şükela:  tümü | bugün soru sor
  • french finesse olarak bilinir kendisi ingiltere camialarinda. raket gibi kullandigi bir sol ayagi ve olur olmaz goller attigi bir sag ayagi vardir. cok iyi bir kanat adamidir. aston villa'da oynamaktadir ancak teknik direktorle yildizi bir turlu barisamamistir. kilolari fazla diye uyarildiginda gidip gol atmis ve formasini cikarip hani nerde kilolarim dercesine baklavalarini sergilemistir. azmini severim bu adamin.
  • 94 senesinde psgde oynarken george weah ile mukemmel bir ikili olusturup rakip defans oyuncularının kafalarını birbirine tokusturan david ginola, 38 yasina da gelse besiktasta mutlaka ve mutlaka* gormek istedigim yegane oyuncudur.

    oynayamayacaksa bile gelsin tribunde yanımda otursun dedirtecek kadar hayranlıgımı kazanmış bir zattır.
    sırf bu herif yuzunden karı kılıklı elvir balice bile tamah etmisligim, "ulan oyun stili amma benziyo" diyerek meyletmişligim vardır.
  • süper yakışıklı futbolculardandır kendisi, birçok kızımız haklı olarak hastadır kendisine.
    evet, kız olsam verirdim.
  • bir dönem newcastle'da shearer-ferdinand ikilisini beslemekte oldukça başarılı olmuştur.
  • l'oreal in bir zamanlar şampuan reklamlarında kullandığı futbolcu
  • 1985-86 sezonunda toulon takimi ile fransa birinci liginde oynamaya baslamis efsanevi fransiz futbolcu.
  • ingiltere'de* sapik sapik gollere atan sol acik bir insandir.

    tottenham hotspur, astonishment villa ve newcastle united'de oynardi. fransa milli takiminda jean pierre papin ve eric cantona'ya yillarca soldan dop da$idi, orta yapti. ingiltere'de stan collymore ile birlikte uzaktan gol atma canavari oldu. fransa 98'de aime jacquet'in gazabina ugradi ve yerini ilelebet youri djorkaeff'e kaptirdi.

    paris saint germain'de oynarkene bulent karpat kendisini "deyviid jinyooola" diye cagirirdi.
  • premier ligin aykiri, asi, karizmatik fransizlarindan biriydi.
    fransa'da psg de top pe$indeyken kevin keegan onu newcastle' a getirdi. ilk sezonunda newcastle' in 2. olmasinda parmagi vardi.
    sonraki sezon tottenham hotspurs formasini yaki$tirdi ustune ve lig kupasinin kulplarini tuttu. ayni sezonda oyuncularin ve yazarlarin sectigi yilin futbolcusu odullerini aldi.
    2002 de preimer lig defterini kapatmadan aston villa ve everton formalarini da giydi.
    fantastik bir solakti. guclu kuvvetli bir kanatciydi.
    futboldan sonra royal academy of dramatic art da egitim alarak film cevirdi, bbc de bir soap opera'da rol aldi.
  • fransa'yı dünya şampiyonu yapan aime jacquet tarafından kadrodan kesilen üç 'artist' futbolcudan biriydi. hoca bu adamların egolarıyla uğraşacağına kupaya forvette stephane guivarch gibi bir odunla katılmayı tercih etmiş ve neticede fevkalade haklı çıkmıştır.

    kadrodan kesilen diğer iki artist için:

    (bkz: jean pierre papin)
    (bkz: eric cantona)
  • artık bir endüstri haline gelen ve takım oyununa uygun yıldızların yetiştiği futbolun, ayrıksı ve kaybeden asi çocuğu ve süperstarı. 1985 yılında, toulouse'da başiadığı futbol kariyerinin ilk yıllarında, yetenekleriyle herkesi büyüleyen ginola, kısa süre sonra, fransa'nın en büyük kulüplerinden paris st germain'e transfer oldu. 1990'da milli takım kariyerine başladı, fransa'da yılın oyuncusu gibi ödülleri aldı. fuleli çalımlarla, doğrudan kaleye inen oyun stiliyle ve etkili şutlarıyla, rakip defans oyuncularının ve kalecilerin korkulu rüyasi haline gelen ginola, isyankar ve başına buyruk tavırlarıyla da dikkat çekti. gittiği hemen her yerde, gerek basınla, gerek takım arkadaşlarıyla gerek hocalarıyla, gerekse de yönetecilleriyla bir şekilde kavga eden oyuncu için dönüm noktası 1993-94 sezonu oldu. gerard houiller, yönetiminde dünya kupası elemelerinde, evinde oynayacağı son iki maça lider giren fransa, önce evindeki israil maçını kaybetti.bulgaristan'la oynadıkları kader maçında, fransa 1-0 öndeyken, ginola'nın kaybettiği iki top da gol olarak sonuçlandı ve fransa 2-1 yenilerek bulgaristan'ı kendi elleriyle dünya kupasına gönderdi. basının hedefi haline gelen ginola, teknik yönetimi ve takım arkadaşlarından bazılarını korkaklıkla suçlayarak milli takımı bıraktığını açıkladı. hatta fransa milli takımının, yeni gelen aime jacquet ile hiçbir yere varamayacağını, kısır, korkak bir futbol oynadığını söyleyen ginola, fransa'yı terkedip ingiltere'ye newcastle united'a transfer oldu. fransa milli takımının sonraki yıllarda gösterdiği üstün performans ve avrupa ve dünya futbolunun zirvesine oturması ginola'nın yeteneklerinin ve kariyerinin gölgelenmesindeki en büyük etkenlerden biri oldu.

    ingiltere'deki futbol hayatında, cesur ve heyecan verici oyunuyla ingiliz taraftarların gözdesi olan ginola, oynadığı maçlarda unutulmayacak gollere imza attı. özellikle newcatle'ın hücuma dönük futbol anlayışında, önemli işlere imza attı, şampiyonluğu kılpayı manchester united'a kaybettiler. geri kalan yıllarında, aston villa ve tottenham formalarını da giyen ginola, yaşadığı sakatlıklar yüzünden son yıllarında fazla oynama şansı bulamadı.

    skorun ve başarının herşeyin önüne geçtiği, istatistiklerin temel ölçü olduğu günümüz futbol anlayışında, sonuç ya da başarıyla değil, futbolun nasıl oynandığıyla ilgilenenler için david ginola unutulmayacak bir yetenekti. istatistikleri hiçbir zaman olağanüstü olmasa da, oyun stili yüzünden büyük organizasyonların parçası olamasa da, onu izlemek bir ayrıcalıktı. ayağına aldığı topu, rakip oyuncuları bir bir geçerek, tüm sahada sürebilir, aynı oyuncuyu birkaç kere üst üste çalımlayabilir, ceza sahasının dışından çektiği sert şutlarla, hiç olmadık zamanlarda goller bulabilirdi. eğer günündeyse ve o günkü maçı kazanmak istiyorsa, sadece kendisi için oynamaz, takımını da büyük bir ustalıkla oynatırdı. ama bazen de, inanılmayacak hatalar yapar, takımının tüm oyununu bozabilirdi. bir futbol eleştirmenin dediği gibi, onu seyretmek rüya görmek gibi bir şeydi, ama bazen bu rüya kabusa da dönüşebiliyordu. şövalye ruhlu futbolcuların son temsilcilerinden biriydi, onun gibi futbola heyecan katan ve futbolu güzelleştiren isimleri günümüzde görmek maalasef artık çok zor.

    * edit: bahsi geçen bulgaristan maçında ginola sadece ikinci golde topu kaptırmış, maçın da son 20 dakikasında oynamıştır. milli takımla yaşadığı sorununun da asıl kaynağı maçta ilk 11 başlamamasına gösterdiği tepki ve takımda yarattığı huzursuluk olmuştur, golle sonuçlanan kaptırdığı top bunun kreması olmuştur.