şükela:  tümü | bugün soru sor
  • doğu almanya'ya ilgisi olan herkesin gidip görmesi gereken müze.
    kesinlikle klasik bir müze gibi değil, içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. benim gibi ddr'da günlük yaşamı merak ediyorsanız doğru adrestesiniz. müzenin içinde dönemin eşyalarıyla bir mutfak bir oturma odası bir banyo tuvalet dekore edilmiş, o bölümü gezerken kendinizi adeta 80lerde, çoçukluğunuza dönmüş gibi hissediyorsunuz.

    internet sitesi:
    http://www.ddr-museum.de/en/

    bir de facebook sayfası var:
    http://www.facebook.com/ddrmuseum
  • müze içinde düzenlenen ev şu an türkiyedeki bir çok evden daha fonksiyonel ve lükstür. ayrıca belirtmek istedim...
  • icerigi, halkla temasa acik objeleri gayet iyi dusunulmus interaktif muze.

    eger 1 saat ayirir ordan berlin gecelerine akarim diyorsaniz yanlis yere gelmissiniz demektir. dogu almanya, uluslararasi politika, soguk savas gibi konulara ilgi duyan biriyseniz en az 2 saat ayirmanizda fayda var. muze icerisindeki bircok obje ile fiziksel temas kurup gecmiste dogu almanya'da yasayan insanlarin nasil bir hayata sahip oldugunu cok daha iyi anliyorsunuz. nasil oy verilirdi?, sorgu odalari nasildi?, hangi radyo kanallarini dinleyebilirdiniz?, jugend'ler fularlarini nasil baglardi? gibi bircok soruya fiziksel temas kurarak cevap bulmak oldukca eglenceli ve ogretici.
  • şimdiye kadar gezdiğim (türkiye ve yurt dışında en az 100 tanedir) açık ara en iyi müze. çocukluğumun doğu bloğundan gelme oyuncaklar ve ev eşyaları arasında geçmesinin etkisi olabilir tabi ki. doğu almanya bir şekilde hep hayatımdaydı ve ilgimi çekmişti. boynumda praktica makinayla aynı praktica makinanın da içinde olduğu bir vitrinin fotoğrafını çektim, çocukken oynadığım oyuncakları bir daha yakından inceledim. daha ne isteyebilirim ki bir müzeden?

    önüne bariyer gerilmiş milyon dolarlık tablolar ya da replikalarını anlıyormuş gibi yaparak seyretmektense burada bir ddr vatandaşının hayatına yakından tanık olmak çok daha anlamlı olmuş. louvre'da gördüğüm mona lisa'dan daha çok şey kattı bana. aslında mona lisa hiçbir şey katmadı da diyebilirim.
  • daha önceki tüm müze deneyimlerinizi unutun ve bu müzedeki nesnelerin tümüne dokunun ve hatta müzedeki trabant marka arabanın şoför koltuğuna geçerek doğu almanya'nın sokaklarında bir gezintiye çıkın derim.

    canınız sıkılacak gibi olursa müzede tek kaleli bir langırt masası var. mutlaka biri orada eş bekliyordur. oynayın.
  • özellikle siyaset ve tarihe meraklı olanlar için mutlaka görülmesi gereken bir müze. doğu almanya/gdr/ddr -ne dersiniz deyin- oldum olası benim için bir merak odağı olmuştu. kitaplarda okuğum ya da filmlerde/belgesellerde gördüğüm nesne, ortam ve konseptlere canlı olarak şahit olmak bambaşka bir deneyimdi.