şükela:  tümü | bugün
  • san francisco'lu yerel bir metal grubu. rahatsız etmeyen bir tarzları var. şöylede bir parçası vardır efendim.

    http://www.youtube.com/watch?v=rujoponyqqi

    (bkz: ukteydim doldum)
  • post black metal adlı resmen piç bir müzik yapan grup. hipster görünümlü black metal de diyebiliriz. ilk albümlerini 2011'de roads to judah adıyla yayınladılar. yeni albümleri 2013'te çıkacakmış.

    grubun müziği ile ilgili en mantıklı yorumu bow and sparrow konserlerinin videosunun altında görebiliriz:

    that green guitar is a real black metal instrument full of hatred? and pain.
  • yeni albümleri sunbather'ı biraz endişeyle bekliyordum zira grubun etrafında son dönemde oluşturulan hype'ın etkisiyle sıkıcı ve atmosferden ibaret bi yöne kaymalarından korkuyordum. sonra bi iki şarkıyla beraber albümün kapağını nete verdiler. pespembe kapağı görünce biraz umutlandım. deafheaven "efendi" ve kendi halinde tipleri nedeniyle hipster damgası yemekten korkup fotoğraf vermeyen bi gruptu çünkü. fotoğraf verdiklerinde de korktukları oldu. onu bunu şekilcilikle suçlayan ama aslında kendileri şekilcilikten başka bi bok bilmeyen adamlar grubu liturgy ve hunter-hunt hendrix gibi bi adamla bir tutup piçfork metalcisi bunlar yea diye aşağılamaya başladılar. o yüzden grubun yeni albümünü pembe bi kapakla çıkarıyor oluşu hahahahasssiktirin lan ordan demenin kaliforniya görmüş haliydi. sinip "abi aslında öyle değiliz biz, çok kral çocuklarız" demek yerine öyle bi tavır göstermeleri güzeldi. ama yine de albüm için endişelerim bakiydi. sonra geçen hafta albüm düştü. gecenin bi yarısıydı. dayanamadım dinledim. baktım albüm nefis, endişelerim lüzumsuzmuş. ama gecenin bi yarısı buna benzer atmosfere sahip albümleri dinleyince gereğinden fazla sevebiliyor insan. daha önceden benzer çok tecrübem olduğundan du bakalım dedim. öbür gün akşam dinledim. gene nefisti. ilerleyen günlerde günün çeşitli saatlerinde dinledim. gene nefis.

    roads to judah'ın kimyasından bişey kaybetmemeyi geçtim o albümün fersah fersah üzerine çıkmışlar. özellikle şarkı yazımında klasik "post" etiketli, devrimci olma iddiasında olan fakat tam tersine müziğin en formüle edilmiş hallerini sunan diğer grupların yanında parıl parıl parlıyor şarkılar. post - rock ve her türdeki tezahürlerinden 2007 senesinde bıkmış, sevdiğim bi iki grup haricinde fersah fersah kaçan biriyim. black metal'in de kirli kayıtlısını, 87-94 arasında yapılmış olanını severim fakat sunbather o kadar iyi bir albüm ki bütün bu tanımlar, türler anlamsız kalıyor. zaten başından beri bu post black metal yapaylığının içinde olmadılar, sadece metal yaptıklarını söylüyor kendileri de. neurosis'in hardcore grubu olarak başlayıp evrildiği şeyi black metal için yapıyorlar aslında. kitle açısından neurosis kadar şanslı değiller, muhakkak üzerlerinden komiklikler espriler yapılmaya devam edilecek bolca. piçfork "kılas metal olursa sahipleniriz" şovu yapmak için albüme 8 üzeri bi not verip grubu antipatik gösterecek. şekilci hırbolar da resimlerine bakıp hipster yea bunlar diyecek. ama hiç biri sunbather'ın nefisliğini değiştirmeyecek. o sebepten önyargısız gönül dostlarının muhakkak radarında olsun. woe'nın withdrawal'ıyla beraber benim için yılın albümü şimdiden.

    edit: yazarken farketmemişim gönder tuşuna basınca farkettim lüzumsuz uzattığımı. sadece edit'i okuyacak milyonlar için özetliyim; yeni albümü sunbather'le yılın en şahane albümlerinden birini yapmış efendi grup.
  • sunbather isimli albümleriyle yılın, hatta on yılın en acayip ama bir o kadar da nefis albümlerinden birine imza atmış adamlar.
  • sunbather isimli mükemmel albümlerinde the pecan tree gibi bir şaheser bulunduran post-black metal grubu.
  • hakkaten çok şeker albüm yapmış adamlar, yılın en iyi işlerinden metal adına. dream house falan. dinleyin yani.
  • dinlemedim ama şimdi etraflarında koparılan yılın albümü muhabbetlerinden sonra biraz baktım. post-black metal, shoegaze, post-rock taglerinden ve okuduklarımdan anladığım kadarıyla alcest'in yıllar önce nefis bir şekilde yaptığı şeyi ana akım müziğe yedirmişler ve "hype" arkadaşlara yol vermiş. yolları açık olsun, iyiler mi değiller mi, dinleyince görürüz artık.
  • tumblr metalcileri.
  • geçtiğimiz aylarda birlikte hierophant izlediğimiz grup. ertesi gün de onları sahnede izledim tabii.

    şöyle kısaca bahsedecek olursak, öncelikle goygoyundan deli prim çıkartılacak bi grup olduğunu söyleyebilirim. yıl sonu listelerinin verdiği gazla ortamlarda "dfhvn olm yaee" diyenlerin sayısı epey arttı ki bu müthiş bi durum. albüm sadece bu yılın değil, 2010'lu yılların en iyi albümlerinden biri olarak listelerde duracaklardır zaten. ha tabii, bu duruşları bi sonraki albümde çok sikko bi vaziyete girebilir fakat egosuzlukları böyle bir sıkıntının yaşanmayacağını gösterir nitelikte.

    nasıl insanlardan oluştuğunu üç aşağı beş yukarı twitter accountlarından takip edebilirsiniz bu arada. verdikleri röportajlarda ve şarkı sözlerinde ne derece zor bi hayatlarının olduğunu da rahatlıkla çözümleyebilirsiniz. mesela sunbather şaheserlerinin aynı isimli şarkısı, vokal george lesage'ın zengin san francisco muhitlerindeki yaşamı merak edip, özenmesiyle ilgili. magazin bitti.

    bu arada sunbather'ın tasarımı touche amore gitaristi nick steinhardt'a ait. müzikle ilgilenmesen bile alası geliyor insanın. bu açıdan eleman günümüz grafik tasarımının en taşaklı sanatçılarından biri bence.

    konser performansları da yarattıkları ilk etkileşim gibi 'post rock meets black metal' kıvamında. arkada elemanlar sakin sakin çalarken, lesage kafa kesmeli, sinirli bakmalı takılıyor, arada da kıvırtıyor, adeta müziği yaşıyor! izlediğim en iyi performanslardan biri olduğunu rahatlıkla söyliyiciğim.

    ya şimdi az düşünsen, "ya çok ciddi sıçacaklar ya da kalitelerini aynen koruyacaklar" diye iki dala ayırıyorsun ya olayı; bence siksen bu çocuklar boş iş çıkarmayacaklar. abi bi kere sunbather gibi gayet nefes almalı, yer yer black metal rifleriyle tepelere tırmanmalı, ardından patlayan atmosferle pamuk şeker kıvamındaki bulutlara zıplayıp, lolipop yalamalı bir albüm çıkarmışlar. sen gelip "kapağı geç grubun hastasıyım" veya "bu biraz fazla overrated deyil mi yha" falan diyorsan, bence sen metalika dinlemeye devam et şekerim. atmosfermiş, hissiyatmış fazla sana.

    bitirirken, alnıma sunbather kapağını dövdürmek istediğimi belirtmek istiyorum. önümüzdeki 50-60 içinde pişman kalacağımı sanmıyorum. benzer şeyler dinlemek istersen mesaj kutumu alevle, herkesle paylaşmam valla. tsısısı.
  • çok başka grup anasını satayım. müziğini dinlerken, canlı performanslarını izlerken insanı duvardan duvara vuruyor.

    solisti şu performansta tanrı gibi ve en önde bir eleman var izleyince farkedeceksiniz. müzik tanrısı ondan razı olsun.

    http://www.youtube.com/watch?v=uc4374tknyo#t=484