şükela:  tümü | bugün
  • antalya'da david gilmour'a otostop çekilmesiyle vuku bulmuş maceradır;

    https://pinkfloydturk.net/…k-ustu-turkiye-macerasi/

    "şu daha önce gördüğümüz david gilmour’un türkiye fotoğrafının hikayesini toparlamaya çalışıyorum ama henüz başaramadım. zira taraflarla uzun bir akşam muhabbeti gerektiriyor ve aynı şehirlerde olmadığımız için tüm hikayeyi kısa vadede toparlayamayacağız. ancak iki şahit ile telefonlaşarak teyid ettiğim kısa bir özeti dahi ilgi uyandırıyor, şimdi sizlere onu paylaşayım:

    ilk kez yayınlayacağım bu fotoğrafta görmüş olduğumuz gilmour’un solundaki müzisyen turgay, en soldaki alman kız arkadaşı ve en sağdaki atıl bey bisikletleriyle 1990 yılı haziran ayı civarı ellerinde gitarlarla güney turuna çıkarlar. patara gezileri biktikten sonra kalkan’a dönmek için anayola çıkıp o güzergahta geçen minibüsleri beklerler. gelen minibüslerden birinin şöförü özel birine hizmet verdiği için duramayacağını söyler. minibüs biraz ilerlerken şöförün omzuna içerdeki birinin eli arabayı durdurması için dokunur. biraz ilerleyen minibüsten bir baş çıkar ve sorar ‘müzisyen misiniz?’

    ekipteki kız hemen tanır ve sorar sen david gilmour değil misin? adam ‘evet’ diye yanıtlar. çocuklar müzisyen olduklarını söyledikten sonra gilmour onlara nereye gittiklerini sorar. kalkan’a gideceklerini söylerler. david gilmour onlara şöyle der, ‘ben şimdi patara’ya giriyorum, 1-2 saat gezeceğim, eğer döndüğümde yine burada olursanız sizi götürürüm.’

    ona ‘tam şurada olacağız’ diye cevap verirler ve david’in minibüsü patara’ya doğru sapar. olayın şokunu yaşayan ekip yerlerinden kıpırdamadan güneşin altında beklemeye başlar. bu süre içerisinde patara kavşağına başka otostopçular da gelir. gruba başkaları dahil olmasın diye yeni gelen otostopçuları kendileri arabaları durdurarak yollarlar. gerçekten de iki saat orada bekledikten sonra gilmour’un minibüsü görünür ve ekibi alır kalkan’a geçerler.

    kalkan limanında 4-5 saat birlikte içerler, sohbet ederler ve hatta fotoğrafta görüldüğü gibi gitar çalarlar. gilmour da gitarı eline alır onlara bu meret nasıl çalınıyor gösterir. hikayenin kısa versiyonu bu. birlikte geçirdikleri o süre içerisinde neler olduğu ise inşallah daha sonra hazırlayabileceğimiz bir yazı konusu olacak.

    yani kısaca kendi ülkenizde david gilmour’a otostop çektiniz mi siz hiç?"
  • mevzu bahis gilmour olup, yarına kadar burada bekleyin dese şahsen bekleyeceğim bir anıya sahip olabileceğim maceradır.

    "adamı iki saat orada bekletmişler!" denebilir ama gilmour lan! şerefsizim beklerim şakam yok. o değil de şaka gibi, kendi ülkende otostop çekerken gilmour'a denk gelmek nedir? şaka maka iyi bir cool story bro'ya denk gelmişler zamanında.
  • paylaşanın eline sağlık, çok keyifli ustura.

    sürekli tebessümle izledim.

    yalnız biz en son otostop çektiğimizde arabeksçi bir abi denk gelmişti, tabi ünlü falan değil ama baya iyi hikaye çıkmıştı ondan da.
  • david gilmour'dan ziyade bizim gencler (o zamanki gencler), icin macera olmus sanki.
    cok guzel bir ani.