şükela:  tümü | bugün
  • "bir şeyin değilinin değili kendisidir"* önermesiyle* matematik ve mantıkta yer bulan, sözlük edebiyatı türlerinden biridir. arada bir canı sıkılan "hödö değil" mahlasıyla dolanır ortalıkta. onlara güzelleme-nazire-röprödüksiyon arası diksiyon elverdiğince yazılan nazım biçimidir. halbuki değil ki gizli hiçbiridir. sen kimsin, neden gizleniyorsundur icabında.
  • diyalektik düşüncenin yöntemi.
  • bir önermenin doğru olmadığını söylemek. bir önerme dile getirdiğinizde ya da yazdığınızda onu kendi haline bırakırsanız, onun doğru olduğunu savunuyorsunuz demektir. ancak değillediğinizde artık yanlış olduğunu söylüyorsunuzdur. haliyle çifte değilleme de gereksiz bir işlemdir (doğru olmadığı, doğru değildir). tabi bu sembolik, birinci derece niceleme mantığında böyle, yoksa gerçek dil epey daha karmaşık. şöyle ki:

    "şu anki fransa kralı keldir" önermesinin değillenmesi sonucu ortaya çıkan önerme nedir?
    a) şu anda fransa'nın bir kralı yoktur.
    b) kurban ol sen benim kralımın sırma saçına.

    bu soruyu ingilizce olarak inceleyen bertrand russell bir de the ile uğraşmıştır ya, türkçe'de dert olmuyor bu. russell bu sorunla, dilin mantıksal yapısını açıklığa kavuşturmak hevesiyle uğraşmıştır (bkz: analitik felsefe). peki uğraştı da sonucu ne oldu çözdü mü? yok beceremedi tabi. ama bakınız öğrencisi wittgenstein bu başarısızlığın nedenini nasıl açıklıyor: "gündelik dilin anlaşılması için yapılan sessiz düzenlemeler, korkunç derecede karmaşıktır." 4.002(5).

    ama hemen, biraz daha proce parası olsa çözülecek sanmayın. gündelik dilin mantıksal yapısını arayıp arayıp bulamamak o kadar heves kırmıştır ki artık pek çok düşünür dilin keşfedilecek mantıksal bir yapısının olmadığını düşünmektedir. wittgenstein da hevesini yitirince başka bir adam olmuştur (bkz: ikinci wittgenstein).
  • olumlu bir ifadeyi olumsuz, olumsuz bir ifadeyi olumlu yapan mantik degismezi.
  • freud'un da kullandığı, "ruhsal hakikatin duygusal geçerliliğinin bilinçdışında tecrit edilmesi" anlamına gelen kavram. değillemede gerçeğe dair farkındalık oldukça sınırlı bir hale gelebilir, kişi gerçek olmayan bir şeyden bahsederken bunun gerçek olmadığının farkında değildir. yalan söylemek ile arasındaki ayrıma bakıldığında ise yalanın bilinçli oluşu, değillemeninse bilinçdışında gerçekleşiyor olması dikkat çeker. yani, akhtar'ın da deyimiyle değillemede insan kendini kandırırken yalan söylemede ise kandırılan başkalarıdır.
  • değilleme olmayan ifade olarak (bkz: yanlışlama), yanlışlıkla.

    boş/boşluk, yok/yokluk ve hiç/hiçlik çok önemli. bunlar değilleme ile adlandırılmamış olumsuzluklar. bunlar insan zihninde nasıl var edildi? nasıl algılanabildi?

    "aceleyle ve artan istek ve eylemle boşluktan ve aynı zamanda kötülükten kaçmak istiyoruz. oysa doğru yol boşluğu kabul etmemiz, içimizdeki biçim imgesini yok etmemiz, tanrı'yı değillememiz ve maddenin korkunçluğuna ve dibine inmemizdir." carl gustav jung - liber novus

    (ilk giri tarihi: 25.6.2014)

    (bkz: değillemek)
    (bkz: olumsuzlama/@ibisile)