şükela:  tümü | bugün
  • death metal ve hardcore'un un leziz birlesimi ile ortaya cikmi$ nacizane muzik.

    (bkz: job for a cowboy)
    (bkz: through the eyes of the dead)
    (bkz: all shall perish)
    (bkz: despised icon)
    (bkz: the taste of blood)
    (bkz: animosity)
    (bkz: elysia)
    (bkz: burning skies)
  • death metal'in core riffleriyle bütünleşmesidir esasında. ama işin teknik boyutudur, deathcoreu sevdiren. aksak ritmler, pitch gitar efektleri, crashlere abanmalar falan. böyle kuşlar, böcekler. gökküşağı gibi müziktir. rengarenktir.

    all shall perish
    annotations of an autopsy
    as blood runs black
    the band apart
    beneath the massacre
    born of osiris
    carnifex
    cryptopsy
    despised icon
    emmure
    here comes the kraken
    hester prynne
    molotov solution
    oceano
    postmortem promises
    suicide silence
    whitechapel
  • deathcore mu? ııyğğkk. ne biçim tür bu çagaçugaçagaçuga gitarlar, birbirlerinin birebir kopyası breakdownlar. teknik artisliklerle gövde gösterisinde bulunan davullar, bi bok yaptığını sanan sözde evil ve kötü adam tarzında çöp vokaller. iğreeeç tiksiniyoruum. hep daha önce duyduğumuz şeyler var bunlarda, ne biçim bi tür lan?
    ...
    bak güzel kardeşim; bu tür nice çeşitli yaratıcı gruplar, nice devrimsel nitelikte yenilikler geçirdi. 'core' dediğin format müthiş bir evrim geçirdi. hatta o takı artık sadece breakdown'dan ötürü getiriliyor neredeyse. onu geçtim, bu breakdownları öyle bi sike yaramayan 4/4 ritminde giden alışılageldik tarzda değil, aklını alacak aksaklık ve groove ile yazanlarla doldu ortalık. sen nerenle dinliyorsun bunları? nerede kaldınız olm siz? ya da nerede neye rastladın da gelip tüm türe karşı o sikko önyargılarınla ahkam kesiyorsun? kim gazlıyor türk dinleyicisini böyle deathcore'a karşı lan?!

    bu türde dinlediğin en düz parçada bile beynini kemirtecek teknikler, hatta melodik kullanımlar dönmeye başladı. hadi bunları görmek istemedin. o zaman bi zahmet biklemiyceksin. o zaman birisi bir deathcore albümüne "10'luk bir albüm" dediği zaman etraflıca düşünmeden o amcık ağzını açmayacaksın. türü sevmezsin, hadi eyvallah. ama o tür içinde 10'luk albüm olabileceğini reddedemezsin.

    bir albüme birisi 10 puan üzerinden 10 verdiyse ve türe hakimse, o albüm için "auehuah adama bak 10 vermiş sikko grubun sikko albümüne" demeden önce veya "10 verilir mi lan bu albüme allah belanı versin" demeden önce bir düşün. bak bakalım adamın öne sürdükleri ne. uymazsa gelir efendi gibi sebeplerini sıralarsın, bence bu albüm 10 puanı hak etmiyor, bence bu albüm deathcore türünün zirvesi değil çünkü şu var, bilmemne eksiği var diye. bunları diyemiyorsan, öne adam gibi bir şey süremiyorsan o çeneyi açmayacaksın.

    hakkıyla müziğini yapan gruplara ve albümlerine bi sikimden anlamayarak beyin boklarını sıçıp fırlatan tüm göt lalelerine gelsin: http://i183.photobucket.com/…rear/middle-finger.jpg
  • death metal'in kaliteli türlerinden biri. born of osiris'in the new reign'i ile veil of maya'nın the common man's collapse albümleri dinlenmeden önce hakkında "sonuna core getirilen türden hayır mı gelir yeaa" gibisinden yorumlar yapılmaması gerekir. *
  • metalde tek sevmediğim, sevemediğim hadise.
  • 2004 sonrası çoğu metalcore grubunun popülerlik kazanmak için clean vokali abartıp "sert" tarzları dışına çıkmaları sonrası oluşan boşluğu doldurmak için ortaya çıkmış, suicide silence job for a cowboy despised icon gibi gruplar sayesinde popülerliği yakalamış, sonraları bu tarz altında çıkan her grubun diğerlerinin aynısı breakdownlar, blastbeatler ve "suratını keseceğim ekmeği yağlayacağım oh bebek ölüm vakti röööğğ" tarzı şarkı sözleri üretmesi sonucu aynı şekilde düşüşe geçip popülerliğini yitirmiş müzik türü.

    ayrıca her ne kadar 2004 sonrası popi kazanmış bir tür olsa da 2000'lerin başında animosity, tony danza tap dance extravaganza, my bitter end, glasscasket gibi gruplar zaten bu müziği şu anki grupların milyon katı daha güzel bir şekilde icra ediyorlardı. tek farkı "aa bunlar deathcore yapıyor lan" denmiyordu çünkü öyle bir kavram yoktu.
  • death metal ve hardcore harmanlamısından değil grindcore - hardcore ya da grindcore - metalcore harmanlamasından oluşan, hakkıyla icra eden temsilcileri 1 elin parmağını geçmeyen boktan müzik türü.

    (bkz: we butter the bread with butter) *
    (bkz: born of osiris) *
    (bkz: abacabb)
    (bkz: as blood runs black)
    (bkz: despised ıcon)
    (bkz: molotov solution)
    (bkz: resist the thought) *
    (bkz: whisteria cottage)
    (bkz: the black dahlia murder) *
    (bkz: upon a burning body)
  • eski dönemlerinden hayli uzak olan, tadı tuzu olmayan subgenre.

    senelerdir dinlediğim, en dinamik dönemlerine şahitlik ettiğim bir tür olduğundan uzun zamandır hakkında yazmayı düşünüyordum, öncelikle bu türün tam olarak ne zaman ortaya çıktığı bilinmemektedir, 2001 çıkışlı deathcore albümü dinlemişliğim vardır, her ne kadar o yıllar adına böyle denmese de, o zamanlar "var olmayan" underground bir türdü. 2006 gibi global olarak bilinmeye başlamış, 2009-2010 yıllarına kadar popülaritesini sürdürmüştür.

    sahneye renkli tişörtler, parmak arası terlikler ve basketbol şortlarıyla çıkan grup elemanları, sık tercih edilen down tuned gitarlar, bol miktarda palm mute/tremolo picking kullanımları, guttural/pig squeal barındıran, siniri dinmek bilmeyen vokaller, fazlaca blast beat ve china'lı, breakdown aralarındaki boşluklarda çeşitli double bass hareketleri içeren davullar karakteristik özellikleridir. yani bir zamanlar öyleydi, şimdi bunlar old school oldu.

    death metal ve pek çok hardcore temelli türün karışımıyla oluşur. kimi gruplar metalcore türüne yakınken, kimileri hardcore veya grindcore etkili olurlar, mathcore kaynaklı olup yelpazeyi daha da genişletenler de olmuştur, bilinenin aksine deathcore, pek çok bileşene sahip zengin bir türdür, zamanla brutal, melodic, blackened, symphonic, progressive vb. gibi alt kollara ayrılmıştır, doğal olarak birbirinden tamamen alakasız gruplar aynı tarzda anılabilirler.

    2006 öncesinde, pek bilinmediği dönemlerde de gayet yüksek potansiyel gerektiren, eargasm yaşatan albümler ortaya konmuştur, bilmek için bu türün her dönemini dinlemiş olmak gerekir, şimdinin prodüksiyon harikası, gıcır kayıtlı gruplarını dinleyip son derece kısıtlı bilgiyle fikir sahibi olmak büyük hata olur, cahil özgüvenidir. etraflıca dinlemeden fikir belirtmemek gerekir, pek çok "extreme metal" dinleyicisi baştan beri deathcore türüne karşı önyargılı ve mesafeli olmuştur, bu anlaşılabilir, zevk meselesi bir yana, hazmı kolay olan bir tür değildir. vokallerin genellikle derinden ve kalın tondan olması, enstrümanların neredeyse kuru gürültü oluşturacak şekilde kaotik ve genellikle melodik olmaması pek çok kişiyi rahatsız ediyor olabilir.

    eski tadı yok ne yazık ki, nereye çekersen oraya giden bir tür haline geldi ve yerini başka türler/trendler aldı. -djent gibi mesela- teknik boyutu yüksek tutan ve çizgisinden sapmayan grupları bir kenarda tutuyorum ama maalesef artık eskiye oranla fazlasıyla tekdüze. ne biliyim gang vokaller, şarkı aralarında beliren film diyalogları, birden duyuluveren sweep'ler, hayranlık yaratacak kadar yaratıcı davullar falan vardı, şimdi neredeyse hiç rastlamıyorum, o eğlenceli dönemler geride kaldı. grupların kendine özgü bir tarzı-duruşu vardı, şimdilerde onların yerini birbirinin kopyası, heyecan uyandırmayan gruplar aldı, hep aynı gidişat, en güzel ve en keyifli olduğu zamanlardaki* halinden eser yok.

    ekleme: bir süredir çoğunlukla iki şekilde kendini gösteren tür; aşırı down tuned gitarlarla icra edilen downtempo deathcore ve nu metal elementli deathcore, kısaca nu-deathcore. içlerinde dinlenir olanlar olmakla birlikte tarzıyla diğerlerinden ayrılan pek az grup var. bu türü büyük oranda vokaller batırır ayrıca, neredeyse gitarları bile bastıran, gereksiz şekilde kalın tondan, gereksiz bir sert olma çabasıyla yapılan vokaller dinlemeyi zorlaştırıyor ve artık gruplar tel yerine bahçe hortumu kullanıyorlar. gayet sıkıcı, bilindik.

    benim özlediğim bolca kirlilik içeren, melodik yönü zayıf kazımalı deathcore kayıtlarıdır, ilk suicide silence ve chelsea grin ep'leri örnek olabilirler, duymak istediğim deathcore onlardır, şimdiki downtempo bokları değil.

    artık bu türde beni şaşırtan "yeni bir şey" çok az çıkıyor ne yazık ki, chug chug ve bree bree dolu günler diliyorum ve yazımı burada noktalıyorum.
  • death metal'in biraz daha başkalaşım geçirmiş alt türü.

    bu tür 2005 sonrasında ortaya çıkmış ve dikkat edilidiğinde, albüm kayıtlarının yeterli kalitede olmaması sebebiyle çoğu deathcore grubunun ilk albümleri hem sound hem vokaller olarak benzerlik göstermekte. benim için bu konuda en çarpıcı örnekler carnifex'in dead in my arms ve suicide silence'ın the cleansing albümleri. ortalama 3 dakika civarında şarkılar, birbirini tekrar etmeyen riffler ile fazlasıyla müzikal aslında. breakdown ise o kadar düşük tempolu değil çünkü tür hala metalcore'dan esinlenme aşamasında. ama yine de bu kısım metalcore'a göre daha belirgin ki bu davulların şarkı içinde daha etkili olmasından ve gitarların metalcore'da bu kadar düşük akorda olmamasından kaynaklanıyor.

    down tuned gitarlar olmazsa olmazı. çoğu grup drop a kullanırken. whitechapel gibi bazıları da g veya drop g de kullanır. solo varsa o şarkı deathcore şarkısı değildir gibi bir algı var dışarıdan. belki ilk deathcore albümleri için bu durum geçerliydi ancak güncel albümlerde* oldukça melodik sololar duyabilirsiniz.

    benim için yeni bir alan hardcore dünyası ve hala keşfetmekteyim. dinlediğim her grupta beni çeken özgün bir taraf olduğunu düşünüyorum. carnifex'te vokalin aynı kişi tarafından sürekli değişen bir tarz da yapılması, whitechapel'de vokal phil bozeman'ın derinden gürleyen sesi, the acacia strain'in biraz beatdown'a kaçan gitarları ve şarkı sözleri...

    grup ve albüm bilgim şu an türe dair kısıtlı. yeni ufuklar keşfetme konusunda daha bilgili arkadaşların bir mesaj uzağındayım.