şükela:  tümü | bugün
  • tutunamayanlar ortak dilinde bir espri konusu olmuş, biz seyretmekle kalıyoruz orası ayrı:

    ''haluk* anlatmıştı galiba. memurlarla ilgili başından geçen bir olayı hatırlıyorum. olay değil de bir an. önemli bir an. yani bizler için önemli. ne bakımdan önemli? anlatmak zor.böyle bir odaya girmiş de bütün memurlar çay içip gazete okuyorlarmış: her zamanki gibi. hayır, önemli olan bu değil. kimse yüzüne bakmamış: herkes işiyle gücüyle meşgul. herkes çayıyla gazetesiyle meşgul. bütün başlar gazetelere gömülmüş. haluk bekliyor. (...) haluk da memurlara, bir affedersiniz bile diyememiş. meşgul memurların ortasında öylece kalmış. neden sonra, yaşlıca bir memur, başını gazeteden kaldırmış. haluk ümitle ona doğru yönelirken, yaşlı memur başını arkadaşına çevirmiş ve: “de gaulle de gaulle dediler: onu da gördük,” demiş. hepsi bu kadar. her yerde kullanırdık bu sözü. (...) selim, de gaulle fıkrasına bayılmıştı. buna fıkra da denemez ya. bu sözün içinde binlerce sayfa gizli, diye tepinirdi. kimse anlatamaz bu fıkranın ne kadar güzel olduğunu, diye kıyamet koparırdı.''
  • tutunamayanlar'da de gaulle, memuriyet hayatindaki bazi sozde calisanlarin is disiplin(sizligin)e ve lakayitligina yapilan elestirel bir gondermedir.

    kitabin 7. bolumunde turgut, ankara'da bir devlet dairesi onunde dikilip iceri adim atip atmama konusunda tereddut yasarken aklindan sunlar gecer:

    "pencereler, pencereler. külrengi külrengi, serpme sıva... ağır ve çiçek bozuğu kütle; keskin ankara güneşi, çirkinliği kuvvetlendiriyor. nasıl kaldıralım bu yığınları ortadan? hakkınız yoktu buna: bizi zevksizliğinize mahkûm etmeye. pürüzlü kütleye isteksizlikle baktı: içeriye girsem mi? girme diyor büyük kapı; girme yutarım seni. yut bakalım. istediğimi koparacağım senden. vızgelir bana hademeleriniz, evrak ve kayıt odanız, bekleyin şimdi gelir efendimleriniz; vızgelir bana de gaulle hakkında yorumlarınız. ikinci katta... sağa sapmayın sola sapın... koridorda soldan ikinci kapı... kılığımı iyi buldu da bana “hemşerim” demedi neyse..."