şükela:  tümü | bugün
  • hedef alıp vursan da
    özenli sözlerin oklarıyla
    süslemedim harfleri
    adını oluşturanların dışında
    dökmedim yüreğimi
    kimsenin gözlerine
    ey aşk beni yağmala
    ateş et arka arkaya aşk
    beni tara...
    bilsin
    hiçbir şey umrumda değil
    dağlarım yaralarımı çabuk geçsin
    öğrenirken hasretinle sevişmeyi
    gözyaşlarım akabilirler özgürce
    içimde öyle güzelsin ki
    onu kirletmeyeceğim seninle
    bağlasan durmaz göndersen gitmez
    laftan anlamaz sözümü dinlemez
    başına buyruk duyguları savruk
    beni bana kırdıran
    bu gönül canıma düşman
    yanıyor bedenim acıyor içim
    yoktan anlamıyor benliğim
    bitmiyor geceler geçmiyor günler
    adı aşk bu eziyetin
    dayan yüreğim dayan
    dayan yarına inan
    gün gelir acılar ezberlenir
    iyileşir zamanla yaran

    sözleriyle yıldız tilbe klasiği
  • duzenlemesini murat yeter'in yaptigi, yildiz tilbe'nin askperest albumunden bir sarki.
  • splinterlerin finişe 50 m.kala soyleyebilecekleri tarzdan bişi
  • jazz'imsi bir intro'ya sahip olan $a$irtici muslum gurses parcasi.
    "daa da-dap-dap daaa" diyen bayan vokallerden sonra "dayan yuregim" diye giren muslum gurses sesi ile dunyayi alt-ust eden parca. hangi akla hizmet anlayamadim.
  • yildiz tilbe'ye her ne denirse densin bu sarkisi hem cok guzeldir hem de yildiz tilbe ne kadar hissederek soyledigini dinleyenlere cok guzel iletebilmistir.
  • grup ekin'in ilk albümünde yer alan bir şarkı.
  • yıldız tilbe'nin onlarca hazin başyapıtından biri. hiç de arabesk değil ayrıca. arabesk bile bu kadar acı koyamaz.
  • anlar mı hiç seni
    yanarak mum gibi eridiğini
    sen aşıksın o kör
    hevesin kalıcı misafiri
    dayan yüreğim dayan
    dayan yarına inan
    gün gelir acılar ezberlenir
    iyileşir zamanla yaran..

    diyerek devam eden bir yıldız tilbe şaheseri..
  • anlar mı hiç seni
    yanarak mum gibi eridiğini
    sen aşıksın o kör
    hevesin kalıcı misafiri

    dayan yüreğim dayan...
  • iki ihtimal mevcut.
    birincisi yıldız tilbe kendisini akıntıya bırakmış olabilir. ne yaptığının farkında olmadan yer yer saçma sapan şarkılar üretirken, ruh ikliminde meydana gelen mevsimsel değişimlerin etkisiyle -bu şarkıda olduğu gibi- uzun aralıklarla gürül gürül çağlıyor.
    ikinci ihtimal ise kendisinin ne yaptığının sonuna kadar farkında oluşudur. öylesine farkındaki biz fanilere hakettiğinden fazlasını vermenin günah olduğunu biliyor ve yeter bu şarkı size bir beş sene diyor.
    ikisi de kabulümüzdür.