şükela:  tümü | bugün
  • the fountain filminin soundtrack albümünden bir parca. clint mansell imzalı, harika bir çalışma
  • sekiz dakika yirmi beş saniye boyunca insanı etkisine alan, hipnotize eden eser. özellikle sonlarına doğru yükselen temposu ile yolda yürürken dinlenildiğinde dâhi insana ne yaptığını unutturup öylece kalakalmanıza sebebiyet verir.
  • bir şarkı ya da parça denilemeyecek kadar güzel bir şeydir. elbette tam etkisini hissedebilmek için filmi izlemek gerekir ama hakkında şunu söylemek yanlış olmayacaktır, film olmadan dahi "death is the road to awe" harika bir eserken bu eser olmadan film adeta bir hiçtir.
  • annemin "insanın moralini bozuyo bu şarkı" diye yorumladığı eser. gerçekten de dibe vurdurur adamı.
  • i am legend'da da yer alir.
  • oyuncu zırlatmayı seven st'lerin yeni oyuncağı clint mansell parçası.
  • ölürken fonda çalabilecek en harika müzik. ama sadece ölüm değil biçok şey hissettirir dinleyene. en sonundaki gülümseme intihar etme isteği uyandırır.
  • şarkılardan konuşurken, "insanı alıp götüren şarkılar" tabiri kullanılır illaki. işte bu şarkıda alıp götürmektedir insanı ancak nereye götürdüğünü tarif etmenin pek mümkünü yoktur. the fountain ı izlerken de şimdi dinleyince de etkisi başka.. sonrasındaki her dinleyişimde the fountain ı hatırlatır onun üzerinde tekrar tekrar düşündürür beni.. iş bu nedenle değeri çok yüksek bir şarkıdır nazarımda.. ölüm ve sonsuzluk temasıyla işlenmiştir..
  • bir duvar ve bir şarkı düşünün. küçücük dahi olsa bir çift hoparlörü o duvara çevirip, o şarkıyı desibelini umursamadan mütemadiyen çalın; yavaşça kırışan pastel boyanın altından kabaran damarları görün, bir saman balyası misali iç içe geçmelerinden feyz alın, derin bir iç çekişle hayata dönen duvar, yaşama övgüler ve sövgüler dizip, sarı sarı her şeyini kusup eski haline dönerken, yani öleyazarken bekleyin, bekleyin ki anlayın kutsanmak nedir. işte o bi' duvar ne olursa olsun, çalan şarkı death is the road to awe'dir.
  • sanki avuclari olan bir sarki bu.
    o avuclarin icine kalbinizi aliyor, sıkıyor olabildigince. kalbiniz parcalandiginda akitacagi kan kadar goz yası akıyor gozlerinizden.

    lanet olsun diye haykirmak istiyorsunuz sarkinin en sonunda.

    lanet olsun.