şükela:  tümü | bugün
  • artemis yayınlarının, yayın programı aldığı heyecanla beklediğim jeff lindsay romanı.
  • dexter in the dark ile birlikte artemis yayınlarından yayınlanmamış roman. nedir, ne oldu, tam olarak bilmiyorum, ama darkly dreaming dexter; delirtici düşlerin dexter'i ismiyle yayınladıktan sonra, artemis yayınlarının web sitesinde serinin diğer kitaplarıyla ilgili herhangi bir haber/duyuru bulamadım. kendilerine iletişim bölümüyle ulaşmaya çalıştım fakat, kendileri bana cevap vermeye tenezzül etmediler. kendimi yollara vurdum, içtim, ağladım ama sonuç yine hüsran, yine hasret oldu.
  • "bu neden böyle?" sorularına zihnini kapayan kişinin daha rahat okuyacağı kitap; zira darkly dreaming dexter'ın aksine bu kitapta yerine oturmamış birşeyler var.

    --- spoiler ---

    * öncelikle lindsay'nin bu kitapta doakes resimden çıksın, dexter da üçüncü kitapta* avıyla rahat rahat oynasın diye neredeyse takla attığını görüyoruz. doakes, katilin listesindekilere nasıl muamele ettiğine bizzat tanık olmasına rağmen son ana değin soğukkanlılığını kaybetmiyor, yem olmayı kabul ediyor, ve bunları yaparken çoğunlukla tek tabanca hareket ediyor. ayrıca masouka'nın partisini çok dejenere bulup kapıda beklemekte ısrar etmese kaçırılmayacak da. yani sen katile kendi ağzınla "gel beni burdan kaçır" diye yer ve saat belirtmişsin, geliceğinden de eminsin. daha ne diye artislik yapıp kapıya çıkıyorsun. hadi o kapıda bekledi diyelim, bir de dexter'ın doakes'a bekçilik yapmak için dışarı çıkmaya çalışırken elinin kolunun bağlı kalması da eklenince insanın aklına tom ve jerry modeli top-yuvarlan-kalemi-düşür-kalemin-ağırlığı-çakmağı-çak-fünye-ateşlen-bomba-patla düzenekleri geliyor.

    * doakes'un başka bir kusuru ise, ilk kitapta ve dahi ilk sezonda kendisi 35-40 yaşlarında bir adam profili çizerken birden kendisine çizilen geçmiş ve yüklenen arka planla birlikte yaş hesabının karışması. bu kitapta doakes'tan 50 yaşlarındaymış gibi söz ediliyor.

    * bunlara rağmen dexter'ın elinde birası, televizyonun karşısında adeta bir al bundy olarak betimlenmesi insanı keyiflendirmiyor değil. ayrıca cody'nin minik hobisi çok inandırıcı olmasa da hoş bir sürpriz olmuş. dexter'ın taze üstlendiği baba/koca modeli, üçüncü kitapta "dark passenger"la nasıl çakışacak, dexter'ın dilemması ne kadar çeşitlenicek, bunlar hep merak uyandırıcı konular.

    * "debs"e gelince, beraber olduğu adam bildiğimiz maganda. üstüne üstlük beceriksizliği sayesinde kolundan bacağından oluyor. deborah gibi hem çekici hem de zeki bir insana yazar neden böyle bir karakteri reva görmüş, anlamak zor.

    * tüm bunların dışında lindsay miami'yi, tropikal iklimini, öğleden sonra yağmurunu, gecesini, yollarını, trafiğini, lokantalarını daha bile canlı tasvir etmiş ilk kitaba kıyasla. kitap eleştirmeni ağzıyla "bir solukta okunuyor".

    --- spoiler ---
  • bu kitabı okurken, ekşisözlük'e üye olmuştum. sonuç (bkz: entry nick uyumu)