şükela:  tümü | bugün
  • bir dönem moda ile kızıltoprak arasında çeşitli kavşaklarda siyah paltosu kalın çerçeveli kemik gözlükleri ve parmaksız eldivenleriyle trafiği yönetme misyonunu üstlenmiş kişi.
    hakkında binlerce efsane türemiştir en son hatırladığım deli murat'ın çok zengin bir ailenin tek çocuğu olduğu ebeveynleri vefat edince kendisine bakacak kimsenin olmaması nedeniyle, kendisini bu işe vermiş olduğudur.
    son iki üç sene içinde kendisine rastlamamış olmammdan vefat ettiği gibi bir sonuç çıkartıyorum, öyle ise toprağı bol olsun diyor kendisini saygıyla anıyorum.
  • bu yaz moda civarinda dolastigini gorup nese doldugum, nese dolduracagima inandigim, adinin da mutar oldugunu burdan ogrendigim sozluk useri.

    hazirlik da gyanindan grup halinde gecerken

    "ne kadar chic siniz, ingiliz gibisiniz"

    diyerek gonullerimizi fethetmis yazar.
  • beşiktaş basketbol maçlarının tribündeki olmazsa olmaz renklerinden. maç boyunca takımı kenardan koç gibi yönetir. eskiden istek üzerine gayet cool bir stille kanat çırpıp uçardı, artık yapmıyor. koraç kupası maçında yabancı hakeme ''hoca two atış'' şeklinde uyarıda bulunmuşluğu, dışarı çıkan topu geri atan çocuğu ''vermesene lan, zaman geçirecez'' diye azarlamışlığı vardır.
  • (bkz: murat özcan)
  • dikilitaş' taki basket maçlarında, eğer maç kopmuş ve heyecanını kaybetmişse taraftarlar başlar : "deli murat uçacaaak" diye. ama murat biraz nazlanır, hemen uçmaz. sonra tezahuratlar artar "uç uç uç uç uç". murat yine nazlanır. bu sefer herkes ellerini kaldırıp başlar "o0o0o0o0" diye. artık murat taraftarı kırmaz ve kollarını iki yana açıp uçmaya başlar. salonda "oooooleeey" seslerini müteakip çılgın tezahuratlar başlar. gerçekten garip adamdır murat. futbol maçlarına parası yok diye çoğu zaman giremez ama basket maçlarında hep ordadır. ufak çocuklar arada onu kızdırsa da taraftarların hepsi onu sever, halini hatrını sorar. yaz kış üstünden çıkarmadığı adidas zamanından kalma montuyla, hayatını beşiktaş' a adamışlardandır.
  • ünye'nin en tanınmış simalarından biridir. gece - gündüz, yaz - kış demeden iskelenin en ucunda denize doğru küfürler savururken görebileceğiniz birisidir.

    zamanında hali vakti yerinde tam bir karadeniz beyefendisi iken nasıl bu duruma geldiği hakkında çeşitli rivayetler vardır.
  • akatlar'da parke kenarında yaptığı hareketlerle koçluk, amigoluk ve basketbolculuğu tek bir bedende harmanlayabilmiş yegane insan evladı olduğunu tribünlerin tam olarak dolmadığı herhangi bir maçta yine ve yeniden ispatlar.
    ilaveten, bir maçta ortalama 48 kere man to man diye bağırır.
  • ünyenin bekçisidir.

    eskiden kenan evrenin soforu olan deli murat rivayete göre gözünün önünde karısına tecavüz edilmesi sonucu delirmiştir. atatürk aşığıdır, sinirli olmasına rağmen merhameti hadsafhadadır. 1 parça ekmeğini martılarla balıklarla paylaşır kendisi. saygıyla eğiliyorum önünde.
  • daha hiç beşiktaş'ın basket maçına gitmemişken televizyonda maç izlerken kim olduğunu merak ettiğim şahıs. hangi maçı izlersem izleyeyim merdivenlerde sürekli elleri kolları havada bir adam görürdüm. sonra akatlar'a gitmeye başlayınca kendisini yakından görme fırsatım oldu. kendisi basketbolu bilen biridir. sanırım deli lakabı hareketlerinden ve aşırı heyecanlı kişilinden ötürü kendisine takılmış. taraftarın dur durak bilmeden yaptığı tezahuratlar esnasında top rakipteyken taraftarı uyarır, top beşiktaş'tayken besteye girmeye çalışır. hakemlere sürekli bir şeyler anlatır, oyunculara bütün maç taktik verir. en önemlisi de yaz kış akatlardadır ve tekerlekli sandelye maçlarında süleyman seba'da görmüşlüğüm de vardır..

    kendisi beşiktaş basketbolunun kanımca en önemli simgelerinden birisidir. 2 sezon önceki şampiyonluklardan sonra kimbilir nasıl sevinmiştir diye düşündürtmüştür. gerçek bir taraftar gerçek bir beşiktaşlıdır.. en son tarafımfan eurolig maçlarında sahaiçi tribününde kendisine yakışmayacak sakinlikte maç izlerken görülmüştür..