şükela:  tümü | bugün
  • ---- spoiler ---
    bu dizinin çözemediğim olayı, l'nin sürekli salladığı yüzdeleri neresinden uydurduğudur. arkadaş bir çıkıyor, senin kira olma ihtimalin yüzde beş diyor, sonra şimdi ikinci kira olma ihtimali yüzde yetmiş diyor. kira ile tenis oynuyorlar şimdi %7 ye çıktı falan diyor. bana baya kaynak götüm gibi geliyor bu yüzdelerin l.

    --- spoiler ---
  • --- spoiler ---
    -ryuzaki ulan yediğinin içtiğinin haddi hesabı yok teşkilatı yedin bitirdin kuruttun lan.
    +olayı çözeceğim ama.
    - olayı çözecekmiş bak hala yiyor. on altılı milkayı çaya bandın yedin yetmedi kol kadar antep fıstıklı ezmeyi tıkıyorsun ağzından içeri ulan deyyuz. bu kabuki makyajı ne lan emo musun sen ?
    + şimdi kira yı bulmamız lazım şefim.
    - iflas ettik ulan iflas ne diyorsun sen. lan ezmeyi ne zaman bitirdin de pastaya giriştin.
    --- spoiler ---
  • mükemmel akıl yürütmeler ortamı.

    - ryuzaki abuzittin mi?
    - that's the exact move i would expect from you and i'm prepared: "zzt erenköy!"
  • ''bi* çuval incir nasıl bok edilir?'' sorusunun cevabı.

    --- spoiler ---

    şu çok övülen senaristleri, kendilerini satranç tarzı akıl oyunlarına o kadar kaptırmışlar ki, iyi bir eserin yalnızca giriş ve gelişme kısımlarıyla değil sonuyla da mükemmel olması gerektiğini unutmuşlar sanırım.

    iyi yada kötü tüm animelerin ortak özelliği, senaryoyu götüren ve izleyicinin kolayca duygusal bağ kurabilmesini sağlayan übermensch bi* karaktere sahip olup bu karakterle hikayenin son bulmasıdır.
    death note'da, her ne kadar hikayenin merkezinde olan karakter raito olsa da, ondan çok daha eğlenceli, iyi huylu(o ne demekse) sempatik, gizemli ve zeki olan ryuzaki, animeyi izleyiciye bağlayan asıl karakterdi. (sanırım hekes aynı fikirdedir)

    şimdi bu senaristler ne yapmaya çalıştılar da ryuzaki, 25. bölümde öldü ve hikayenin geri kalanı, berbat bir ölümle itin götüne sokulan raito'ya ve ryuzaki çakması ibiş bi* oğlan çocuğuna emanet edildi?
    mantıklı tek bi cevabı var; ryuzaki'nin ölümü ile serinin ortasında çözülmek üzere olan hikayenin devamlılığını sağlamak ve izleyici ters köşe yapabilme çabası. ancak 25. bölüm sonrası tam bir fiyasko. ryuzaki - raito arasındaki beyin kombatlarının yanından bile geçmeyen, alt yapısı ve açıklayıcılığı olmayan, dahası 25. bölüme kadar seri katil profiliyle übermensch takılan raito'nun bile iq seviyesinde düşüşe geçirebilen gereksiz dalaverelerle sürüp gidiyor. son 12 bölümden tek bir kare akıllarda kalmıyor dahil edilen hiç bi* karakter varlık gösteremiyor. eee bu animeyi diğerlerinden ayıran özellik neydi peki? karakterlerin süpersonik çözümleme yetenekleri (sonlara doğru o near lavuğu öyle abartılmış ki göt ile gülmemek elde değil) ve davranışları. yani duygusal ve felsefik bi* durumu yoktu bu animenin.

    hal böyleyken 25. bölüm sonrası baymaya başlayan hikayeyi finale ulaştırmak uğruna kurguda boşluklar verilmesi ve zaten izleyiciyle ryuzaki gibi bi* bağ kuramayan raito'nun kötülük timsali haline getirilip, köpekler gibi yalvararak, (karizmasının içine sıçıldı) gebermesi, güzel giden hikayenin kendini bitirmesine neden olmuş.

    madem sonunda iyi kazanacaktı, neden ryuzaki'nin zaferiyle sonlandırmadınız lan bunu?
    yok kötü kazancaksa da bırakın kira eline yüzüne versin şu near (legosunu tekmelediğimin iti) labuşunun. en azından asıl karakterlerden biri, hikayenin sonunda tutarlı bir başarı elde edebilmeliydi.

    --- spoiler ---

    sonuna geldiğimde, kurguda hiç bi* sürükleyiciliği olmayan ve geri planda kalan adalet teması galip geldi ve sonunda insanlık kazandı diye sevinmelimiyim yani?
    hüsrana uğradığım tek anime bu oldu. ilgi çekici bi* konu, eyvallah. lakin, iyi anime olabilmesi için yeterli mi bu?

    her şeyi geçtim, cowboy bebop, lain, texhnolyze, ergo proxy yada samurai champloo izleyip, yine de death note iyidir diyebilmek imkansız.

    ryuzaki'li erken bi* finalle ferrari olabilecekken, sıfırdan yüze 3 saniyede çıkıp, duvara dalan tofaş olmuş. son 12 bölümü izlerken dövecek japon aradım, o derece.
  • vakti zamanında taze bir çaylak iken zalım yazarın birinden spoilerin kralını yediğim anime.

    --- spoiler ---

    entry e "l öldükten sonra keyif alamadığım..." diye başlanılır mı lan?!
    --- spoiler ---
  • gerçekte olsa facebooku 2 günde komple deactivate edebilecek defter.
  • çok anime izleyen birisi olmadım hiç, ama full metal alchemist'de animelerin niye o kadar çok sevilerek izlendiğini anladım. işte death note, benim için bir adım yukarısı oldu. full metal alchemist'e göre daha karanlık, daha ağır, daha diyalog ağırlıklı. özellikle her bölüm karşımıza çıkan zekice olaylar, iki muhteşem karakterin birbirlerini kırmaya çalışırken denedikleri şeyler ağzım açık izlememe neden olmaktadır. 13 bölüm izledim ama şimdiden benim için efsane oldu bile.

    --- spoiler ---

    kira'nın ölen fbi ajanının sevgilisini yolundan çevirmeye çalıştığı bölüm neydi öyle ya rabbim. gerilmekten bütün parmaklarımı yiyecektim neredeyse.

    --- spoiler ---
  • olur da bir gün, bir death note bulursam boku yiyeceğimi anladığım anime, neden mi?

    --- spoiler ---

    ölüm tanrısını gördüğüm an kalpten giderim zaten, alışamam ben öyle tipe. sürekli de yanımda duracak ucube. gece su içmeye kalksam, gördüğümde altıma sıçarım ve bu her gece tekrarlanır.

    diyelim alıştım ucubeye, o akıl oyunları falan? l ağzıma sıçardı benim. kira'nın evine kameraları yerleştirdiler ya, işte orada yakalanırdım zaten ben. ''hahahaha dünyayı suçlulardan kurtarıcaaam!'' diye bağırıp bir yandan da isimleri deftere yazarken, l oturup beni izlerdi.(oturmuyor da gerçi çömeliyor mu, bağdaş mı kuruyor. sanki polis gören minibüsçünün ikazına uyan yolcular gibi)

    hem elma yiyor bu ryuk. ben elmadan nefret ederim. eve hergün 2 kilo elmayla geldiğimi görünce annem kıllanırdı.

    --- spoiler ---
  • güzel bir animedir.

    bir üstteki entryyi okuduktan sonra birkaç arkadaşımla iletişimi kestim. sebebini soruyorlar, söyleyemiyorum. ne yapacağım bilmiyorum. kaldım öyle.

hesabın var mı? giriş yap