şükela:  tümü | bugün
  • bu durumun en üzücü örneklerinden birini eşim yaşamış. dedesi kendisine para vermiş ve eşimle aynı yaşta olan diğer torununa dondurma almasını istemiş. ağlaya ağlaya alıp getirmiş o da... o zamanlar altı yaşında olmasına rağmen hala hatırlar üzülür.

    sanirim torun ayrımından da beter bir şey bu. dünyanın en kötü dedesine bile yakışmayacak bir hareket. bu arada ayrımcılığın sebebini yazmakta yarar görüyorum, ne yazık ki sizlere çok tanıdık gelecek bir sebepten: birisi kızından olma çocuğu, diğeri oğlundan olma... hangisi kızının çocuğu söylemeye gerek yok!
  • annemin istenmeyen evliliğinden olan meyveleri olarak biz(abim ve ben), hep babamızın adıyla anıldık.
    torunların arasından yemek zamanı tabaklarına en son birer kepçe yemek konulan, bahçesinde var olan ağaçtan bile iki kayısı veremeyen, bir kez başı okşanılmayan ve benim yıllarca içten içe tüm kuzenlerime nefret sebebim olmuş olan yaşlılar...
  • anadolu'da yaygındır. kız çocuklardan olan torunlar torun bile sayılmaz genelde. ne islamla ne ahlakla ne de vicdanla alakası vardır bu durumun. sakalı göbeğine değen elinden tesbihi dilinden zikiri eksik etmeyen kerli ferli dedeler yapar bunu. keşke açıp iki satır okusalar kuran ne diyor peygamber ne yapmış nasıl davranmış diye. boş boş tesbih çek anca. bir çocuğun kalbini kırmanın ne demek olduğunu öteki tarafta görecekler ama iş işten geçmiş olacak.
    edit:imla
  • daha 6 - 7 yaşındaydım, teyzemlerle cok yakındı evlerimiz eniştem de cok severdi beni sık sık onlarda vakit geçirirdim. maddi durumları da iyiydi bizim evde olmayan çoğu şey orada vardı ve teyzem de eniştem de hiç bir şey esirgemezdi benden.

    neyse gün geldi enistemin ve teyzemin 4 oğlundan en büyüğü evlendi ve evlenir evlenmez de çocuğu koydu tabi ki, tabi o zamanlar ultrason vs yaygın değil cinsiyet doğumda öğreniliyor. yine günlerden bir gün teyzemlerde takılırken doğum haberi geldi. teyzem enisteme gelin doğum yapmış kızımız olmuş dedi.
    eniştem hafif bir gülümsemeyle oğlanlardan biri götürsün seni hastaneye dedi. teyzem sonra "erkekmiş erkek oyun ettim sana" diyince enistemin hızla koltuktan kalkıp oyunum sırası mı diyip "5 dakikaya in aşağıda arabada ol gidelim hadi" demişti.
    ılk o zaman anlamıştım bu olayları ayrımı. eniştemin şirketi mal varlığı yerindeydi haliyle erkek varis baska anlamlar ifade ediyordu ona.

    rahmetlinin bu ilk torundan sonraki bütün torunları kız oldu. tek erkek ve en büyük torun paşalar gibi büyütüldü. ancak eniştem rahmetli olunca dört oğlan birbirine düşüp malı mülkü batırınca büyük toruna da bir sey kalmadı.

    klasik türk aile hikayeleri yani sonu hep benzer.
  • bir keresinde benimle aynı yaşta olan diğer kuzenlerim dedemlerde günü geçireceklerdi, ben de kalmak istediğimde dedem bana burası çocuk yuvası değil demişti. bu olay gerçekleşirken sekiz yaşımdaydım.
  • dedemin kızının çocuğu olmamdan dolayı maruz kaldığım ve sonraki tüm hayatımda dedeme öfkeyle bakmama neden olan gerçeklik.

    bir bayram sabahı dedeye gidilir ve eli öpülür. sonra dede cebinden para çıkartır ve senin şaşkın bakışların arasında yanında duran dayının oğlunun başını okşayıp parayı eline sıkıştırır.

    bana yok mu diye hüzünlü hüzünlü bakarken 6 yaşında bir çocuğa kendini piç gibi hissettiren duygusuzlukla arkasını dönüp gider.

    neyse ki babam vardı. beni üzgün görünce nedenini sordu. sonra dedemin kuzenime ne kadar verdiğini sordu. 5 lira dedim. çıkardı cebinden 20 lira verdi. senin toshaklarına kurban olsun pez-venk, üzme kendini oğlum dedi. aslan babam
  • genelde hangi torunun babası daha zenginse onu daha çok sevmekle sonuçlanıyor bu olaylar.
  • hemen hemen her ailede karsilasilabilecek bir durum. muhakkak kiymetlisi, daha bir kiymetlisi, en kiymetlisi vardir torun olarak kimi dedelerin. hep o ya da onlar sevilir, el ustunde tutulur. bir dedikdikleri iki edilmez. evet...
  • annemin babasının sadece dayımın çocuklarını, babamın babasının da sadece tek kızının kızını torun olarak görmesiyle iki taraftan da pek torun olma sevgisi yaşamayarak ikiye katladığım ayrım.
  • vefakar ve cefakar anadolu'nun, saf ve temiz yürekli insanında (!) sıkça karşılaşacağınız bir durum. özellikle orta anadolu'da kümelenir bunlar ama endemik değildiler, pek çok bölgede yetişirler.

    kendileri pek kabul etmese de sıralamaları genelde şöyle olur:

    1) erkek çocuğun erkek çocuğu
    2) erkek çocuğun kız çocuğu
    3) kız çocuğun erkek çocuğu
    4) kız çocuğun kız çocuğu

    tabi bu sıralamada mesafe anlamında yakınlık-uzaklık gibi faktörler, aynı cinsiyete sahip olan çocukların sevilme dereceleri filan göz ardı edilmiştir. dedeyle aynı evde büyüyenlere ekstra 2 ya da 3 derece verilir. ilk torunlara ebeveyn cinsiyetine göre 1 ya da 2 derece verilir.

    kabul etseniz de etmeseniz de arap kültürünün yansımasıdır bu durum. yukarıda yazdıklarımı aptalca bulacak olanlara saf ve temiz yürekli anadolu insanı ile biraz daha vakit geçirmelerini salık veririm.