şükela:  tümü | bugün
  • yok yok hemen ön yargıyla girip kötülemeyin. dayağa karşıyım, şiddetin her türlüsüne karşıyım. savaş falan gereksiz bence. bu gün arkadaşımın anlattığı bi çocukluk anısını paylaşmak istedim size. dayakla ilgili. ondan böyle bi başlıkla buralardayım.

    mevzu şöyledir ;

    arkadaşım, ilk okul sıralarındayken, öğretmeni matematik dersinde derste anlattıklarından sınav yapmış ders ertesi. bizim arkadaşta derste anlattıklarını anlamamış öğretmenin. malum olarak kalmış. ilkokulda sıfır yok tabi bir almış. hiç doğrusu falanda yokmuş.

    ozamanlar adetti hatırlıyorum. öğretmenler velilerinin çocuklarından haberi olması için, sınav kağıtlarını imzalatıp geri getirmesi için öğrenciye verirdi. eğer sınavın iyi geçtiyse bi problem yok tabi. ama durum yukarıda anlattığım gibi ise.. vay halinize.

    arkadaşımın anlattığı üzere, seçim haftasıymış. annesi de öğretmen arkadaşımın. seçimde sandık başı görevlisiymiş. seçim günü babasıyla çok güzel vakitler geçirmişler. bilinçaltına işlemiş, lahmacun yedik dedi. o kadar işlemiş yani. güzel bi gün geçirmişler. akşam geç vakit olmuş, annesi görevli olduğu için geç gelecekmiş. bu yüzden sınav kağıdını babasına imzalatmak zorunda kalmış. ürkerek korka korka yanaşmış babasına, uzatmış sınav kağıdını. tek doğru cevap yok, babası yumruğu geçirmiş suratının orta yerine. bi güzel paylamış. saymış sövmüş. annesi olsa böyle olmicak ama anneside görevde. tam günüymüş yani.

    o gün hırs yapmış arkadaşım. sınavdan da sınıf halinde kötü not almışlar sınav tekrarlancakmış şansa. yediği yumruk kar kalmış yanına. yazık lan çocuğa. ama bitmedi durun daha. dedim ya hırs yapmış, oturmuş ders çalışmaya. ama kafa kıt, konu zor olunca, anlayamamış yine. annesi de yine yok olmuş. kardeşiyle biyerlere gitmiş öyle anlattı valla. babasına yanaşmış anlatsın diye. babası kabul etmiş efendim. gelin cümbüşü seyredelim şimdi.

    babası konuyu anlatmış. bizim ki yine anlayamamış. bi soru sormuş peder bey, çözememiş bizimki yine. babası çarpım tabolosundan bi soru sormuş bunu da bilemeyince, gitmiş mutfaktan oklavayı almış gelmiş. (burada anlatırken çok güldü kendisi) 3 kere 5 i sormuş en basitinden 18 demiş bizim ki dayağı haketmiş şimdi yani, vurmuş babası kaba etlerine oklavayla. öğrenene kadar böyle devam etmiş.

    bizimkinin popo kızarmış, oturamıyo üstüne ama çarpım tablosunu bi daha unutmamak üzere öğrenmiş. babası bunun durumunu görünce tabi daha sonradan üzülmüş, yani vücudunda ki kızarıklıkları falan. sonra unutulmuş tabi.

    sınav günü en yüksek not alan arkadaşım olmuş. gururla sınav kağıdını eve getirmiş. babasına göstermiş, yüksek ya not çok sevinçli. babası iyi iyi aferim, çekil televizyonun önünden demiş. hiç takmamış yani. çok koymuş bizimkine. en çokta burda güldük. biraz acı verici ama çok komik bi anıydı gerçekten. psikopat şimdi bu bilinçaltına işleyen olay yüzünden. evlerden ırak.

    burdan arkadaşın babasını kınıyorum. bari bi öpseydin lan çocuğu. pis herif.
  • ilerde dayak yememenize yarayan faydalardır. hem güç hem tavır açısından.

    (bkz: xp)
  • 1- zihin açar... baksana aramızda en az konuşan, en mülayim adamın kurduğu cümleye;
    karakol amiri: lan olm hepiniz üniversite okuyan eli yüzü düzgün çocuklarsınız ne sike kavga ediyorsunuz?
    arkadaş: amirim kavga karşılıklı olur biz dayak yedik :(((

    yani haklıydı çocuk, 8'e 3 üstünlüğümüz olmasına rağmen; 1 alnında bira şişesi kırılan, 1 alında kırılan şişeden kaşına cam parçası sekip kör olmaktan son anda kurtulan, 1 tane çocuğu olmayacak olan, 1 tane de gözlükleri gözlerine lens yapılan(bu benim) olmak üzere 4 zayiat verirsen kavga etmiş olmaz bildiğin dayak yemiş olursun. hele o 3 kişiye tek bir fiske vuramamışsanız.
    her şey alnında bira şişesi kırılan o gerizekalı, o maybaşın parkta yan masadaki elemanlara alkolün ve kalabalık olmamızın verdiği özgüvenle laf atmasından sonra başladı. o 3 elaman masadan nasıl kalktı, 5 saniyede bizi nasıl hacamat etti, hiç hatırlamıyorum. benim hatırladığım; tam kalkıp, "beyler sakin olun" diyecekken suratıma tekme yediğim. o sırada gözlükler zaten lens olmuştu bana... diğer tarafta ise alnına bira şişesi vurulan maybaşa destek olmak isteyen arkadaşa kırılan cam parçası isabet etmiş. üçüncü eleman da bizim cengaverlerden birinin hayalara çalışmış direkt, adam pert doğal olarak...
    tabi yenilen bu dayağın başka faydaları da oldu;
    2- maybaşlarla içilmeyeceğini uygulamalı olarak görmeni sağlar.
    3- arkadaşları dayak yerken onların yükünü hafifletmeyen gamsızları tanımanıza vesile olur.
    4- eğer böyle bir olaya karışırsan polise şikayetçi olunmaması gerektiğini öğretir. eğer şikayeçi olursan, iş resmiyet kazanır ve sende "halka açık" alanda alkol tükettiğin için ceza yersin.

    yenilen dayak değil de -hep yediğimiz şey sonuçta- elemanlardan şikayetçi olacağız diye karakola gidip 48 ytl ceza yemiştik o zamanın parasıyla; işte o çok koyduydu amına koyim.
  • arada bir iyi geliyor ferahlarsın, bağımlısı olanlar var aman deyim.
  • özellikle çocukluk çağlarında :dünyadaki en deliksiz uykuyu uyuma şerefine nail olmak.
  • yorumsuz, tanımsız... uzmanından dinlemek lazım tabi...
    burda
  • kilo yapmaz