*

  1. baştan aşağı yeniden yapılıp steam'de yerini bulmuştur. oldukça başarılı görülüyor.
  2. son zamanlarda oynadığım en hoş ve özgün oyunlardan biri. oynamak derken lafın gelişi aslında, çünkü dear esther oynatmaktan çok karanlık, mistik ve gizemli bir romanı yaşatıyor kişiye. ne vurdu kırdı, ne de bizimle iletişime giren başka birşey, sadece gözümüzü açtığımız muhteşem görsellikte yaratılmış bir ada ve bu adada hikaye anlatıcının eşliğinde yaptığımız fazlası ile hislere oynayan bir yolculuk var oyunda. aralıklarla giren keman ve piyano odaklı hoş müzikler ise bu yolculuğu daha da etkili kılmakta. sonuç olarak kısa(bir buçuk saatte bitti!) ama etkisinden kolay çıkılamayan güzel bir romana benzeyen oyun var karşımızda. yalnız steam'deki 10 dolarlık fiyat bu kısalıktaki bir oyun için biraz fazla, beklenip indireme girdiğinde almak daha mantıklı olabilir.
  3. 10-11 sene önce oynadığım myst iii exile oyununun havasını aldım dear esther'den. grafikler ve ortamı oldukça başarılı buldum. fps oyuncularının pek beğenmeyeceğini düşündüğüm ama kesinlikle denenmesi gereken bir oyun olmuş. böyle bağımsız yapımcıları kutluyorum. aferim.
  4. oyun kelimesinin anlam ifade etmediği şeydir.daha çok bir tecrübedir.yada gavurların deyimiyle bir (bkz: anthem) dir.o kadar güzel bir tecrübeydiki..

    --- spoiler ---
    son chapter da ilk olayı anlamaya başladığınızda ellerinizi açıp yaa ama diye bir tepki veriyosunuz.bu süreye gelene kadar zaten o görsellik beraberinde yanlızlık hissi sizi o kadar kapıp götürüyorki insanın tüyleri diken diken oluyor.ve finale gelene kadar beraberinde bir dear esther da sizden geliyor mecburen ağzınızdan dökülüyor.ingilizceyi çok zorlayan bir edebi-eser beraberinde okunan biraz zorladı açıkcası bir ara oyun-çeviri.com el atarsa sevinirim.birde tekrar bitirip tecrübe edenler görselliğin değiştiğine özellikle duvar yazılarının farklılaştığna şahit olmuş.evet süresi çok kısa bir saatte sonuna geliyorsunuz ama o kadar güzel bir tat kalıyorki sizde anlatamam.müzikler uçuruyor sizide-ve onuda.aslında herşeyi her ayrıntyı apaçık vermiyor sadece belirli pasajlar sadece ufak resimler arada semboller,imgeler küçük şeyler kalanı beyninizde bitiyor hikayeyi siz yazıyorsunuz belleğinize.yazarkende beraber sizde sonunda onunla beraber gökyüzüne gidiyorsunuz.hatta belki bir damla göz yaşı beraberinde geliyor..

    ek olarak youtube dan bir yorum..
    i just got done playing through for the second time. each playthrough is a different experience. while the "maps" remain the same, the details like cave drawings, clues, etc. change each time. you also get a new narrative each time as well. this allows one's analysis of the mysterious and open-to-interpretation story to change each time as well. these subtle and sometimes not-so-subtle alterations allowed me to get almost a whole new perspective on the world the game throws you into. the level of detail put into this game can be compared to bioshock, where new details can be picked up on even the 3rd or 4th time you play it... just an amazing game!!! so, if you're on the fence, then i say go buy it. it's only 9.99, and is made by a small indie development team who deserves the money, and will not disappoint their customers

    --- spoiler ---

    sakın bu tecrübeyi es geçmeyin..sadece bir saatiniz gidecek ama o kadar dolu olacakki bu deneyim şaşırcaksınız.birde daha önce indigo prophecy yada (bkz: fahrenheit) e bakanlar bunuda kesin sevecektir...

    come back
    come back
    come backcome back
  5. yeni bi lost fenomeni olmaya aday bilgisayar oyunu. veya bilgisayar ilerlemeli romanı, veya ne tam olarak bilemedim.

    harika grafikler eşliğinde gezdiğiniz bi ada, ve neyin ne olduğunu çıkarmanızı bekledikleri son derece karmaşık ve şiirsel bir dil ile yazılmış dış ses.
    esther kim? paul, donnelley, jacobson? ada tam olarak neresi veya nedir? kimi yönetiyoruz? seslendirmeci aslında kim? bunların cevapları oyunun içinde saklı, veya belki de değil.

    mutlaka denemelisiniz, belki benden zeki iseniz çözüp benimle paylaşırsınız.
  6. türkçe desteği de çıkmış...
  7. konuyu bir kenara bırakın. oyun dediğin oynanır. bunu oynayamazsınız. ileri tuşuna basmakla oyun mu olur? olmaz. biliyorum ben.

    tam şu anda, cornwall'da veya ne bileyim, sair bir memlekette gezintiye çıkma imkânınız var mı? hah, yoksa işte hacı, açın bu oyunumsuyu oynayın. bülent ersoy diyesi; dünnnya güzeli. huzur var, hava mis gibi. hadi bakayım.

    not: işbu entry, sarhoş bir ekşi sözlük yazarının sarhoşken yazdığı ilk entry'dir. eve geldim dear esther'dan bahsediyorum bak. iyi demek ki. oyna.
  8. oyundan çok bir kitabın içinde gibi hissettiren grafikleri gerçekten hoş bir ortam.oyunun benim en dikkatimi çeken yanı ortam selleri, rüzgar olsun dalga sesler olsun denize girince basınçtan oluşan sesler hatta tam çıkarken birden kulağın açılmasıyla ani ses algılanması ; penceresi kırık bir evde rüzgarın uğultu sesi gibi dışsal sesler aynen oyuna yansıtılmış ve bu konuda en iyisi belkide.oyunu çok oynamadım fakat oyundaki ingilizce düzeyi biraz ağır ondan dolay dil paketini kullanmakta fayda var.dil paketini manuel olarak direk ingilizce dosyalarla aynı isimde yapıp değiştirirseniz oyun türkçe oluyor steamle uğraşmaktansa daha iyi.

dear esther hakkında bilgi verin