şükela:  tümü | bugün
  • deli kadınlar dümdüz kadınlardır. hileye hurdaya ihtiyaç duymazlar. sizden bir şey istediğinde hiçbir ayak oyununa ya da hesaplamaya gerek duymadan ister….! bir şeyi reddettiğinde de bunu yine aynı düzlükte reddeder. öldür allah ikna edemezsiniz..! çünkü sizin dünyanızın gücü onu ikna etmeye yetmez..! dedik ya; zaman mutlaka deli kadını haklı çıkaracaktır. para, pul, kariyer, kimlik, ulus, sınır…, ev, mal, mülk vs. ile asla işi olmaz……! bu açıdan ulussuzdurlar onları dünyanın neresinde görürseniz görün şıp diye tanırsınız. çünkü ne kahkahaları tutsak, ne gözyaşları sınırlı, ne arzuları mahpus, ne öfkeleri prangalıdır. bu duygu durumlarından herhangi birini herhangi bir mekanda, kişi sayısı fark etmeksizin tak diye önünüze koyarlar… sevecekse orta yerde sevecektir her şeyin içinde herkesin içinde sizi, dövüşecekse de yine orta yerde…..!

    bir başkadır deli kadınlar..
  • nasıl bir kadın mı..
    akıllı kadın değil deli bir kadın tercih etmeli..
    çünkü ; içi dışı birdir, yalanla dolanla işi olmaz.
    herşeyi apaçık söyler.
    gizlemesini de iyi bilir.

    mesela, acısını hiç belli etmez, kimseye kendisini acındırmaz, adam gibi güçlüdür, adam gibi sevmesini bilir deli kadın.
    akşam biryere mi gidecek baktı ruju mu bitmiş hiç aldırış etmez , ben böyle de güzelim der , kendini beğenme değildir bu kendine güvenmedir.
    deli kadın böyledir ışte , kendini düşündüğü kadar da karşısındakini düşünür.

    asla kin tutmaz, sadece sevdiğinin elinden tutar.
    hiç bırakmamacasına...
    öyle büyük sever ki , öyle değer verir ki , bu cesaretinden dolayı arkadaş çevresi ;”ne yapıyorsun sen böyle, deli misin ?” derler.

    yeri gelir adam gibi adam olurlar , sevgileriyle erkeğin aklını alırlar, ışte böyledirler.
    arkasına bakmaz, geçmişiyle pişman olmazlar.ileri de pişman olacağı şeyi de asla yapmazlar.

    yeri gelir bir gece vakti yolda yalnız başına yürürler, namus bekçilerine asla gerek duymazlar, kendisini korumasını bilirler.

    aşk’ı arkadaşlığı ayırt edebilirler. asla duygularından emin olmadan kimseye umut vermez, “umut” verdiği insana da “unut” demez onlar.

    yeri gelir öyle bir topuklu ayakkabı giyer ki yürümek mucizedir, ama mucizenin adıdır, onlar.

    bir erkeği ayakkabı gibi severler, her ne kadar da ayağını arkadan vursa, kendisine acı verse ,hoşuna gitti mi , sevdi mi o ayakkabıyı tüm acıyı kenara atarlar.
    tamiri asla sevmezler, kırılan birşey oldu mu direkt atarlar.
    tıpkı kendilerini kıranı olduğu gibi.

    işte böyledir o’nlar. yalansız, cesur ve biraz da mert asla tahammulleri yoktur , kalplerine almazlar na’mert.
    ıçi dışı bir oldukları için bazen yanlış anlaşılsalar da , hiç takmazlar .
    çünkü , zamanla kaybetmekten aldıkları cesaretle cesurdur bu kadınlar...
  • erkin koray anlatsın.
  • deli kadınlar güzel severler; güzel kadınlar da deli..
  • hayatla işlerini bitirmiş kadınlardır. umursamazlar, iplemezler, takmazlar...
    dünya yansa umurlarinda değildir. kendi doğruları onlara yeter. sonunda bela bile olsa o doğrudan vaz geçmezler.
    bu insanları umursamadıkları anlamına da gelmez. ama insanoğlunun defolarına karşı duracak kadar güçlendikleri için duyarsız görünürler bazen...
    dışardan havai görünürler. kahkahalarla konuşurlar ama en çok kahkaha attıkları zamanlar en çok yaralı oldukları zamanlardir aslında. yaralarını kahkaha maskesi arkasına saklarlar. kimseyi dertlerine ortak etmeyi sevmezler. yaralı hayvanların bir köşeye gizlenip kendilerini iyileştirmeleri gibidir acıları. çünkü insanlara güvenmemeleri gerektiğini yedikleri yüzlerce kazık sonrası öğrenmişlerdir artık.