şükela:  tümü | bugün
  • eddingsle ilgili en ilginç iddia gençliğinde ursula k le guinle bir arkadaşlığı olduğu ve beraber çalışmalar yaptığı, sonra bunları aralarında bölüştüklerini fakat beraber yarattıkları bir kahramanı paylaşamadıklarını sonun da bu kahramanı sparhawk olarak eddingsin, sparrowhawk (bkz: ged) olarakta le guinnin kitaplarında kullandığı iddiasıdır.
  • 77 yaşında, arkasında bir çok harika kurgu bırakarak, dün* vefat etmiştir.
  • 7 temmuz 1931 yılında doğup, bir sürü harikulade kurgular yazıp, 2 haziran 2009 yılında aramızdan ayrılan büyük üstad. fantastik kurguda klasik iyi adam-kötü tanrı çatışmasını hemen her kurguda işlerdi. benim en beğendiğim yanı batıdaki fantastik kurgunun içine düştüğü sivri kulaklı sülün boylu elfleri, çalı sakallı babacan cüceleri, ateş geğirip köz sıçan ejderhaları kesinlikle eserlerine sokmamasıdır. özellikle elenium ve tamuli eserleri benim için baştacı olarak kalacaktır. benim gibi birçok fantasik kurgu severin hayatına sparhawk gibi, sephrenia gibi, belgarad gibi, polgara gibi, prens kheldar gibi kurik gibi unutulmaz karakterleri katmıştır. robert jordan ile birlikte ölümüne gerçekten üzüldüğüm yazarlardandır.
  • guzel karakter ve sistemler yaratan adam. ozellikle buyuye getirdigi cesitli bakis acilari(belgariaddaki will and word, eleniumda da buyunun aslinda tanrilardan biseyin olmasini dilemek olmasi) beni oldukca etkilemistir. cerez olarak nitelendirilmesinin nedeni betimleme ve olaylara esit olcude yer vermesi, haliyle diger bircok sanatcidan daha az agir kitaplar yazmasidir. ama kitaplari hicbi zaman sikici, bayagi degildir ve bu esitlik yuzunden acaip detayli ve zorunlu olarak mukemmel kurguludur. pek acik bulamazsiniz. oyle ki belgariad yazildiktan sonra belgarath the sorcereri yazarak kitaptaki herseyi konfirme ederek yeni bir hikaye(ya da diger hikayenin gecmisi olduguna gore eski??) yazabilmistir. hala hayattadir, olmeden(o ya da ben) gormek istedigim zatlardandir.
  • belgariad'ı okuyup "acaba yazar hep aynı cümleleri mi kullaniyor, cevirmen mi tembel?" diye düşündüm. beş cilt boyunca her karakter kendine özgü klişe kelime grupları ile şakalar yaptı durdu. yoruldum.
  • karısı leigh eddings in ismini ancak althalus'un dönüşümünde kullanabildiğini itiraf eden, din ve kadınlar hakkında aşmış, fantastik edebiyattaki espri kullanımını iyi becerdiğini düşündüğüm, savaşlarda fazla ayrıntı vermeyip, kişilik analizlerine abanan yazar. bütün kitaplarını karısıyla birlikte yazmış, bu yüzden kadınların etkisi kitaplarında fazlasıyla netleşmiştir.
  • kitaplarında genelde ışığın ve karanlığın ebedi savaşını ele alan yazar.kesinlikle en iyi fantezi yazarlarından. *
  • genelde kahramanları mükemmel özellikte tasvir eder, kusursuzdurlar. örnek vermek gerekirse;

    standart bir fantastik kitap karakterini ele alalım, iyi bir savaşçı, silahşör, çok yakışıklı değil, hataları var, büyüden korkuyor anlamıyor, siktiri boktan baba yadigarı bir kılıcı var.

    şimdi david eddings'in karakterini ele alalım, en iyi savaşçı, mükemmel silahşör, zeki, çevik yakışıklı, büyü de yapar, en kralını yapar icabında, bir kılıcı var tanrılar dövmüş, tek başına kılıç alayını sikertir, taşşakları 3 okka, siki 25 cm, arabada 5 evde 15 çakıyor, her daim keser sapı.

    aradaki farkı anladınız sanırım. yine de iyi yazardır o ayrı
  • prens kheldar gibi hayatıma neşe katan bir karakter yarattığı için kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır. huzur içinde yatsın.

    okunası, okutulası fantastik seriler yazarıdır.

    ayrıca, ciddi ve güzel bir konuyu çok eğlenceli bir şekilde anlatabilecek ender yazarlardandır diye düşünüyorum. belgariad ve malloreon serilerinde o ciddi atmosfere rağmen insanın karnına ağrılar sokabilen diyaloglara imza atmayı başarmış.

    ömrü uzun olasaydı da daha çok kitap yazsaydı keşke.
  • 78 senelik hayatının yaklaşık 51 senesinde kayda değer bir üretim yapmayıp (o dönemde hazırlık yapmıştır diye düşünüyorum) kalan 27 senelik kısmın 24'ünde 5 tane seri yayımlamayı başarmış, müteveffa amerikalı yazar.

    genellikle tolkien, patrick rothfuss ve gabriel garcia marquez gibi ağır tasvirler içeren romanların yazarlarını sevmeme rağmen, david eddings'in tasvirlerden kaçan (genellikle karakterlerin belirleyici özellikleri ve olayların gidişatına bir şekilde etki edecek çevre faktörlerinin dışında uzun uzadıya anlatmayı sevmiyor) buna karşın karakter psikolojilerine ve diyaloglara ağırlık veren akıcı, uzun cümlelerden kaçınan tavrını son derece eğlenceli buldum. ustelik ince bir mizahi anlayisa da sahipmis bu yazarimiz ki kitaplar boyunca sık sık kahkahalara gark olunabiliyor. kitaplardaki merak yaratan unsurları da ağda gibi uzatmadan kısa aralıklarla sonuca bağlayıp bir yenisine geçerek hem insanı sıkmıyor hem de kitabın temposunu düşürmüyor.

    karakterlerinde ortalama bir seviye bulmak mümkün değil. hırsız, hırsızların en başarılısı; büyücüler ise
    direkt tanrılardan öğrenmiş sanatlarını. gerçi büyülü devasa bir kılıç taşıyan, bir yandan kurda dönüşebilen bir shapeshifter iken diğer yandan "yan" deyince en kral büyücüyü alevlere gark eden; hem ışığın çocuğu olup hem de batı hükümdarı ünvanını taşıyan bir "tanrıkatleden"in yol arkadaşları cücük olamazlar değil mi?