*

şükela:  tümü | bugün
  • bir kizi severmiş bu deli nevzat. almak istemiş, annesini bir kaç kere yollamış, istetmiş kizi. lakin, kızı vermemişler, fakir diye. gene de nevzat severmiş, umudunu kesmeden beklermiş. bir gün yangın çıkmış mahallede. kızın ailesinin ahşap evi içindekilerle beraber gözlerinin önünde yanıp gitmiş, sevdiği kiz ölmüş. o günden sonradır ki nevzat delirmiş. şöforlük yaparmış eskiden. elinde direksiyonu ile kala kalmış. bazen yol ortasında durur, otobüse, minibüse sinyal verip, önünde duruverir. illallah dedirtsede sürücülere, kimse bişi demez, güler geçer.
  • bundan bir adet de istanbul erkek lisesinde bulunurdu zamaninda... spor salonunda hademeydi kendisi. salonun icinde birilerini kovaladigi sikca rastlanan bir durumdu. saci sakali kasi sapsariydi.
  • bazen kural-nizam dinlemez, kaldirimdan surer; oteki yaya-araclarin aceleci olanina tahammulu yoktur, dikiz aynasindan gozune kestirir, yavaslar, bekler, sarmal seyre gecilir ve yol vermez, sollamalarina katiyyen musaade etmez -nihayet "akilli" arac burt reynolds'vari bir numarayla nevzat'i atlatir, fakat o keyfini almistir, arkasindan guler ancak.
    geri vites manevralarinda da pek mahirdir.
  • (bkz: deli murat)
  • (bkz: deli cevat)
  • bilenler bilir, sakip sabanci lisesi nin içinde okulun tarihte geçirdiği evreleri anlatan resimler vardı..(en azından benim zamanımda vardı.sene o zamanlar '93 tabi) okulun en son halini gösteren resime dikkatle bakarsanız okulun önünde arabasını süslemiş deli nevzat ı görebilirsiniz..bayram falanmış herhalde resmin çekildiği gün,gelin gibi yapmış maşallah arabasını nevzatımız