şükela:  tümü | bugün
  • evren'in veri akışından meydana geldiğini ve her olgunun ya da varlığın değerinin veri işleme sürecine yaptığı katkıyla belirlendiğini öne süren, ekonomiden biyolojiye tüm bilimsel disiplinleri tek çatı altında toplayabilecek kapsayıcı bir teoridir.

    bilginin en yüce değer olacağı, sürekli bilgi edinmenin adeta bir güç gösterisi veya bir ritüel olacağı yeni dünyadaki en yaygın dini ya da inancı oluşturacağı söylenen akımdır.

    (bkz: homo deus yarının kısa bir tarihi)

    kısa olmayan bir ekleme: eskiden bir karar alınacakken tanrılar ne söylemiş ona bakılırdı ya da kutsal kitaplara. daha sonra hümanizm ile birlikte kişisel düşünceler, hisler ve toplumsal anlamda da yine kişilerin temsilcilerinin yaptığı ve denetlediği kurumlar karar mekanizmasında yerlerini aldılar. fakat teknolojinin yardımıyla son zamanlarda insanlardan daha güvenilir bir kaynak var: veri.
    bu verileri en hızlı ve doğru işleyenlerin, çoğu teknik alanda bilgisayarlar olduğu gerçeği gözden kaçmamalı. insanların ya da toplumların çıkarları için en doğru algoritmaları hesaplayacak bilgisayarlar gelecekte çoğu kritik kararda danışılan yer olacak. nasıl borsa hisseleri ile ilgilenirken,istatistik oluştururken ya da sağlık için ne kadar sporla kaç kalori yakılması gerektiğini hesaplarken hislerimize değil bilgisayarlara güveniyorsak, ileride şimdi yetkileri devrettiğimiz insanların aldığı kararları bilgisayarlar alabilir.
  • veri dini.
    tarihsel bakış açısıyla biyoloji ve bilgiişlem harmanının geleceğe evrilmesinde savlanan, klasik dinlere ile ilgisi olmayan tekno-bilimsel kurgu. (bkz: fütürizm)

    "... siyasetçilere, iş dünyasına ve tüketicilere çığır açan teknolojiler ve inanılmaz yeni güçler sağlarken akademisyenlere ve entellektüellereyse yüzlerce yıldır kayıp olan bilimin kutsal kasesini geri vermeyi vaat ediyor
    ...

    ... veri yakın zamana kadar zihinsel faaliyetin uzun zincirindeki ilk halka olarak kabul görüyordu. insanlar veriyi damıtarak bilgiye, bilgiyi kavrayışa, kavrayışı bilgeliğe çevirmekle yükümlüydü. ancak insanların devasa veri akışıyla artık başedemediğine inanan dataistler bu izleğin takip edilemediğini, datanın bilgiye dönüşmediğini, kavrayışın ve bilgeliğinse ortada kaldığını düşündüler. böylece veri işleme görevinin insan beyninden katbekat üstün kapasiteli elektronik algoritmalara devredilmesi gerektiği sonucuna vardılar. aslında bu durum, dataistlerin insanın kavrayışına ve bilgeliğine şüpheyle yaklaşmasının, büyük veri ve bilgisayar algoritmalarını daha güvenilir bulmasının sonucuydu. "

    yuval noah harari
  • yuval noah harari'nin homo deus isimli kitabı sayesinde tanıştığım yeni dinsel akım adayı. naçizane katkılarım şunlardır:
    1-beynimiz veri depolama ve işleme konusunda artık sınırına dayandı.
    2-bilimsel alanlarda özelleşmek te bilginin azalması anlamına gelmiyor, tram tersine logaritmik olarak arttırıyor.
    3-yeni bilgileri kaydetmek için eski verileri silen nöronlarımız yerine artık google gibi veri tabaları network ağları yarattık.
    4-şimdiden birçok konuda bu ağlara danışmadan karar alamaz hale geldik.
    5-gün gelecek bu ağlar bizim adımıza karar alacaklar.
    6-ve insanoğlu ikinci planda kalacak. sistem akıp giderken insanlar koca okyanusun önemsiz zerreleri haline gelecekler.

    dna larımız ilk yazılı verilerdi. evrimsel süreçte aslında hayat kavramı, yaşam kavramı genetiğin aktarımı veya varlığının devamı değildir. sadece verinin devamlılığıdır. dolayısıyla bir şeye canlı diyebilmenin yolu veriyi alıp devam ettirebilme işleyebilme yeteneğidir. yarattığımız networkler gün gelecek dna larımıza ihtiyacın kalmadığını ilan edeceklerdir. organik veri yerini inorganik veriye bırakacaktır...
  • birçok açıdan eksikleri bulunan henüz adına din denilebilecek olgunlukta olmayan belki de hiçbir zaman da olamayacak olan yuval harari'nin homo deus adlı kitabında bahettiği dinimsi.

    var olan tüm bilgilerin "işlemcilerce" işlenmesi ve işlenen tüm bilgilerin diğer "işlemcilere" yani insanlara ulaştırılmasını amaç edinerek bu sayede insanlığa çığır atlatabileceğini savunur. bunun yapılabilmesi için de kimsenin özelinin olmaması günlük hayatta yaşadığımız ne varsa (yediğiniz ürünlerden giydiğiniz kıyafetlere sevişmelerinizden iş hayatınıza...) diğer insanların bilmesi (google microsoft vs. gibi şirketlere kendimizi feda ederek) gerekmektedir. bu durum bir çoğumuz için tabudur ve yıkılabilecek türden bir tabu da değildir. insan evrimi kendi benliği çevresinde şekillenmişken ve google microsoft vs. gibi şirketler benim verilerimle zengin olurken afrika'daki insanların açlık sorununa ortadoğu'daki kanlı savaşlara bir çözüm de üretemeyecek aksine tüm dünyanın şimdikinden de çok abd'nin kuklası olmasına yarayacaktır. söz konusu atılım yapılırken somali vs. gibi ülkelerin veri edinme ve işleme başarısının abd karşısında herhangi bir şansı olduğunu düşünmek safdillik olur.

    dataizmin özeti "geriye yaslanın ve güçlü ülkelerin maymunu olun" olabilir.
  • "yükselen en ilginç din, ne tanrılara ne de insana hürmet ediyor, sadece veriye tapıyor: dataizm dini."