şükela:  tümü | bugün
  • geekyapar'ın sen ne diyon'dan sonra ürettiği eğlencelik içeriklerden biri. eğlenerek izliyoruz.
  • ama diyo ile beraber her hafta sabirsizlikla bekledigim, youtubeda bulunan cok guzel bir program.

    (bkz: geekyapar)
  • geekyapar holding'in sen ne diyon yerine yaptığı yeni sohbet programı. sen ne diyon kadar güzel olmasa da her hafta izler, laykımı basarım; ama içimde 30. bölüm civarında 2 haftada bir yayınlanmaya başlanacağına ve daha sonra kurgu üşengeçliğinden dolayı canlı olarak yapılacağına dair korkular var.

    eğer bunlar olursa herkes bilsin ki sebebi leğende çikolata banyosundan ölümüne kaçan ömercan güldal'ın sabotajlarından başka bir şey değildir!
  • saatlerce sıkılmadan izleyebileceğim youtube içeriği, hayalim bu güzel insanlarla bir gün sohbet edebilmek
  • dünyadaki en iyi outro müziğine sahip yapım.
  • 48’lik bir sözlük “dedesi” olarak keyifle izlediğim sohbet.

    sofradaki dedelerden biri ile (adını hatırlayamadım, hacıt. şu son günlerde kafa kalmadı bende. kusuruma bakma) ev kira semt bizim‘de tanışmış, birlikte çalışmıştık.

    her bir dedenin kendine has karakteri, muhabbeti ve espri seti var. öyle ve o kadar ki, dedeleri izlerken büyülenmiş gibi kendinizden geçiyorsunuz. en azından benim için öyle. dedelerin muhabbetine bayılıyorum. özellikle, muhabbet ederken, bir yandan da sofradaki nevaleyi götürmeleri, dedelerin o son kalan böreğe “önce kim alacak” diye yan yan bakmaları, anlatılmaz yaşanır.

    bir de 80’lerden kalma bir retro-intro’ları var, ki; beni benden alıyor. küba’da youtube erişimi sıkıntılı (yani yavaş) olduğu için kendilerini düşük çözünürlükte izlemeye çalışıyorum (youtube, bazen çalışıyor, bazen erişimde sıkıntı oluyor. ben de anlamadım). az önce, “izlenme için neler yaparız” başlıklı videolarını izledim. gecenin üçüne doğru bile dev kahkahalar atmama neden oldular (kardeşim uyuyordu. kalkıp geldi. “abi, neden öğürüyorsun? boğazına balgam mı kaçtı?” diye... artık nasıl ayı gibi gülüyorsam, kızcağız da korkmuş. yok, dedim, dondurmalı helvamı yemeniz için daha vakıt var. tamam, dedi ve yatağına gitti, ruhsuz ve hain kız kardeş (o benim canım yeaa!)).

    kendilerine “beni de aranıza alın”, diyorum. en azından, o masadaki pasta, börek, cola vs. ne varsa onun sponsorluğunu yaparım (biz de kadıköy çocuuu olduk, hacıt).

    öneri; bir sonraki “retro theme” için,

    https://youtu.be/wvotrhtgewo
  • bir sonraki bölümün*final olacağını söylediler. sezon finali olup ilerde devam edecek mi kesin bir şey söylemediler. bütün iyi şeyler bitiyor.
  • 29. bölümde kendilerine

    - bir konuda kızdığım,
    - bir konuda hak verdiğim,
    - bir konuda da beni üzen

    kutsal dede duo’sudur.

    https://youtu.be/tokaopk6szu

    kızdım;

    küfürleri “bip”lemişler. neden la?

    bir konuda hak verdim;

    evet; eşcinsellik, bir tercih değildir ve normaldir. sanırım, ömer dedem, “netflix, eşcinselliği normal bir şeymiş gibi göstermek istiyor”, diyen haluk tatar‘ı azarladı. ömer dedem ne dese haklı bence.

    kazdağları mevzusuna da girmişler ki, arapça mesaj harikaydı. doğru; “ağaç bana da kana-da lazım”.

    bir konuda da üzüldüm;

    30. bölüm, final olacakmış. rtük’ten dolayı kapatma kararı aldıklarını söylediler. sıçtırtmayın la! ne kapatması? olm bu kadar tırso musunuz?

    not; tırso değillermiş la! haklarını yedim. 19 eylül perşembe günü 20:30'da kadıköy sahne'de 2. sezon seyircili bir şekilde başlıyor...
  • an itibari ile son bölüm gelmiştir ve "sezon finali" olarak başlık atılmış. umuyoruz ki kısa bir aradan sonra devam edecekler.
  • cevdet'in kafa açtığı barış'ın kötü espiriler yaptığı tırt konsept. 1-2 dakika ancak dayanabiliyorum. sadece can ile ömercan bir şeyler yapsalar çok daha iyi olur.