şükela:  tümü | bugün
  • ona sahipken varlığını pek hissetmediğimiz, hatta unuttuğumuz, kendisi için hiçbir şey yapmadığımız ama tam yitireceğimizi anladığımız sırada, birdenbire hatırlayıverdiğimiz, bizim için ne kadar da önemli olduğunu o zaman anladığımız varlık, insan vb her şey.

    onu yitirmek üzere olmak çoğunlukla her şeyin bitmediği, hâlâ bir umut olduğu bir noktadır. bu defa bütün enerjimizle çırpınmaya, onun bizden ayrılmasına, uzaklaşmasına, yani onu kaybetmeye karşı bir refleks gelişir; bir yerlerinden tutunuruz bütün gücümüzle, gitmesin, yok olmasın isteriz. suçluluk duygusuna da kapılırız. vicdan azabı çekeriz. çünkü o zaman gözümüz açılır. gerçekleri o zaman görmeye başlarız. bizim ihmalimizin, değer bilmememizin doğal bir sonucu olduğunu düşünürüz bu gidişin. geri döndürmek çok zor olsa da olanca kuvvetimizle, imkânımızla bu gidişe direniriz. başarabilir miyiz? yoksa iş işten geçmiş midir? orası pek bilinmez.

    en kötüsü ise, bu kaybın bizzat kendi eserimiz olduğunu görmediğimiz, gözümüzün iyice körleştiği, nutkumuzun tutulduğu, sadece ve sadece ondan elde ettiğimiz yarar için üzüldüğümüz durumdur. bu ise aslında bilincimizdeki, insani duyarlılığımızdaki az gelişmişliğin en görünür ifadesidir. insan olmanın hâlâ bir adım uzağındayızdır. belki daha da fazla.
  • ona öyle denmez. kaçan balık büyük olur denir. evet kaçan şey önemsizdir, siz onu gözünüzde büyütürsünüz.
  • (bkz: captain obvious) lar birazdan damlar.
  • (bkz: sağlık)
  • (bkz: baba)
  • (bkz: sadakat) ve (bkz: masumiyet)

    eşinize/sevgilinize ihanet ettiğinizde anlaşılabilecek durumdur. aldattığınız anda önce sadakati kaybedersiniz ve aynı anda da masumiyetinizi.

    değerini de kaybedince anlarsınız. eğer içinizde biraz olsun insanlık varsa, sadakati kaybedince vicdanınız rahatsız olur.
  • sanırım konuşabiliyorken konuşma yetini,
    duyabiliyorken duyma yetini,
    yürüyebiliyorken bacaklarını,
    nefes alabiliyorken nefesini kaybetmek.
    hep yanında olan biri ya da, olmadığı zaman...

    özünde kaybetmek sır sözcük. zaten kaybedince değerini anlamadığın şey, bir değer taşımıyor insan hayatında.

    özetle, insanın hayatını şekillendiren bir alışkanlığı haline dönüşmüş şeydir.