şükela:  tümü | bugün
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • yaşadığı şehrin kıymetini bilmesi gereken, ayrıca mesai saatinde sözlükten kopmayıp hoş sohbetiyle mutlu eden badim. * *
  • muhabbetini her gün şeker niyetine çayıma attığım insan*, yurdum emekçisi.*
  • öyle bir insan olur ki, konuşmadan edemezsin. sürekli bir şeyler anlatasın gelir, ya da o sürekli anlatsın senin dinleyesin. mesaisinden çalar bazen de konuşmak için.derdini anlattığında senin kadar üzüldüğünü bildiğin, sevincini paylaştığında senden çok sevindiğine emin olduğun, biri olur ya hani. daha tanışır tanışmaz sıcak sohbetiyle insanın içini ısıtır, sürekli halini hatırını sorar, seni senden çok merak eder ya hani, artık ailenden biri olmuştur hatta, o derece. işte öyle bir şey insan bu, melek gibi. hatta söz verir tutmazsın ona bile bir şeycikler demez, sonra düşünürsün ki “yahu bu nasıl bir insan, bu insansa ben neyim” diye. iyiliğiyle, insanlığıyla döver adamı o kadar kötülükten uzaktır. kısacası fazladır o herkese fazla. * * *
  • sözlükte en severek okuduğum yazar. bana bi zaman attığı bi mesaj var, hala saklarım onu, yalan, saklamamıştım, silinmiş hunharca, öyle başladım okumaya. o zaman bu zaman, gel zaman git zaman, evvel zaman, kalbur zaman. hem zaman dediğimiz şey, rejeneratif bişi olsun istemez miydik? bükülebilen bişi, yenilenebilen bişi olsun istemez miydik? kendisine birkaç bişi borçluyum hem. lüfer borçluyum. utançtan kızarmış surat borçluyum. özür borçluyum.

    son bir yıldır, hayatımda zuhur eden değişikliklerden en güzeli bence kendisi. yolda görsem tanımaz mıyım acaba, diyorum bazen. nasıl yapıyo tam mekanizmasını şeyapamıycam burada ama morali "eh" ile "örrr" arasında gidip gelen bi kişi olan beni, "örrr" mertebesinden "hey" mertebesine ulaştırabilcek kudrette. mesajın yeşilinden o olduğunu anlıyorum bazen. deli diyorlar bana, desinler değişemem, resimler değişemez, yesin onu nenesi. bakıyorum akıldan bi sarı bi kırmızı bi de mavi balonlar kaçmış uçuyor hayvan ara'yı darlıyorum. bakıyorum helyum dersini almış, aldığını aldığı yere koymuş.

    şimdi, ben ona bi çift crocs alıcam, o bana mercimeklinin maydonozlarını doğrayacak, hayat hayallerimizi kaderlerimize mail atarken eteçmıntları yabmayı unutmayacak. öyle kavilleştik. (kavilleşmek?) taam söz, ben de ayıklattığım lüferleri unutmıycam balıkçıda :/

    bi de bana en son attığı mesacda şunları demiş canım dyb: "insanları sınıflandırmaya bayılanları da boş kümelerin kesişim kümesine tıkıştırırım. dipdibe yaşasınlar kendi sınıflarında." dedim ben de valla gelir bu benimle el alemin düğününe gerdan kırmaya, basen bükmeye. acık deli galiba lan bu.
  • sırtım kapıya dönük oturuyordum. bir anda yabancı bir sesin keçiören aksanlı türkçesiyle "aminatorazatan?" dediğini duydum, kanım çekildi, bürosite çivilendim. ofiste benden başka kimse yoktu. beni tanıdılar siz gaçın yoldaşlar diyemedim, onun yerine kapıya dönüp kibarca "pardon?" dedim.

    oydu... her gördüğümde "bana bişi gelmiş mi?" diye darladığım kargocu çocuktu. her seferinde sen kimdin lan ifadesiyle bakar, tanımadığım o adları yanımda çır.. öhmm.. tanımadığım bi ton insanın adını soyadını okur, "bu kadar" der, ben de "he, ii bana bişi gelmemiş" diyip yanından uzarım.
    "nebahat hanım siz misiniz?" dedi, "eveeet!! evööött!!" diye yerimden fırladım. halbuki benim adım nebahat değil, sonradan aklıma geldi. ay yok, o ben değilim yanlış anlamışım dedim, bozuntuya vermeden. he o zaman biiiip (hayır adım biiiip değil, tv'de filan küfürlü şeyleri sansürlemek için öttürülen sesten ötcek burda-sansüre hayır!) hanım kim dedi. "aha!", dedim "benim o işte". sonunda gelmişti. kargocu çocuk değil lan, nağpiyim o sıskayı, beklediğim paket gelmişti.
    "muradına erdin mi len ezik karı? geldi işte sonunda sana da bişi." der gibi yüzüme baktı, gözlerime, ama senin gibi değil. anladım ki hiç kimse... ya ooooff... paketi aldığıma dair imzayı attım, hadi saol saol dedim yolladım bunu...

    gönderen: degmesin yagli boya alıcı: aminotriazoltiyon yazıyordu paketin üstünde. itinayla açtım laylon poşeti, delicemesine gülüyordum bu arada. paketin içinden çıkanları masama dizdikçe şirazeden çıkmış şekilde gülüyordum, histeri krizindeki hülya koçyiğit gibi gülüyordum. allahtan ofis hala boştu, rahat rahat anıra da biliyordum. ara: anıra da bilmek.

    galbimin güllü fıstıklı lokumu, bana tamm benlik ciciler yollamış. galbimi kıranlar olursa yabıştıriyim diye bayandan az kullanılmış çok temiz pritt yollamış, yabışkan tutmazsa dikerim diye iğne-gökkuşağından iplik yollamış, hiçbiri dutmazsa eeehh sikerim diyip pıtlatırım da şıtrezimi atarım diye pıtlayan laylon yollamış. mektub yazmış lan allaam 15 yıldır el yazısı görmedim ben, aklım çıkçak sandım. mütiş bişi, ekstrem bi duygu.

    evet böyle bi sevgi kelebeği, böyle bi erken dönem ece erken tineycliği hakim üzerimde. bu tineycır görüntüsünü 'imren aykut ciddiyeti' üzerinde düşünün bi... hee, işte öyle anlamsız bi döpiyes gibiyim şu anda. allaaam üzerinde nazar boncuklu kelebekler olan bi döpiyesin koşarak size yaklaşmakta olduğunu düşünün bi... işte dyb bu yüzden çok zor durumda, empati kurun. yemelik bir insan kendisi. zor durumda, evet. seviyorum onu, ama arkadaşça.

    entrynin tamamını okumaya üşenenler için: katil kargocu çocukmuş :/
  • #16993628 gibi bir insan kendisi. değişik beyninin sadece yüzde yedisini yansıtıyor bunları yazarken. geri kalan kısmı da gördüm ben. iyice çapraşık, karmaşık. kimseler çalışmasın cumartesileri diyecek kadar düşünceli, çoğul ekli iyilik temennileri ile dolu bir insan. bütün dünya güzel olsun falan istiyor, saf bildiğin. az yazıyor öz yazıyor. özyağcılar. bir kelime bile boş yazmıyor. bi çırpıda itfayiye yazabiliyor mesela. okudukça seviliyor, sevildikçe okunuyor. hep yazsın, hep okuyalım, hep gülelim.

    hiç çalışmadan bol para kazansın, yan gelsin yatsın. '' çalışmadan yapamam ben yeaa'' diyene uçan aparkatı yapıştırsın.
  • sabah sabah zihninin karanlık meyvelerini paylaşmak suretiyle beni dehşetten dehşete sürükleyen insan. hayır demek üstüne bi de panço uydursa, "dum ka, ka! ka, ka!" nidaları eşliğinde dünyayı ele geçirmesi işten değil. dağlara taşlara onunla ilgili sesli harf içermeyen cümleler yazmak istiyorum ve kendisine işte şu şarkıyı armağan ediyorum:

    http://www.youtube.com/watch?v=hecosbqolec