şükela:  tümü | bugün
  • çok şükür rabbime...sağ.
    gece gece kalbine indirtmeyin adamın birader ya. gece üçte beşte bi başlıyorsunuz sevdiğimiz adamlar hakkında. parantez içinde 10 rakamını gördüm mü (10) fatiha'yı seslendirmeye başlıyorum. başlığa dokunmaya korkuyorum.

    tabii benimkiyle birlikte başlık iyice kabardı, benim gibi düşünen bir çok melankolik korkusundan gidip yattı, duvara dönüp ağlamaya bile başladı karanlıkta.
  • bir kızımın büyüdüğünü görmek bir de ölmeden david gilmour'u canlı seyredebilmek istiyorum.
    2012 düzeltmesi: artık kızlarımın büyümesi...
  • david gilmour gibi insanları düşündükçe her zaman yoğun bir aşağılık duygusuna kapılıyorum. yıllardır uğraşıp hala gitar bile çalmayı beceremeyen beni örnek alalım mesela, 40 yıl uğraşsaydım da shine on'un giriş notalarını bestelemeyi başarsaydım* götüm tavana vururdu, kendimi ilahların arasına koyar, besteci kimliğimi yüceltir, gitaristliğimle övünürdüm. demem o ki, bu şeref, haz, doygunluk bana yıllar boyu yeterdi. bu üç-beş notanın üzerine yatar, işin kaymağını yemeye bakardım. bir de gilmour'a bakıyorum, daha ben vitamin bile değilken dünya üzerinde yürüyen en büyük gitaristlerden biriydi o, e ürettikçe üretti, çıtayı yüklettikçe yükseltti, yardıkça yardı.. shine on'u dinliyosun, sora bakıyosun dogs'a, ordan comfortably numb çıkıyo, e echoes var, high hopes var, hey you var, sorrow var, var oglu var anasını satiyim.

    insan bu kadar başarıdan patlar be.

    ben anlamıyorum böyle insanları kardeşim, ben mi çok acizim bu adamlar mı tanrısal çözemiyorum...
  • burdan kendisine sesleniyorum:

    pulse konserinde dünyanın en güzel şarkılarını inanılmaz bi biçimde çalıp söylüyosun,
    comfortably numb adlı şarkıda o soloyu atıyosun*
    ondan sonra konser bitince nasıl öyle gülüp, sanki alelade bişey yapmışçasına "hadi eyvallah, see you next time" diyip gidiyosun?

    sen nasıl bir insansın ya?
  • üstadın muhteşem attığı comfortably numb sololarını izliyorken şurada bir tane john petrucci yorumuna denk geldim.

    başında gayet güzel gidiyorken john petrucci sonlara doğru abartarak gereksiz bir sürat sergileme işine giriyor. john kardeşim, senin hızının ve tekniğinin çok iyi olduğunu zaten biliyoruz, saygımız sonsuz... ama comfortably numb'ın solosu gücünü hızından değil duygu yoğunluğu ve ezgisinden alır. bu basit gerçeğin farkına varamadan o soloyu öyle haldır huldur atarsan gözümde bir anda çok hızlı çalabildiğini ispatlayabilmek için saçmalayan yeni yetme gitariste dönüşürsün... ki dönüştün de neredeyse yani...

    her neyse, bahsettiğim videonun altında bir yorum var ki david gilmour hakkında, ben aslında onu paylaşmak için şey etmiştim. petrucci'yi bayağı bir bozarak da olsa david gilmour hakkında düşündüklerimi bire bir yansıtan bir yorum:

    "petrucci needs 8 million notes to say what gilmour can say with just one."

    (gilmour'ın tek bir nota ile söylediğini anlatabilmek için petrucci'nin 8 milyon taneye ihtiyacı var)

    özet geç diyenler için: pink floyd soloları david gilmour'ın attığı gibi atılır, yorumlama gerektirmez, bunun ötesi şirk koşmaktır.

    büdüt: video uçmuş, ayamik sağolsun tazesini bulup link vermiş. güncellendi.
  • pulse'da yer alan comfortably numb'da hem azametli bir solo, hem de dostu roger waters'a verdigi "kocum o $arki oyle degil boyle soylenir" dersi ile bir kere daha karizmaya +5 alan, base charisma 25 olan dev adam. pink floyd ismi uzerine asla bol gelmeyecek ustad.

    hail to the chief.
  • bir roportajında tüm zamanların en iyi şarkılarını şu şekilde sıralamıştır;

    waterloo sunset- the kinks
    ballad in plain d - bob dylan
    i'm still here - tom waits
    dancing in the street - martha reeves and the vandellas
    anthem - leonard cohen
    a man needs a maid - neil young
    for free - joni mitchell
    rudi with a flashlight - lemonheads

    listesinde neil young'a yer vermiş olması kendisine olan sevgimi bi kat daha arttırdı..savaş sonrası çocukları,artık yaşlandılar..dünyanın gorup gorebilceği en güzel şarkıları çalıp,soylediler..bereket yok artık bu toprakların üzerinde,aklımızı rafa kaldıralı çok oldu zaten..

    birileri çıkıp,üretmediğinden,konser verip durduğundan bahsetmiş...o kadar açsın değil mi tüketmeye ? dilin dışarda bekliyosun..aslında karamsarlığım da gereksizmiş,dylan,gilmour,young,lennon bize yıllarca oyalanacağımız bir sandık dolusu oyuncak bırakmış zaten hali hazırda...batsın unkapanı,kimin umrunda,ortaçgil albümlerini herkes çöpe atmadı ya!
  • david gilmour, dark side of the moon hakkında şöyle buyurmuştur;

    "bu albümü, kulaklıkları takarak arkasına yaslanıp ilk kez dinleyen birinin yerinde olup dinlemek isterdim. ama hiçbir zaman böyle olmadı."
  • babam evde pink floyd'un albümlerini çalar dururdu. hatta pikabı kurduk, dark side of the moon'un plağını alıp verdim ona. dünyanın en mutlu insanı oldu.

    david gilmour'u çok sever, halâ açar dinler. sayesinde ben de dinleyip sevdim. ve bana hep babamı hatırlattığından belki de zamanla daha çok seviyorum.

    ölmeden önce izlemek istediğim olağanüstü gitarist kendisi. roger waters'ı babamla beraber seyredebildim, umarım david amca da gelir ve beraber izleyebiliriz. ya da ben ona bir sürpriz yapar alıp götürürüm bir yerlere.

    kendisi dünyanın en şahane müzisyenlerinden, hep var olsun dediklerimden.
  • yaşlandıkça karizması artan sayılı insanlardan (bkz: sean connery)