şükela:  tümü | bugün
  • hani eskilerden bir dua var. "allahım bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirme gücü, değiştiremeyeceğim şeylere de katlanma gücü ver" diye. bu dua tamda bu satırların yazarının anlatmak istediği şeyi içerdiği için burda, yoksa kendisi pekte dualarla ilgili biri değil.

    duanın ilk kısmı yani "değiştirebileceğin şeyleri değiştirme gücü" gerek medya gerekse toplum tarafından bizlere sürekli empoze edilmekte. buna verilen aşırı önem cümlenin ikinci kısmı yani "değiştiremeyeceğin şeylere katlanma gücü" nü anlamayı güçleştiriyor.

    "istediğin her şeyi yapabilirsin." "sadece istemen yeterli" gibi cümlelerle büyüyen birey, bir süre sonra neyi değiştiremeyeceğini anlayamaz duruma geliyor ve birazcıkta inatçıysa bu bireyin hayat boyu pek çok noktada başarısız olacağını kestirmek çok zor değil.

    bu sözün bir diğer boyutu da tabiki katlanabilmek. hızlı tüketme alışkanlığı beraberinde hiç bir şeye katlanamamayı da getiriyor. oysa hayatın pek çok noktasında katlanabilmenin faydalarını ancak katlanamayıp zarar gördükten sonra anlayabiliyoruz.

    sonuç olarak ben, değiştirilemeyecek şeylere katlanabilmenin en az değiştirebilecek şeyleri değiştirmek kadar önemli olduğunu düşünüyorum.
  • (bkz: mukavemet)
  • “god grant me the serenity to accept the things ı cannot change, the courage to change the things ı can, and the wisdom to know the difference.”

    bir marlo morgan deyişidir.

    "tanrım bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü değiştirebiliceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver"