir sırp tarafından öldürülmesine doğan tepkilerle ateşlenmesi ve başlaması olayına bağlanması da bunu destekler nitelikte. toplumda bu dalga dalga yayılan cezalandırma ve öç alma ihtiyacına göz kırpmakta bir nevi. benim anladıklarım bunlar, başka yorumlar da okumak isterim elbette.

    ...

    öte yandan şunu belirtmek isterim ki filmekimi'nde bugünkü 16.00 seansında pogram değişikliği olduğu için yerine gösterildi bu film. film almanca olduğu için yabancı seyirciler düşünülerek harici panoda ingilizce altyazı yayınlandı. buraya kadar iyi dediğinizi duyar gibiyim fakat bu pano, türkçe altyazının görünmesine izin vermedi. sayelerinde onlarca kişi salonu terketti, sabredip duranlar da söylene söylene gittiler. çıkışta ben de bu durumu şikayet için bekledim, benim gibi birkaç kişi daha bekliyordu. bir kişi epey sinirlendi bağırdı çağırdı, görevli bayan filmin ellerine bugün ulaştığını ve formattan dolayı bu sorunun olduğunu anlattı fakat "olur böyle şeyler idare edin" şeklindeki tarzı tepki gösterenleri delirtmeye yetti. biz bunun kabul edilemeyeceğini belirttik. bana bilet param iade edildi. diğerleri filmi cuma günkü gösterimde tekrar izlemek istediklerini söylediler, onlara da bilet verildi. eğer siz de bu seansta izleyip altyazının katledilişine maruz kaldıysanız gidin alın biletinizi derim.