şükela:  tümü | bugün
  • heybeliada'da piknik yapılabilecek en güzel alanlardan biri. heybeliada su sporları kulübü'nün yanından başlayıp aşağıya doğru uzanır. adını sahildeki yel değirmeninden alan bu alandan, kaşıkadası net bir şekilde görülebilmektedir.

    alana giriş yazın ve özellikle haftasonlarında ziyaretçilere ücretlidir. eğer adalı olduğunuzu söyler ve kapıdaki adama bunu inandırabilirseniz bedavaya da girebilirsiniz.**

    ilk kez gidenler için burundaki değirmene çıkmak farzdır. ama baştan uyarayım, kuvvetli bir mide ve koku almayan bir buruna ihtiyacınız var. (bkz: bir umumi tuvalet olarak değirmen)
  • akşam hava karardıktan sonra günübirlik ziyaretçilerin adadan ayrılması, yazlıkçıların ve diğer sakinlerin genellikle geceyi sahilde ve/veya sahildeki mekanlarda geçirmeyi tercih etmeleri sonucu neredeyse hiç kimsesizliğe bürünen ağaçlık yeşil alandır. hiçkimsesizliği bozan, tanımdaki "neredeyse" ifadesinin kullanılmasına sebep olan birileri her zaman mevcuttur. bazen geceyi dolduran ızgara kokuları ile mangal yakılır, bazen taze demlenmiş bir değil birden çok bardak çay içilir, bazen sadece denize doğru sigara dumanı üflenir.
  • yaz geceleri ateş böceklerinin akınına uğrayan mekan..
    içeceğinizi alıp bir kenarda kınalıada, burgazada ve anadolu sahili manzarasında demlenmeye çalışırsınız, birden arkanızda yürüyen küçük ayakların olduğunu hissedersiniz, keyfinizi bozmamak için arkanıza bakmaz, bir yudum daha alırsınız. sonra ayak sayısı 20-30-100 olur ve artık dayanamaz dellenir, başka bir yere gidersiniz..
    ve o anda farkedilir ki, aslında sessiz ve ıssız olması gereken bu yer, geceleri böcük saldırılarına uğruyordur, ve güneşin ilk ışıkları, yalnız ve kimsesiz kalmış çimlerin üstüne vuruyordur..
  • cankilerin uğrak yeri, gece gizli işler çevrilen, adanın tadına varılabilecek enfes orman içi dinlenme ve piknik alanı. yaz gecelerinin vazgeçilmezi değirmende bira keyfi.
  • (bkz: dilburnu)
  • haziran 2005 itibariyle girişi tam:1.800.000, öğrenci:900.000 tl olan yer.
  • çadırlar, değirmenburnu diye tabir edilen, eskiden değirmenin olduğu rivayet edilen bölgedeki açık alana kurulmu$tu geçtiğimiz yaz. buna kar$ılık olarak da giri$ ücreti almayı da kestiler.

    bu yaz da kurulur mu bilemem ama, değirmenburnu piknik alanı yakla$ık 1,2 kilometre uzunluğunda, yukarıda papaz okulu a$ağıda ise deniz kenarına kadar uzanan büyük bir alandır. içinde basket sahasının da olduğu bu koskocaman alanda 5-6 tane çadıra kafayı takmak pek manidar. tamam zamanında basket sahasına (yanılmıyorsam ford'un) reklam alınması da ho$ değildi, bu da ho$ değil..

    ama üsküdar belediyesinin kurduğu 4-5 çadıra bikbikliyenlerin, yıllarca dandirik iki bank için giri$ parası kesen adalar belediyesi'ne ne tip itirazlarda bulunduğu bende merak uyandırdı $imdi.
  • giriş ücreti 4 lira, plaj girişi ise 15 lira, yani toplam 19 lira giriş ücreti olan yer.

    19 lira karşılığında şezlong ve şemsiye garantisi yok, şemsiye alacak kadar şanslı olsanız bile rüzgar esince şemsiyeler kırılıyor diye şemsiyeleri kapatmaya çalışan şakacı bir işletme anlayışları var.
  • kapıdan hemen önce soldan yukarı çıkan üst yolu kullanıp içeri ücretsiz girilebilen yer. soldan yukarı, sonra sahile paralel devam, ileriden de denize doğru iniş şeklinde. çay içilebilen mekanı ile büfesi var. yolun üst tarafındaki çam ağaçları muhteşem. piknik yapanlara beleşçi martılar eşlik ediyor. eğitimliler ama ha! zeytin çekirdeğinin yenmeyeceğini, simitin daha havadayken yutulacağını biliyorlar!
  • mekanın havasını bile paraya döndürmeye çalışmalarıyla insanı sinirlendiren ama kalenin arkasındaki 4 tarafı denizle çevrili masalarına-mevsim sebebiyetiyle- boş rast geldiyseniz bütün o sömürüyü size unutturan piknik alanı.

    nisan-mayıs ya da eylül-ekim aylarında gitmenizi tavsiye ederim.

    kıskandırmak gibi olmasın.