şükela:  tümü | bugün
  • ilk olarak arma ıı'nin bir modu olarak çıkan dayz'nin, arma'dan bağımsız bir oyun olarak çıkacak olan versyonu. ilk başlarda sadece bir mod olarak oynanan oyuna ilgi beklenmedik bir şekilde yoğun olunca böyle bir proje başlatılmış, çok da güzel olmuş.

    oyunu bilmeyenler için şöyle anlatayım:

    ilk olarak kısaca amaç zombilere karşı kendini savunmak, savunurken de acıkma, hastalık gibi zorluklara karşı gelerek hayatta kalmaya çalışmak.

    oyuna başladığınızda koskocaman bir haritada, random bir noktada spawn oluyorsunuz.

    başlangıçta silah oluyor mu bilmiyorum ama (test serverında var ama tam sürüm çıktığında olmayabilir) hayati ihtiyaçlarınızı kısa bir süreliğine idare edecek eşyalarla başlıyorsunuz. (yiyecek içecek ağrı kesici vs gibi)

    sizin gibi oynayan bir çok kişi olacak ve bu kişiler iyi veya kötü niyetli olabilir. isterseniz gider beraber hayatta kalmaya çalışırsınız, isterseniz adamı öldürüp eşyalarına el koyabilirsiniz (tabi o sizi öldürmezse)

    oyun şu an alpha test serverında ama malesef public değil. takım halinde oynandığı takdirde etkisinden kopamayacağınız bir oyun olacak gibi görünüyor. çok heyecanlı bir mmo bizleri bekliyor diyebiliriz.
  • yılan hikayesine dönen oyundur. yazın başında çıkacak haberlerine aldanıp neyse bekleyelim deyip almadık arma 2'yi. hala çıkmadı. yazı boş geçtik ona yanarım.

    şimdi steam db'sine dosyaları eklenmiş diyorlar. ekim ayı işaret edilmiş. bakalım.
  • $29.99 usd fiyatlandırma ile alpha versiyonu erişime açılmış.

    http://store.steampowered.com/app/221100/
  • "ı ate a rotten kiwi and died" - bir kullanıcı yorumu
  • oyunda açlık susuzluktan çok daha hızlı öldürüyor. uzun mesafeleri aşmak için mutlaka iyi bir yemek stoğu yapmalısınız. yemek bulduktan sonra ilk işiniz ateşli silah bulmak olsun derim. normalde baltayı kafanıza kafanıza vuran tipler tüfeği görünce "eller yukarı donlar aşağı" moduna geçiyorlar. yanlız silah taşımanın şöyle bir eksisi var: normalde size bulaşmayacak diğer silahlı oyuncularla karşılaşınca genelde tatsızlık çıkıyor. iki baltalı tip birbirlerine uzaktan selam verip kendi yollarına gidebiliyorlar ancak işin içine tüfekler girince kimse kimseye güvenemiyor. hızlı davranan yaşamaya devam eder beyler. bu arada kesinlikle tek başınıza dolaşmayın ölünce eşyalarınızı kurtaracak bir arkadaşınız olsun yoksa kividen falan zehirlenip güzelim eşyalarınızdan olabilirsiniz :)

    havaalanına yakın olan varsa yeşillendirsin üç kişi olalım. haritada d3'e denk gelen yerdeyiz.
  • ilk 24 saatte 172500 adet satmıştır.
  • fiyatı pek bir yüksek gibi. tabi eğer ucuzlarsa paraya kıyar alırım oyun güzel.
  • "yekten takılan tekten ölür" felsefesine sahip oyun. online oyun arkadaşlarım genelde fps oyuncularından oluştuğundan, bu oyuna tek başıma başladım. ama aklımı aldılar affedersiniz.

    - açlık, susuzluk, hastalıktan imanım gevredi. zaten çoğu zaman bu sebeplerle öldüm. standalone sanki bu konularda biraz daha acımasız geldi bana. itemların spawn olmuyor olması da etkendir herhalde. bozuk portakal yemekten öldü zavallı karakter.

    - hayatta herkese yardımcı olmaya çalışırım ve kolay kolay kimseye zarar vermem. ama bana zarar verdiler bu oyunda usta. etrafta gariban gariban geziniyorum. bir tesise denk geldim, mermisiz silah, biraz yiyecek ve sağlık kiti falan buldum. keyfim öyle yerine gelmişti ki anlatamam. hastanenin çatısındayken biri "hello" dedi, bende "hello" dedim. "neredesin" dedi, "buralardayım işte" dedim. lavuğun sesi tedirgin etti beni, "ama silah milah yok hacı" dedim. (but no guns muns hadji) "bir şeye ihtiyacın var mı?" dedim, cevap yok. zaten bütün sorularımı yanıtsız bıraktı pezevenk. aşağı indim sürüne sürüne tam kapıdan çıkıyorum... bammm! siyah ekran "you are dead". hayatım karardı yemin ediyorum.

    velhasıl, kimseye güvenmeyin ve yalnız oynamamaya çalışın.

    oyunu henüz almamış olanlar bekleyebilirler. hali hazırda birçok bug var. ayrıca zombiler sadece server yenilendiğinde spawn olduğundan, pek zombi yok ortalıkta. böyle olunca da orospuçocukluğu kol geziyor yemin ediyorum.

    ama genel olarak; kesinlikle dayz'den daha iyi bir oyun. tişörtü parçalayıp bandaj yapabilmek bile yeter.
  • dayz modunu hiç oynamamıştım, standalone'un çıkmasını bekliyordum. steam'de gördüğüm anda aldım, ilk bir kaç saatte başımdan geçenler:

    - bozuk meyve yiyip ölmek.
    - yanlışlıkla dezenfektan (camsil) içip ölmek.
    - zombilerin araya alıp tokatlaması.
    - diğer oyuncuların araya alıp tokatlaması.

    oyuna biraz alıştıktan ve internetteki tavsiyeleri okuduktan sonra ise hayatta kalma sürem epey uzadı. solo takılarak haritanın büyük kısmını gezmeyi başardım, tecrübelerimden edindiğim bilgileri sizinle de paylaşayım:

    - kuzeye gidin. sahil boyu can pazarı. kelepçeyi vurup camsili içirirler valla.
    - köşeleri kontrol etmek için 3rd person görünüşünü kullanın (enter tuşu).
    - en kısa zamanda bir balta bulun. fire axe zombileri tek vuruşta, splitting axe ise 2 vuruşta öldürüyor.
    - zombiler duvarların içinden geçebiliyor, o yüzden şehirlerde loot ararken elinizden baltayı bırakmayın.
    - askeri üslerde veya havaalanlarında silah bulabilirsiniz. silah aramaya gelenleri avlayan oyuncularla karşılaşıp belanızı da bulabilirsiniz.
    - oyuna başlayınca şu haritayı kullanıp yerinizi belirleyin: [http://dayzdb.com/map/chernarusplus http://dayzdb.com/map/chernarusplus]
    - musluk bulunca tıkanana kadar (i feel really full) su için. musluk yerleri yukarıdaki haritada işaretli.
    - en değerli iki eşya: konserve açacağı ve pusula. konserveleri baltayla da açabilirsiniz ama yarısı yere dökülür.
    - kasabalar arası yolculuk ederken yolun üzerinden gitmeyin, yolun 50 - 100 m yakınından paralel ilerleyin. pusuya düşmeniz daha zor olur.

    en önemlisi:

    server hopperlara karşı tetikte olun. diyelim ki askeri üsse girdiniz, etrafta kimse yok. etraftaki eşyalara bakarken birden yanıbaşınızda bir herif beliriyor ve sizi gafil avlıyor. bu abilerimiz başka sunucuda o üsse gidip, logout olup sizin sunucunuza girdikleri için geldiklerini duymuyorsunuz/görmüyorsunuz. tek savunmanız ise tetikte olmak yada pusu kurmak. beni bir kere avladılar böyle, ikinci defa elimde tabanca hazır bekliyordum, ava gideni avlayıp dürbünlü tüfeğine kondum.

    bir de kalp rahatsızlığınız falan varsa bu oyunu oynamayın. başka oyuncuyla çatışma başlayınca güm güm kalp çarpıntısı geliyor insana.
  • şu an için 30 dolar etmeyecek oyundur.
    ama gelecek vaad ediyor.
    rahat rahat basabileceğiniz 30 dölaresiniz varsa basın ve alın.
    ama benim gibi 4 dolar için 44 saat düşünüyorsanız almayın, henüz erken.

    edit: beyler aranızda "lan al ben hediye vereyim oyunu da ağlama artık" diyecek adamlar varsa çok şahane olurdu ha. hadi be olum. içinizde 30 doları günlük çerez parası yapanlar var biliyorum *

    edit 2: ben de oynuyorum artık lan. zombiler götümü kesecek yihuu !