şükela:  tümü | bugün
  • insurgency oyununun 2.dünya savaşı modu.

    https://steamcommunity.com/…ledetails/?id=601757902

    ayrıca bağımsız oyun olarak 16 temmuz'da piyasaya sürülecektir steam'de.

    http://store.steampowered.com/app/447820/

    https://www.youtube.com/watch?v=jxkqwmwvf-i
  • 3-5 gündür oynuyorum bu oyunu, ve sanırım benden daha kötü oynayan yok.
    çoğu zaman hiçbirşey anlamadan ölüyorum. hayır yani, grup halinda gidiyoruz, hatta ben arkadan gidiyorum diyelim (ki öndekiler önce ölsün), diğerleri önden birilerini görüp ateş ediyorlar, ben arkada durmama rağmen, birilerini görmek için baktığım anda ölüyorum.
    her oyun sonu "en"lerin seçildiği bölümde genelde benim adım "most deaths" kısmında.
    co-op oynayınca nispeten düşmanları görüp öldürüyorum baya ama yine de ilk ölen, ve en çok ölen ben oluyorum. 8 kişi eğilip siperlerde ateş ediyoruz, neden ilk ben ölüyorum arkadaşım? kafamda görmediğim bir hedef tahtası mı var?
    ulan demek ki gerçekten savaşa gitsem, daha yolda giderken kazada ölücem...

    ama oyun güzel, atmosfer falan güzel. tırsıp kafayı çıkaramıyorsun bazen bombalardan..vs...

    edit 1: dün oyunda yine takımın en kötüsüyken, bir ara gaza geldim, hedefe kadar bir şekilde ölmeden gittim. hatta orayı ele geçirmeye başlamıştım ki, tam köşede pusmuş birini gördüm. direk üzerine şarjörü boşalttım, zor öldü ama öldü. nasıl beni öldüremediğine şaşırsamda, onun olduğu yere pustum bende. ama sonradan gelen adam beni eliyle koymuş gibi buldu ve şarjör değiştirirken öldürdü.
    neyse dedim, en azından 1 kişiyi indirdim, skoruma baktım. ama o da ne?! hala sıfır gözüküyor. o sırada aşağıda bizim takımdan birinin şöyle yazdığını gördüm;
    - wtf, you idiot!!
    gerçekten çok kötü oynuyorum ya...!!
  • efsane oyun. ilgi görmemesi ilginç.
  • cs go, overwatch, call of duty varken neden ilgi görsün ki?

    bir bu, bir de red orchestra 2. verdikleri atmosfer inanılmaz derecede gerçekçi ama insanlar "bridges of druzhina" yerine dust2'yi istiyorlar. stalingrad yerine uzayı istiyorlar. 1942 yerine 2050'yi istiyorlar. yapacak bir şey yok.
  • insurgency'nin 2. dünya savaşı olan hali. tabi ki süper bir oyun. insurgency'de türk serverları yavaş yavaş çoğalıyor fakat bu merette henüz türk bulmak zor.

    beraber oynamak isteyenler yeşillendirsin.
  • yaklaşık 7 aydır oyunuyorum oyunu, şu yazdığım zaman göre (bkz: #67143014) daha iyi oynuyorum haliyle. yani 2-3 kere "most valuable player" seçilmişliğim bile var. ama hala hep beraber koşarken ilk ölme durumu devam ediyor.
    bu arada, tekrar söylemek isterim ki oyun "süper". çok fazla fps oynayan biri değilim, çok eskiden battlefield 1942 oynardım, ama bu oyunun hakettiği değeri görmediğini söyleyebilirim kesinlikle.

    öncelikle oyun ile ilgili birkaç detay vermek istiyorum;

    - oyunda cursor yok. yani nişan almadığınız sürece ateş ettiğiniz yeri göremiyorsunuz. nişan alınca da, gerçekteki gibi "gez göz arpacık" ile ateş ediyorsunuz.
    - can yok. yani tek sağlam atış ile ölüyorsunuz. hafif makinalı tam kafanızdan vurmazsa hemen ölmüyor, ama tüfekler genelde tek atışta indiriyor. hatta yakınınıza gelen ağır makinalı atışı dahi hareketinizi kısıtlıyor.
    - oyun sırasında atışınızın isabet edip etmediğini, karşıdaki adamın ölüp ölmediğini bile anlamıyorsunuz (öldüğünü görürseniz anlarsınız tabi). ama oyun sırasında kim kimi vurmuş gibi bir yazı yazmıyor.
    - düşman mı dost mu ayırımını kısa sürede yapamıyorsunuz. üzerine tuttuğunuzda dost ise ismi yazıyor oyuncunun ama kesinlikle belli belirsiz. kıyafetlerden anlamak, ve konum itibarı ile tahmin etmek en doğrusu. çünkü cursor tutup da dost mu düşman mı diye bakarken, eğer düşmansa siz anlayana kadar ölmüş oluyorsunuz. mesela dün bir oyunda, elimde kocaman ağır makinalı ile, müttefik bir asker olarak, yeni spawn olmuş bir sürü alman ile birlikte bizim tarafa doğru koştum, biri de dönüp ateş etmedi. çünkü anlamadılar, çünkü ben ateş edemiyordum, ve orda olmamam gerekiyordu.
    - her zaman istediğiniz sınıf olamıyorsunuz. her sınıfta belli sayıda (oranda) asker olabiliyor. sadece piyade (bitli piyade) sınırsız.
    - silahların (sınıfların) birbirlerine karşı üstünlükleri/zayıflıkları çok bariz. ama tabii ki haritaya veya yere göre değişiyor. bazı yerlerde ağır makinalı dehşet saçarken, bazı yerlerde ördek gibi avlanabiliyor. bazen ise bitli piyade ile bile destan yazılabiliyor.
    - oyunda pusu kurmak/pusmak bolca var. oyunun birazda olayı bu. çünkü genelde saldır-savun şeklinde oynanıyor. takım oyunu çok ama çok önemli.
    - mikrofon ile iletişim var, ama sadece yanındakiler (düşman dahil) duyabiliyor dediklerinizi. anlık iletişim için çok iyi.
    - grafikler süper değil. ama gayet yeterli. bomba düşen yerde kol bacak havalarda uçuyor. kan revan, patlayan bombalar, küfürler, yardım çığlıkları... atmosfer süper.
    ekleme : oyunda officer ve radioman sınıfları var, ve bu iki sınıf birlikte hareket ederek top atışı, uçakla bombardıman gibi şeyler çağırabiliyorlar. efektif kullanıldığında gerçekten çok şeyi değiştirebiliyor.

    kısacası çok küçük bir ücrete oynanabilecek mükemmel bir oyun diyebilirim. tavsiye edilir...
  • yeni bir hikaye ile karşınızdayım (okuyan var mı bilmiyorum ama neyse...)

    foy haritasındayız, amerikan askeri. bilenler bilir, ilk evi ele geçirmek çok kritik ve karşı taraf iyi oynuyorsa çok zordur. açıkçası katliam oluyor, çünkü ev çok hakim bir konumda.
    yine bu şekilde katliama uğruyoruz, artık son birkaç dalga kaldı ele geçimemiz için. evin üst kattaki pencerelerinden bir komutan ve radyocu üzerimize bombalar, uçaklar yağdırıyor. bir süre sonra, öle öle bende kayış koptu, engineer seçtim, elime aldım bazukayı, yanımda da supply drop, dedim ki; uzaktan o pencerelerden roketi sallıyacam durmadan, göz açtırmyacam...
    tam o sırada bizimkilerden biri içeri dalmış heralde, ele geçirmeye başlamış evi. gördüm onu ama alt kattan giriş var ve orda duruyordur diye tahmin ettim. ve 2. kattaki pencereye hedef alıp salladım roketi binaya.
    ama daha ilk atışta öyle isabetli atmışım ki, direk pencereden içeri girdi ve evin içinde patladı. baya da uzaktan sallamıştım, kendime şaşırdım.ve bir baktım ki teamkill 1/3 gibi bişeyler yazdı. evet, evi ele geçiren bizim elemanı öldürmüştüm ve oyunu kaybettik.
    evet, kırk yılda bir bazuka kullandım, kırk yılda bir müthiş bir isabet kaydettim... sonrası küfürler, küfürler...
  • bugün ilk defa denedim. çok beğendiğim için gece bu saate kadar oynadım.

    oyun insurgencyinin dinamiklerini koruyor.
    atmosfer daha iyi olmuş.
    grafikler çok daha iyi olmuş. özellikle karakter ve silah modellemeleri aaa seviyesinde. çevre dokuları da gelişmiş.
    haritalar daha iyi olmuş. ikinci cihan harbinin hakkını veriyor mapler. (buraya kadar yazdıklarımın hepsinde insurgency ile kıyasladım)

    insurgencyi bilmeyen için özetlemek gerekirse oyunumuz arma, cod ve bf üçgeninin tam ortasında bir oyun olmuş. simulasyon daha ağır bassada kesinlikle cod ve bf tadı alıyorsunuz. multisi max 32 kişi, coop ise max 8 kişi oynanabiliyor.

    değerlendirmemin sonucu: insurgencye ww2 skini giydirilmiş bir yapım beklerken yanıldığımı farkettim. oyun beni cod 2 zamanlarına kendine has realistic dinamikleri ile aldı götürdü.
  • insurgency oynarken baya keyif alıyordum fakat gerek rütbe sisteminin bozukluğu olsun gerekte oynayan oyuncunun azlığı olsun yavaş yavaş oyundan soğumuştum. insurgency'e gelen ranked match sisteminde bile oyuncu azlığından rakip gelmiyordu. şimdi bunu deneyeceğiz bakalım. insurgency'deki ww2 moduna çok benzediği hatta onun daha gelişmiş versiyonu olduğunu söylediler. rütbe sistemi falan düzgünmüş, player sayısı tatmin edecek düzeyde ve oyunun insurgency gibi hardcore tarzı olduğu söylentisi kulağa gayet hoş geliyor. deneyelim bakalım. şu an bedava olarak indirip oynayabiliyorsunuz. buna ek olarak pazartesi gününe kadar da indirimde oyun. deneyip beğenirseniz alabilirsiniz.