şükela:  tümü | bugün
  • dizinin* gizli başrolü, sevimli çilli yavrucak.
  • shameless'in en arıza karakteri. frank falan halt etmiş lan. korkuyorum ben bundan.
  • uzun bir aradan sonra shameless izlemiş biri olarak bana "oha ne olmuş buna!?" dedirtmiştir.

    aman dikkat dedirten edit: gallagher ailesinde aklı başında bulduğum tek insanın ergenliğnin bu kadar sancılı geçiyor oluşuna üzüldüğüm için yazdım. afet olmuş falan gibi sapıkça şeyler mi kesinlikle düşünmedim. uyarı için mazaka'ya teşekkürler.
  • sol frame'de gördüğümde bana " oha lan shameless başladı da debbie ne haltlar yedi de burda gözükebildi " dedirmiş küçük shameless karakteri. gelecek falan da vaadetmez.
  • shameless'tan arta kalan vakitlerinde muratpaşa belediyespor'da hentbol oynamaktadır.

    caps.

    caps 2.
  • ilk üç sezonda en sevdiğim karakter iken ergenliğe girmesi ile çok itici bulmaya başladığım karakterdir. umarım yine eski hallerine döner.

    edit: daha da beter oldu, hakkında dediğim her şeyi geri alıyorum. umarım hapse falan düşer.
  • dizide debbie ismi aslında bir kısaltmadır. asıl adı deborah'tır. resmi iş ve işlemlerin yapıldığı bir bölümde ismi memurlar tarafından bu şekilde ifade edilmişti.
  • bir insan ancak bu kadar itici olabilir. ergenlige girdigi zamandan itibarenki halinden bahsediyorum. bu kiz sozde ablasi fiona gibi olmak istiyor, ama fiona bir kere cok guzel. debbie, erkeklerin pesinden kosmaya ayirdigi vakti egzersiz yapmaya ayirsa, biraz kilo verse, dudagini oyle buzmese belki bir sansi olurdu. ikincisi fiona hic bir erkegin pesinden kosmuyor, kimseye yapismiyor, asik olsa bile yuz vermiyor, asiri gururlu bir karakter. yani fiona eger ergenlikte birileriyle bir seyler yasadiysa bu muhtemelen o erkeklerin ona yalvarmasi sonucu olmustur. bu debbie'de ise gurur sifir, zaten birisi donup bakmiyor bile. 13 yasinda bekaretini kaybedip buldugu ilk erkekten cocuk yapmak pesinde. cunku kimsenin onu istemeyeceginin farkinda. aslinda asik falan da olmuyor. sadece o kadar muhtac ve zavalli ki, buldugu erkegi nasil kapaklarim derdinde. bu karakterde, yuzsuz, uyuz hareketleri olan, aciz ve yapiskan bir insanin sevilmesi mumkun degil.

    buna benzer davranan bir de mandy vardi. lip bunu sallamadigi halde ona yapisik yasiyordu. neyse ki sonradan akli basina geldi de biraz gurur sahibi oldu.
  • sezonlar geçip gider büyürsün, bir gün olur hepsi biter demek istediğim hayalî dizi karakteri.

    açık ara shameless dizisinin en sevilmeyen karakteri. kör kör parmağım gözüne dercesine debbie gallagher'ı savunuyorum.

    debbie, dizideki kayıp nesildir. başlangıçta liseyi bitirip üniversiteye gitmesinin önünün hiçbir engel yoktu. derslerinde başarılı, liam'ın hatta komşu çocuklarının emanet edildiği aklı başında bu küçük kız; 'arıza' kızlardan hoşlanan ve sezonlar geçtikçe babasına daha çok benzeyen lip gallagher'dan daima daha umut vericidir/vericiydi. çünkü lip, her ne kadar harika çocuk gibi kurgulansa da "gustave klimt tablosuna benziyorsun dünya seni yukarı kaldıracaktır" denilerek zaten ne halt ederse etsin paçayı kurtaracak adam imajı çizilmişti; ne yaparsa yapsın babasının bir değişik versiyonu olacağı açıkça belli edidi. işte ama debbie...

    debbie'nin ne fiona gibi büyük sorumlulukları ne de diğer erkek kardeşleri gibi çılgınlıkları vardı. sadece doğru temaslar debbie'nin hayatını kurtarabilirdi. fakat o, açık ara gallagher ailesinin en yalnız ferdi oldu. fiona dışında o ailede başka kadın yok. buna rağmen svetlana bile debbie ile genç kızlık muhabbeti çevirip saç imajını değiştirebiliyorken fiona yoktu. fiona'yı suçlamıyorum ama bir kez bile fiona ve debbie'yi baş başa merdiven dertleşmesinde görememiş olmak debbie'nin ne kadar yalnız olduğunu görmemi sağlıyor.

    debbie'ye kızılan sahnelerin hepsinin arka planında onun yalnızlıktan kurtulma çabası vardı. misal fiona'nın velayetleri alacağı dönem, belediye havuzundaki kızlardan kendisini koruyamayan debbie'ye yardım eden frank olduğu için oyunu frank'ten yana kullandı. debbie ve fiona ile ilgili aklımda kalan en trajik sahne debbie'nin bekaretine kafayı taktığı için ped kullanmak istediğini söylemesine rağmen fiona'nın elimde sadece tampon var diyerek debbie'yi daha ilk regl döneminde yalnız bıraktığıydı. fiona'nın evet bir sürü sorunu var, ama bunlar arasında önceliği hiçbir zaman debbie alamadı.

    debbie, kendinden yaşça biraz büyük olan (tecavüz ettiği) pizzacı çocuktan da bebeğinin babasından da hep ilgi bekledi. hatta bebek yapma fikrinin temelinde de bu aile zaten diğer oğullarının bebeği ile annesini kabul etmiş, ben de bebek yaparsam beni de aralarına alırlardı. sadece işler ters gitti. debbie'nin hamile ve terk edilmiş haline gallaghergilden kimsenin gallagherca çözümler üretmediğine dikkat çekmek isterim. karen hamile iken lip'in yanında olan, carl'ı ve fiona'yı hapisten kurtarmak için dalaverelere başvuran aile debbie'ye ya çocuğu aldır ya da evden git demek dışında hiçbir girişimde bulunmadı. bu yüzden 8x12'de debbie'nin carl'a yardım etmeyip kafa karışıklığını anlatması sembolik bir nitelik taşıyor. o ailede mecbur kalınmadığı takdirde kimse debbie'yi dinlemiyor. bana öyle geliyor ki debbie, carl'ın sevgilisi ile empati kurduğundan carl'ı kurtarmadı ve çılgın sevgilisi ile evlenerek hayatının hatasını yapan kardeşinin kaçmak yerine kendisi gibi yaptıklarının sorumluluğunu taşımasını istedi. zira çılgın karısından carl otobüsle uzaklaşırken ne kadar katarsis yaşasam da debbie misali ortada bırakılmış bir sevgili var.

    sonrası hayatın getirdikleri, götürdükleri... debbie yalnız bir anne olarak şimdilik üç parmak kayıpla fena idare etmiyor sanki.