• michelangelo'nun floransa'da bulunan büyüleyici heykeli, görenin ağzı bir karış açık kalır. cellut'u, sapanla gözüne taş attıktan sonra alt eden muzaffer genç davut'u tasvir eder. tek kelimeyle dingin bir heykeldir. michelangelo'nun çarpışmadan sonrasını tasvir etmeyi seçmesi tesadüf değildir zira rönesans insanın zaferinin dönemidir. barok dönemde ise aynı olay (ve dolayısıyla davut), bernini tarafından taşı atmak üzereyken, korkulu ve telaşlı bir şekilde (eş güzellikteki bir heykelle) tasvir edilecektir. (bkz: rönesans) (bkz: barok)

    edit: michelangelo çarpışmadan sonrasını tasvir filan etmemiş, götümden uydurmuşum. hatta o güne dek geleneksel olarak hep çarpışma sonrası tasvir edilmesine rağmen michelangelo öncesini anlatmayı tercih etmiş. sıçtı bütün teori, görüyo musun.
  • 11 sene üzerine haşiye:

    aşağıda sorduğum sorunun seneler sonra bir cevabını, en azından bir açıklamasını işittim. davud neden çıplak betimleniyor? malum, davud peygamberle ilgili çok yoruma açık bir hikâye vardır tevrat'ta. batşeba ile olan hikâyesi. batşeba, süleyman'ın da annesidir. fakat davud'la evlenmeleri tam bir, nasıl demeli, "magazinel" teoloji meselesidir. davud, batşeba ile ilgili günahından arınmak için moriya tepesi'nde üç gün üç gece çıplak halde tövbe etmiş işittiğime göre. çıplak betimlenmesi de buradan ileri geliyormuş. bu savı destekleyen yazılı bir kaynak bulamadım. eski ahit'te böyle bir ibare yok, fakat belki yahudi yazınında vardır. bulan lütfen beni bulsun.

    ***

    michelangelo buonarroti'nin davud'u, üzerinde düşünülmesi gereken hakikatli bir eser, hatta şaheser [şaheser reyimi musa peygamberin yontusuyla paylaştırıyorum.] hikâyesi, davud peygamberin calut'a sapanla saldırmadan önceki ruh haleti. davud, grek tanrıları gibi yakışıklı, sakin, kendinden emin. rönesans'a, yunan ile roma kültürünün, başrolünde isa peygamberin oynadığı bir yeniden çevrim; greko-roman mitoloji ile katolik geleneğin bir izdivacı diyoruz zaten (aka neoplatonizm). söze bu denli basit döküldüğüne aldanmamak lazım yalnız, başlı başına bir uygarlık problematiğidir bu izdivaç.

    davud'un heykelinin izleyicide hayranlık ve azamet uyandırmaması pek olası değil. michelangelo demiş: "davud mermerin içinde duruyordu, ben onu dışarı çıkardım." yontucunun işi bu: taşın, mermerin, çamurun içinde gizli olanı dışarıya çıkarmak, yontmak. maaile mahir ellerinden öperken kafamızı kurcalayan bir soruya geliyoruz.

    davud'un azılı düşmanına saldırmadan önceki bu hâli neden çıplak? yani bir insan, haddizatında bir kral ve peygamber, mühim bir savaşa daltaşak çıkar mı yahu? ben gözlerimi alamadım açıkçası davud'un sünnetsiz takımlarından (bir yahudi kral-peygamberi olması sebebiyle sünnetli olması beklenir ama biliyoruz ki bu da, yeni ile eski ahit izdivacının bir ifadesidir), hatta elindekini de sapanı değil donu olarak algıladım. üstelik donumu giysem mi giymesem mi diye yaşadığı çetin dilemmanın ifadesini buldum yüzünde. yok artık, şaka tabii*. tarihte hiçbir şey sebepsiz değildir. düşüncelerin sığlığı da, olguları sebep-sonuçları içinde kavrayamayışımızdan ötürüdür. michelangelo tam bir rönesans adamı; davud da, greklerin klasik çağını anlam ve teknik boyut yönünden aşan ve hem de rönesans dönemini hakkıyla yansıtan bir şaheser. siret, surette bulunamaz belki ama, suret olmadan da siretten koku alınamaz.
  • michelangelo'nun bu şaheserinin kusursuzlukla özdeşleştirilmesinin asıl sebebi aslen heykelde binbir kusur olmasından kaynaklanıyor desek yanlış konuşmuş olmayız.

    en başta alçı maket olmadan yapmıştır michelangelo bu heykeli. yani bir örnek kullanmadan, bildiğin mermer bloktan bir insan bedeni çıkarmıştır ince ince işleyerek. bu gerçi michelangelo'nun alamet-i farikası, sadece davut heykeli'ne özgü bir yöntem değil. kalıpsız heykel yontmayı hakkıyla becerebilmek için yapmak istediği heykeli hayalinde su dolu bir küvete yerleştirip küvetin tıpasını çektiğinde suyun alçalmasıyla birlikte ortaya çıkan bölgeleri sırasıyla kafasında canlandırır, sonra bu bölgeleri aynı sırayla blokta ortaya çıkarırmış michelangelo.

    davut'un yontulduğu mermer blok orta kalitede, lekeli ve öncesinde başka heykeltraşların yontacağım diye mundar edip ortada bıraktığı bir blok. michelangelo'nun ustalığını konuşturduğu kısım da burası. michelangelo -literally- artistlik yapıp bu belalı bloğu yontma görevini üstüne alıyor. ve sonunda malzemeden gelen binbir kusura rağmen kusursuz bir eser çıkarıyor ortaya.

    heykelde ilk bakışta heykel sanatından hiç anlamayan birinin bile gözünden kaçmayacak oran hataları var. en belirgin örneği de eller ve baş kısmı. ama aslında bu orantısızlık, heykelin başta floransa katedrali'nin dış cephesinde 30 metre yükseğe yerleştirilmek için yapılmış olmasından kaynaklanıyor. davut'un ellerini uzak mesafeden de görünür kılmaya çalışmış michelangelo. bundan sebep, heykele yaklaşıp mümkün olduğunca aşağıdan yukarıya bakmayı tavsiye ediyor uzmanlar. sonra eldeki mermer bloğun önceden mundar edilmesi yüzünden ön cepheden bakıldığında sola doğru eğik durduğunu görürüz davut'un. bu eğiklik, davut'un ağırlık merkezinin ayak ucunun dışına çıkmasına sebep oluyormuş. michelangelo bu kusuru davut'un sağ bacağını bir kütüğe yaslayarak çözmüş.

    heykelin bugün floransa meydanı'nda sergileneni aslı değil kopyası. rivayet odur ki** halen görev başında akp'li bir belediye başkanı ve pek muhterem eşleri bir floransa gezisinde davut'un bu cıbıl halini görünce çığlık çığlığa gözlerini elleriyle kapatıp ''iyi ki çoluk çocuğu getirmemişiz, bu davut peygamber'e yapılmış en büyük hakarettir.'' diye floransa meydanı'nı birbirine katmışlar. rönesans hümanistleri (bkz: hümanizm) bu olay üzerine mezarlarında dört dönmüş diyollar. hayır ben floransa entelijansiyasının yalancısıyım.*
  • michelangelo’nun 1501 yılında başlayıp, 1504 yılında tamamladığı heykeldir, daha doğrusu şaheserdir.

    heykelin yontulduğu mermer bloğu, daha michelangelo doğmadan çıkarılmıştı ocaktan. mermer bloğunu çıkarttıran heykeltıraş agostino di duccio, floransa katedrali için dev bir aziz heykeli yapmak istiyordu.

    gelin görün ki duccio iki yıl kadar uğraştıktan sonra mermer bloğu kaderiyle baş başa bıraktı. on yıl sonra aynı mermeri işlemeye çalışan antonio rossellini de birkaç aylık çabadan sonra pes etti.

    5 metrelik mermer blok öylece duruyordu. ta ki michelangelo’ya bir heykel yapma görevi verilene dek. 26 yaşındaki michelangelo görevi kabul etti ve nedense heykeli yapmak için yıllardır kimsenin yontamadığı, hakkından gelemediği bu mermer bloğu seçti. belki kendine olan güveninden, belki de ocaktan mermer getirmenin zahmetli olmasındandır, kim bilir.

    bu duruma istinaden belirtmeden geçemeyeceğim bir husus var ki, bilim adamlarının yaptığı incelemelerde, mermerin orta kalitede bir mermer olduğunun saptanmış olmasıdır. aynı michelangelo ünlü musa heykeli için carrara’daki mermer ocaklarında aylarca lekesiz, kaliteli mermer aramıştır.

    her neyse, heykel bitirildikten sonra segileneceği yer olarak piazza della signoria meydanı seçilmiş ve burada bulunan donetello’nun judith heykeli kaldırılarak yerine michelangelo’nun davud’u konulmuştur. (donetello’nun kemikleri sızlamış olmalı)

    heykele dair bir ayrıntı da yahudi olan davud’un cinsel organının sünnetsiz oluşudur. bu da bir muamma olarak kalmış ve insanları meraktan çatlatmıştır.

    (bkz: musa heykeli)
  • michelangelo'nun david'i sanat tarihinde ananı sikerim bakışını hayata geçiren ilk eserdir aynı zamanda
  • özellikle floransalı heykeltıraşların pek bi’ sevdiği bir incil hikayesinin goliath’ı yenen kahramanı. tabii hal koca bir devi alt eden david/davut olunca heykelini dikmek farz olmuş. peki hangi heykel hangi sanatçıya ait biliyor muyuz? hadi yine iyisiniz! ortamlarda eşsiz sanat bilginizle hava atabileceğiniz bir bilgi daha. david heykellerini ayırt etme kılavuzu ile karşınızdayım. öncelikle bir david heykelinde neler görürsek “aha david!” diyebileceğiz ona bakalım.
    malzemeler: sapan, taş, kesik baş, kılıç, kaslı vücut, çoban çantası, eli, beli, si.. öhöm! neyse, malzemeler heykeltraşın ruh haline göre farklılık gösterebilmektedir.

    1. 1473- 1475 / by andrea del verrocchio
    bronz malzemeden yapılmış, bir elinde kılıcı diğer eli belinde zafer pozunda duran çelimsiz, kaburgaları sayılan, zargana balığı gibi görünmesine rağmen kendisiyle gurur duyan bir ifadesi olan heykel görürseniz bilin ki verrocchio’ya aittir. transparan zırhı ve zırhın göğüs bölgesi detaylarından dolayı fetişin önde gideni gibi dursa da ayaklarının dibinde goliaht’ın kellesi var.

    2. 1408- 1409 / by donatello
    sanatçı tarafından biri mermer diğeri bronz olmak üzere iki kez vücut bulan heykellerden ilki mermerden yapılandır ve david heykelleri içinde tamamen giyinik olan tek heykeldir. mücadele sonrası bir sahne olduğunu ayaklarının dibindeki goliaht’ın kesik başından anlıyoruz. hiçbir savaş aleti yoktur ve sol elini beline koyuş şekliyle kendini beğenmiş gıcık bir ergen gibi durur.

    1440’larda bronz malzemeden yapılmış diğer heykel ise ilginç şapkası* ve kılıcıyla çizmeli kediye benzer. diğer david heykellerinden farklı olarak kontrapostu biraz abartınca feminen durur ve zafer pozunu da elinin tersini beline koyarak verir. sanırsın derede çamaşır yıkayıp gelmiş, ayaklarının dibindeki goliath’ın kellesi değil de çamaşır leğeni. ayrıca goliath’ın miğferinden david’in mahremine doğru uzanan bir kanat görüp “la bu nereyi gıdıklıyor?” merakıyla gözünüz olmadık yerlere takılıyorsa bu heykel donatello tarafından yapılmıştır.

    3. 1623- 1624 / by gian lorenzo bernini
    zafer anını değil mücadele anını canlandıran, kaşları çatık, öfkeden dudağını ısıran genç bir adam. acımasız bir mücadelenin fitilini ateşleyecek ölümcül atıştan hemen öncesi. hareket anının zirvesi. gözleriniz etrafta goliath’ı aramaya başladıysa, doğrulduğu an peştamalı düşecek göründü görünecek endişesiyle yüreğiniz hop ettiyse, bu heykelimiz bernini’ye ait.

    4. 1501- 1504 / by michelangelo
    cısss... kaslara bak! sapanı tutma şekli pazılarını hepten ortaya çıkarıyor. sanki spor salonuna gelmiş gibi duran, yakışıklı olduğu kadar kasıntı bir adam görürseniz bilin ki michelangelo’nun dillere destan david heykeliyle karşı karşıyasınız. savaşın hemen öncesi... çatık kaşları, goliaht’a diktiği keskin gözleri ve sert ifadesiyle her an harekete geçecekmiş gibi durmaktadır. fazla söze gerek yok. dalyan gibi maşallah. (bkz: hatunların efendi adam yerine piç tercihi)
  • ünlü heykeltraş michelangelo'nun 1504 yılında, 4 yıllık çalışma sonucu floransa akademisi'nde tamamladığı heykel. heykelin sol kolu italya'da medici ailesine karşı başlatılan isyanlar sırasında kırılmıştır. bir dönem genital bölgesine konan, metalden mamul incir yaprağı ile sansüre uğramış ve 1873 yılında floransa akademisi'ne geri getirilmiştir.
  • "ya kardeşim tamam gerçekten çok güzel heykel de, sayısız güzel heykel varken david'e duyulan bu hayranlık, michelangelo'nun namıyla da perçinlenmiş biraz öğrenilmiş bir hayranlık olmasın sakın?" şeklinde düşüncelere dalmış academia'nın bölümlerini arşınlarkene, tali bir kapısından yeni girdiğim salonda başımı bir an çevirmemle gördüğüm, bana küçük çaplı bir şok yaşatan eser.

    dava düşmüştür. davut haklı beyler. alabildiğine yükselen dev heykeli görmemle birlikte görünmez bir koro hep bir ağızdan hallelujah'ı söylemeye başladı, salonun yüksek tavanını delen bir ışık huzmesi heykelin başına vurdu, birkaç tane beyaz güvercin havalandı, biz de salondaki ziyaretçilerle halay çektik. heykelin bu kadar büyük olduğunu bilmiyordum, görünce o da ayrı bir şaşkınlık ve hayranlık yarattı bende.

    yok eli büyükmüş, pipisi küçükmüş fark etmez, güzel lan, bildiğin güzel.

    http://www.youtube.com/watch?v=lg6qx-caiza
  • michelangelo'nun david'i ilk baska bir heykeltras tarafindan islenmeye baslanmis ve bok edilmis bir tas blok uzerinde oynamalarla ortaya cikarilmistir.

    floransa'da academia'da bulunan bu heykelimizin bacaklari arasindaki bosluk ilk heykeltrasin sicip biraktigi yerdir, ki michelangelo bunu mukemmel bir sekilde duzeltmistir.

    heykelde, donatello'nun david'inin aksine varolmayan goliath, izleyicinin hayalgucunu kullanmasi icin gizli bir aractir. david'in ufka bakan deliyurek gozleri goliath'in yerini hayal etmemiz icin birebirdir.

    donatello'nun david'inden daha maskulen olmasina ragmen donatello kadar fiziksel gucunu kullanmayan bir personadir michelangelo'nun david'i. entelektuel gucuyle goliath'i yenmek asil gayesidir.

    bok edilmis bir mermer parcasindan cikabilecek en buyuk mucize olarak tanimlanir, michelangelo'nun david'i.
  • michelangelonun bu heykelinin kasık ve popo kısmının resmedildiği boxerlar roma ve floransa civarındaki bütün hediyelik eşya dükkanlarında 5 euro gibi bir fiyata satılmaktadır.
hesabın var mı? giriş yap