şükela:  tümü | bugün
  • yar senin derdinden, turnam gelir bizim elden, siyah perçemlerim, bilmem şu feleğin bende nesi var gibi güzel şiirlerin sahibi, arif sağ, muhlis akarsu ve sabahat akkiraz gibi birçok ozanı etkilemiş, sulari mahlası olan, kızı edibe,sivas madımak'ta, şehit edilen, âşık geleneğinden gelen, 984'de bu diyârdan göçmüş, alevi, gezgin halk ozanı
  • davut sulari 17 yaşında mana aleminde bade içen güçlü bir aşık. 45 yılı aşkın bir zaman aşıklık geleneğini sazıyla sözüyle başarıyla yürütmüş, adını yurt içinde ve yurt dışında duyurmuş bir aşık. erzincan' ın çayırlı ilçesinde 1926 yılında doğdu. büyükannesinin çocuğu olmadığı için babası veli çocuğunu nenesine vermiştir. nüfus kaydı rindi hanım'ın üzerine yapılmıştır. dedesi kaltık mehmet ağa tasavvuf şairiydi. dedesi genç davut'a saz çalma şiir söyleme ve türkü yakma zevkini aşıladı.

    aşıklık geleniğinin halk şiirinin her türünde başarılı örnekler vermiştir. davut sulari nin yaktığı türküler bugün dahi usta halk türküsü sanatçıları tarafından tv de ve kasetlerde okunmaktadır. ankara ve istanbul radyolarında 4 yıl bölge sanatçısı olarak çalıştı. davut sulari 1955 yılından itibaren konya'ya gelir özel şiirli türkülü programlar sunardı.

    aşıklar bayramının konya'da yapılmasında emeği geçmiştir. usta aşık türkü atışma güzelleme dallarında büyük bir yetenek sahibiydi. doğu anadolu da asırlardan beri dilden dile anlatılan efsaneleri menkibeleri şiirleştirir sazıyla etkili bir makam ve deyişle dost meclislerinde sunardı. bütün ömrünü aşıklık geleniğne sadık kalarak sürdürdü. sulari yi sazından sazını sulari den hiçbir zaman ayrı düşünmek mümkün değildi. 27 aralık 1984 tarihinde davut sulari bir aşıklar meclisinde erzurum'da yanık yanık türkü yakarken bu dünyadan göçtü.

    siyah perçemlerin

    siyah perçemini yar yar dökmüş yüzüne,
    salınarak gelen hümaya bakın.
    kimden söz işitmiş yar yar düşmüş hüzüne,
    kader yakışmayan simaya bakin.
    yar yar yar eylemem men.

    yaktın yandırdın beni,
    zalım aldattın beni.
    ne dedim de darıldın,
    bir pula sattın beni.

    a göksün üstüne yar yar bir bağ dikilmiş,
    bin bir çeşit çiçeklerden ekilmiş.
    dün uğradım bir ücraya çekilmiş,
    bulut mu gaplamış şu aya bakın.
    yar yar yar eylemem men.

    elin sitemini yar yar ağlarken gördüm,
    gül dibinde kâh gül sararken gördüm,
    bir seher akşamı çağlarken gördüm,
    davut sulari'deki sevdaya bakin.

    yeter
    şu havayı gönül payedarından
    yarana elveda edelim yeter
    yedi nar sunanlar yandı narından
    cehennemde çıkıp gidelim yeter
    ..........................................
    ben dervişem hoşça kervan düzmüşem,
    gönlüm bahar yeli gibi sezmişem
    dalgıcım aşk deryasında yüzmüşem
    naz etme ey bülbül sedalım yeter

    davut sulari'yim mana-yı natık,
    biz araf ehline uymuşuz artık
    ilm-i cavidandan mücevher sattık
    gönül kervanını güdelim yeter

    kipriğin gaşına değdiği zaman

    kipriğin gaşına da değdiği zaman,
    bekleme sevdiğim de vur beni beni.
    sevdanın şafağı da söktüğü zaman,
    diyardan diyara da sür beni beni.

    saçların rüzgarı da tel tel biçende,
    dudağın dilinden de şerbet içende.
    gönlümde duygular ateş saçan da,
    alevden gömleğe sar beni beni.

    çek katarı

    çek katarı ben gelirim peşine
    ali meydanına varalım hele
    merhametin yok mu gözüm yaşına
    pire bağlı olup duralım hele

    ey müminler gerçek erler merhaba
    ey rehberler gerçek pirler merhaba
    hazır dostlar hazır yerler merhaba
    sakiler sazları kuralım hele

    davut suları'yım gördüm didarı
    muhabbeti baldır kendisi arı
    hazreti ali'nin sır zülfikarı
    inkarın boynuna vuralım hele

    (yanlış hatırlamıyorsam bu metni biyografi.net gibi bir siteden aktardım buraya. adrese şimdi ulaşamadığım için yazamıyorum. özür dilerim. bu uyarı metni buraya neden eklendi? neden acaba?)

    (arig'e teşekkür ederek kaynak bildiriyorum: http://www.biyografi.net/…siayrinti.asp?kisiid=1781 )
  • davut sulari usta gecimini asiklikla saglayan baska ugrasi olmayan asiklarin son temsilcilerindendir. hayati boyunca caldi soyledi. ustanin asiklik geleneginden gelen bir baska ozelligide pek cok yeri gezmesidir. balkanlar ve ortadogudaki pek cok ulkeyi gezmis hayatinin son donemlerine dogru birde almanya seyahatinde bulunmustur. bu gezilerinide cogunlukla at sirtinda yapmistir. balkanlar ve ortadogudaki ulkeler dahil pek cok yere atinin sirtinda gitmistir. kalan muzigin davut sulari kasedinin kapaginda da at sirtinda resmi vardir. spinapubica kardesimizin girdigi entry sini kopyaladigi www.turkuler.com da pek cok asik gibi onunda hayati ve eserlerine dair bilgiler mevcuttur.
  • tercanli zaman otesi ozan. at sirtinda tercandan istanbula yaptigi yolculuk devrin gazetelerinde pek cok habere konu olmustu. beyaz atinin adi galiba dulduldu.

    (bkz: edibe sulari)
  • kendine ait uslubu ve baglamayi yorumlayisi ile halk muzigine onemli katkilari olmus bir sahsiyet. sabahat akkiraz sesi kullanimindaki uslubunu davut sulariye borcludur. (bkz: sabahat akkiraz)
  • dunya arsizindir, firsat pirsizin,
    rabet yalancinin, refah hirsizin.
    azap yoksulundur, gocuk yersizin,
    sararip da solmak reva mi bize...

    dizelerinin sahibi halk ozani.
  • bir bayram gunu aileden,vatandan uzaktaysaniz, bayram namazi oncesi ve sonrasi kendi sesinden turkusu bugun bayram gunu derleri dinlemek ve aglamak farz olan turkuleriyle yasayan ozan.
  • (bkz: tercan elleri)