şükela:  tümü | bugün
  • delillere ulaşmayı engelleyici davranışlar, delillerle oynama.
  • avukatlara yasak olup olmadığını bilmediğim ama olması bana manasız gelen bir şey.

    geçen suits'in bölümünde vardı, harvey specter bey bir tazminat davasında delil karartmakla itham ediliyor falan filan, büyük işler. bu arada suits de ne ööeeehh dizi çıktı be kardeşim. bi ara onu da yazıcam da üşeniyorum.

    demek ki amerika'da yasakmış onu anladık. bizdeki durumun detaylarını tam olarak bilmiyorum ama hiçbir koşulda yasak olmaması gerekir.

    avukat, müvekkili aleyhine olarak delili neden mahkemeye sunmak zorunda olsun ya. bunun mantığı ne ki. müvekkilimin aleyhine olan delili de ben sunacaksam savcı nedir karşı tarafın vekili kimdir ve biz burada ne yapıyoruz?

    hem madem ben bu işi de yapmak zorundayım, o zaman avukat-müvekkil gizliliğinin de anlamı yok. çünkü bu gizlilik, müvekkilinin aleyhine olacak verilerin senden zorla alınmasını önlemek içindir. e tamam da ben bunları kendim de vermek zorundaysam o zaman gizliliği neden önemsiyoruz ki?

    bizim burada, müvekkilinin aleyhine olacak veriyi mahkemeye sunacak olursan en iyiden en kötüye başına gelebilecek olanlar şunlardır:

    - maymun olursun.
    - işsiz kalırsın.
    - müvekkil sana tazminat davası açar ki haklı olur.
    - müvekkil seni baroya şikayet eder ki haklı olur.
    - baro sana ceza verir ki haklı olur.
    - müvekkil seni savcılığa da şikayet eder ki yine haklı olur.
    - ağır cezada yargılanırsın ve aleyhine çıkan karar yine haklı olur.
    - hepbiri.

    öyle saçma şey mi olur ya.

    müvekkilime dünyanın tazminatını ödetecek bir bilgiye vakıfım ve bunu mahkemeye kendim götüreceğim? yaw he he.

    o delili karşı taraf vekili bulamazsa bunun benimle hiç alakası yok, yok bulur da geçerliliğini ispatlayamazsa o zaten benim sorunum değil. napim allah allah. ben kazandığım zamana bakarım.

    *
    anlayana sivrisinek saz edit'i:

    ne dediğimin anlaşılmadığını belirten bir sözlük yazarından mesaj geldi, onu da yazalım. belki anlamayan başkaları da vardır.

    "ne dediğin anlaşılmıyor. delil karartmak demişsin sonra da avukat aleyhte delil sunmak zorunda mı demişsin. delil karartmak; suç mahallinde davanın sonucunu etkileyebilecek tahribatlarda bulunmak ya da delillerin toplandığı şubede çeşitli işler çevirerek delilleri yok etme. şeklinde bir tanım yapılabilir. delil karartmak budur."

    *
    ben de bu üslubun nereden geldiğini ve nasıl "sen" olduğumu anlamadım ama oluyor böyle şeyler. detaylara girmiyorum. esenlikler dilerim.