şükela:  tümü | bugün
  • "beyaz erkek, 30 yaşlarında, temiz traşlı, boyu yaklaşık 1.80 metre, vücudu orta yapılı. koyu renkli ve dalgalı saçları var. tıknaz(!?), kumral ve seyrek düz saçları var(!?)..." işte o seneler berkowitz için görgü tanıkları aşağı yukarı bu şekilde bir eşkal veriyordu. david berkowitz oldukça yalnız, dışlanmış ve (muhtemelen) paranoid şizofreni ile yaşamaya çalışan bir insandı. sosyal ilişkiler konusunda oldukça başarısız ve isteksizdi. okul ve iş hayatında bu asosyalliğin olumsuz etkileri görülebilmektedir. çok iyi beyzbol oynadığı ama okul arkadaşları tarafından dışlandığı için bunu devam ettiremediği yakalandıktan sonra yapılan araştırmalarda katilin sosyal yapısına ışık tuttuğu için özellikle dikkat çekici bir örnek olmuştur.

    katilin annesinin (aslında üvey) ölümünden sonra içine daha çok kapandığı rivayet edilir. fbi uzmanları berkowitz'in özellikle kadınları hedef almasının sebebini biraz üvey annesinin ölümüne, biraz öz annesinin onu terketmesine bağlar. onu terkederek cezalandırmış iki önemli kadın mevcuttur; birisi ölümüyle onu yanlız bırakan üvey annesi, diğeri onu başka bir kadına bırakıp giden öz annesi. bu noktadan konuyu ele alan uzmanlar berkowitz'in annelerine duyduğu öfkenin dışa vurumu olarak görürler cinayetleri. ki berkowitz için anlamı olan, en azından kadınlardan nefret etmesini sağlayacak başka durumlarda vardır. kadınların ondan uzak durmayı tercih etmesi ve berkowitz'in bundan dolayı hiç sevgilisinin olmaması, askerlik sırasında ilk kez birlikte olduğu hayat kadınından bel soğukluğu kapması gibi. ya da öz annesinin (üvey annesi öldükten sonra kendi araştırmalarıyla bulmuştur) bir kızının olması (erkek çocuğunu terk etmesi ama kızına sahip çıkması) gibi. ya da üvey annesinin ölümünden sonra üvey babasının evlendiği yeni eşiyle berkowitz'in arasının kötü olması gibi... tüm bunlar basit rastlantılar ya da hayatın küçük detayları olarak görülebilirdi elbette; ama berkowitz sağlıklı bir zihne sahip değildi. tüm bunları kendini yalnızlaştırmak için "birileri" tarafından planlanmış ve uygulanmış olaylar olarak görüyordu.

    berkowitz'in cinayetlerinin sebebi popüler kültürde yer etmiş diğer bir çok seri katilin sebebiyle neredeyse aynıdır; nörolojik, psikolojik rahatsızlıklar. ancak berkowitz bir noktada diğer seri katillerden (çoğunluğundan) ayrılmaktadır; cinayetlerin işleniş biçimi. berkowitz şüphesiz bu cinayetleri kriz anlarında işlemiştir. kendisi durumu "öfkeleniyordum, rahatlamam için birilerini öldürmem gerekiyordu" şeklinde açıklar. ancak alışık olduğumuzun dışında, cinayetler sırasında veya sonrasında işkence, tecavüz, ritüeller, anı olması için eşya veya beden parçasını saklamak, yamyamlık gibi durumlar berkowitz'de görülmez. o anlık öfkesini bastırmak için sokağa çıkıyor ve insanları '44 kalibre charter arms bulldog' tabancasıyla öldürüyordu. tabancasının kurşunları bitene kadar hedefe saldırıyor, sonra olay yerinden kaçıyordu. ancak işlediği cinayetlerde cinsel bir fantezinin gölgesi vardı. "bazen uzaktan olay yerini izliyordum. ölen kişilerin etrafına tebeşirle çizilen çizgiler bile beni tahrik etmeye yetiyordu, bundan zevk alıyordum! cenazelerine katılmayı bile bu yüzden düşündüm." sözleriyle cinayetleri işleme sebeplerinden bir tanesini açığa çıkartıyordu. yine anlattığına göre cinayetlerden sonra polislerin takıldığı kafelere gidip burada polislerin konuşmalarına kulak misafiri oluyordu; konu kendi işlediği cinayetler olunca bundan mutluluk duyuyordu. david berkowitz ilgiye en az cinsellik ve intikam duygusuna olduğu kadar açtı... buna rağmen kayıtlarda berkowitz tarafından yapılan cinsel saldırılara rastlanmamıştır.

    berkowitz'in diğer bir rahatsızlık kaynağı köpeklerdi. köpeklerin havlamasına, varlıklarına dayanamıyordu. zaten bir köpeği öldürmek istemesi yakalanmaya giden yolu onun için kısaltmıştır. köpeklere olan nefretini insanlara yazdığı mektuplarda (cinayetlerden ayrı olarak) ve yakalandıktan sonra verdiği ifadelerde görmek mümkün.

    tarihte diğer bir çok katilde görülen bir rahatsızlıktan daha muzdaripti berkowitz; kundakçılık. berkowitz new york'ta tam tamına 1488 tane yangın çıkartmıştı. çıkarttığı yangınların kayıtlarını çok hassas bir şekilde günlüğüne yazmıştı. çıkarttığı yangınların yarattığı telaş, itfaiye araçları, kaçışan insanlar, toplumda neden olduğu karmaşa, insanların korkuları... bunların hepsi ona inanılmaz büyük bir zevk veriyordu. toplumda silik bir karakter olmasının, dikkat çekememesinin bir yan etkisi olarak yorumladı bunu uzmanlar. yangın çıkartmak, seri cinayetler işlemek... toplumun daha fazla nasıl dikkatini çekebilirsiniz?

    özetle berkowitz hep silik bir karakterdi. herkesin ona kötü gözlerle baktığını düşünüyordu. ona göre herkes ondan nefret ediyordu ve kimse onu haliyle yanında istemiyordu. kendini ifade edebileceği bir sosyal hayatı yoktu, toplumda sivrilmesi ona göre imkansızdı. birde onu terk eden anneleri ve kadınların ona karşı ilgisizliği birleşince ortaya bir seri katil çıktı (elbette psikolojik rahatsızlığı olduğu için bir seri katil ve kundakçı oldu. diğer türlü kadınlar veya topluma burada suç yüklemiyorum. onun gördüğü manzarayı betimlemeye çalışıyorum). toplumun ve ayrıca kadınların ona yaşattığını düşündüğü iç sıkıntılarının, acılarının, yalnızlığının intikamını almak istiyordu. önce toplumun ilgisini çekti; yangınlar çıkarttı. ama bu yangınlar ona yetmedi, kadınlardan özellikle intikam almalıydı. öfke krizlerini durdurmak, kafasında ona fısıldayan sam'i susturmak için kadınları öldürmeye başladı. bu ona hem intikam almanın verdiği huzuru hem cinsel tatmini verdi. ancak berkowitz özünde o kadar kötü bir insan olmak istemediğini farketti; bu yüzden kendisini yakalamaları için polislere mektuplar yazdı. mektuplarda onu yakalamalarını istediğini yoksa kötülük yapmaya devam edeceğini yazdı, yakalanmak istediğine dair işaretler verdi. hatta (yakalandıktan sonra, ilk olarak 2002 yılında) şartlı tahliyesi gündeme geldiğinde "ben bunu haketmiyorum, o kadar iyi bir insan değilim" diyerek mantıklı kalabilmiş tarafının sesini duyurmaya çalıştı.

    berkowitz olayında bir takım şüpheler kalmıştır. berkowitz dosyasına bakan uzmanlar tüm bu cinayetleri berkowitz'in tek başına işleyemeceğine karar verdiler. birde cinayetlerin bağzılarında verilen eşkallerin birbirini tutmaması bu şüpheyi güçlendirdi. berkowitz sürekli kendisine fısıldayan sam baba'dan ve seslerden bahsediyordu. ya bunlar bir satanist tarikatıysa? ya bir satanist tarikatı berkowitz'in zihinsel rahatsızlığından faydalandıysa? bunun üzerine duran uzmanlar bir tarikat ismine ulaştı; "cehennemin yirmi iki müridi". bu isim ilk olarak berkowitz'in polislere / gazetelere gönderdiği bir mektupta geçiyordu. bunun üzerine giden gazeteci maury terry bu tarikatın adını kullanan, üyesi olduğu düşünülen herkesin bir şekilde öldüğünü öğrendi, üstüne gidilmedi ve konu kapandı. hapiste yatan bir seri katil düşüncesi, dışarıda gezen ve seri katillerle dolu bir dini tarikattan daha az korkutucu olduğu içindir belki...
  • 23 yaşındayken temmuz 1976'da öldürmeye başlayıp genelde 1 yada 2 ay aralıklarla toplamda 6 kişiyi öldürüp, 7 kişiyi yaraladıktan sonra ağustos 1977'de 24 yaşındayken yakalanan seri katil. o tarihten bu yana hapiste ve şimdi 60 yaşında.

    kendisine sam'in oğlu adını vermesindeki sebep ise komşusu. sam adındaki komşusunun büyük şeytan olduğuna inanıyor ve ona emirlerini labrador cinsi köpeği aracılığıyla gönderdiği düşünüyordu.

    2009 yılında larry king'e röportaj vermişti. youtube'a 6 parça halinde yüklenen videonun ilk parçası :

    http://www.youtube.com/watch?v=otm7ifhwdq0
  • 13 ay boyunca new york u dehşete düsüren dengesiz katil. temmuz 1976 - mart 1977 arasında faliyet göstermiştir. ufak tefek olup paranoyak ve şizofrendir. mahkeme akli dengesinin yernide olduguna kara verip 365 yıl hapse mahkum etmiştir.
  • new york polisi, kendisine cinayetlerin islendigi sokaklarda o gun park cezalarinin kimlere kesildigi bilgisini kullanarak ulasmistir. cinayetlerden birini islemeden once arabasina verilen park cezasi ele vermistir adami..
  • 60'lara damgasını vuran seri katil charles mansonsa, 70'lerin ki de david berkowitz'dir aslında. oysa ki kendisi uzunca bir süre hakettiği* ilgiden yoksun kalmıştır ve alt kültürde bıraktığı derin iz ancak '90 sonları gibi yüzeye çıkmaya başlamıştır summer of sam gibi filmlerle*. tipine baksanız sabah dokuz akşam beş bir devlet memuru, ama kendisinin bir sözü hiç aklımdan çıkmaz. evinin duvarına siyah bir delik çizmiş ve üzerine şöyle yazmış:"i live in this hole, and there will be more of your children dead tomorrow."
  • (bkz: son of sam)
  • kendisi ayrıca "son of sam law" diye garip bir uygulamanın çıkmasına sebep olmuştur. yürürlüğe sokulmaya çalışılan bu yasaya göre berkowitz ve benzerlerinin yakalanıp içeri girdikten sonra hikayelerini kitaplaştırıp yayınlatarak voliyi vurmalarını önlemekmiş.

    wikipedia'dan alıntılıyorum:

    "one major side effect of berkowitz's murder spree were the "son of sam laws" enacted in several states in the 1980s.
    the first of these laws was enacted in new york state after rampant speculation about publishers offering berkowitz large sums of money for his story. the new law, named for berkowitz, authorized the state to seize all money earned from such a deal from a criminal for five years, with intentions to use the seized money to compensate victims."

    her ne kadar çeşitli çevreler bu saçmalığın ifade özgürlüğüne, basın özgürlüğüne, anayasal hak ve hürriyetlere falan aykırı olduğunu söyleyip cıngar çıkarsalar bile bir kaç eyalet bu fikre sıcak bakıp aynen uygulamak istemişler.

    lakin bu hevesleri pek uzun soluklu olmamış, çünkü kaliforniya eyaleti bu zımbırtıyı 1963 yılında frank sinatra jr'u kaçıran barry keenan dallamasına karşı kullanmak istemiş ama başarılı olamamış ve eleman da tüm hakları çatır çatır columbia pictures'e satmış bi güzel. ondan sonra zaten bir daha kimse ağzına almamış bu son of sam law dalgasını.
  • (bkz: son of bitch)
  • “onları incitmek istemedim. onları sadece öldürmek istedim.”
  • ilk öldürdüğü kisi onsekiz yaşındaki donna lauria'dir.