şükela:  tümü | bugün soru sor
  • bazen "dnm" seklinde de yazilan kelime.
  • subjektif bakış açısıyla, yaşamla ilgili her konuda yazılabilen, yazarın süper rahat bi dille yazdığı, genelde bi oturuşta okunabilcek kısalığa sahip fikir yazısı türü. sanki fikirsiz yazı varmış gibi.
  • haber gruplarında "kardeşim test grubu açıldı işte, sittirip oraya atsana denemeni" şeklinde reply'lara her zaman maruz kalan mesaj başlığı... e haklı adam... (bkz: test)
  • bir yazarin gelismesinin ilk evrelerinde en onemli rolu oynayan dusun yazisi turu
  • aklina gelen bi programa baslamadan once bunun acibidik gubidik bisey oldugunu belli etmesi icin konulan isim...
    versiyonlari dene1, dene2,... denen seklinde devam eder...
  • denenmek istemedigini i$aret eden ünlem sözü....
  • tecrube etme.
  • türkçedeki ilk ve en güzel örnekleri nurullah ataç tarafından yazılmıştır.
  • ve yosunlar çöktü yine dibe. dalgalar dindi. hava artık çılgın değil. bağırmıyor bana, kızmıyor sana. doğaya yenilip ölmüş olabilirim. denizin dibinde duruyor cesedim. yosunlarla beraber çökmüş dibe. bakıyorumda tek gözüm yok.. hayata iyi bakamamışım meyersem. ağazım kapalı.. yeterince iyi konuşamamışım. ya da doğru. ya da herkese kazandıracak şekilde. ellerim arkamda.. cansız olmalarına rağmen sımsıkı tutmuşlar birbirlerini. bağlıyım.. hep bir mahkum muydum ben? hic mi kendi yarattığım sağlam zincirleri koparacak gücüm olmadı? yoksa bu sadece bir oyun muydu benim suclu rolü oynadıgım? bacaklarım hareketli sanki.. canım yok bedenimde ama hareket ediyorlar. okadar alışmışlar ki kaçmaya. sevgiden, nefretten, duşmandan ve hatta dosttan.
    kendimi görüyorum yine cansız. gecen gün tekrar gelmiştim buraya. bakıyorumda, çürüyorum yavaş yavaş.. isterdimde olmazdı. şimdi oluyor ya! mutlumuyum? değilim.. kahretsin yine mutsuzluktan çürümeye mahkumum. ama ben sadece bir “ruh” um artık.
    bugun o gun. ilk kez dokundugum. sana, “sen” değilde “kendimden çok” diye baktığım gün. yarı çürümüş bedenimde hala belirgin olan bazı izleri yeni farkettim. dudaklarımda senden kalan öpücüklerin izleri var. arkamda duran ellerim bir cabayla hala seni hissetmeye calışıyor. bacaklarım yine hareketli. ama busefer bir garip, sanki kaçmıyor gibiler. telaşlı değiller. gidioyorlar sanki sana doğru. seninle beraber olmaya. hala farkında değiller sanki yollarındaki tehlikelerden. okadar savunmasız yaptı ki senin sevgin onları. okadar düşünemez ve zavallı kıldı ki senin sevgin. artık masum da değiller. gidiyorlar herşeyi göze almış gidiyorlar alamayacakları son öpücük için..
    günesş vurdu bugün cansız bedenime. ben onu izlerken sakin. dokundu geçti. sanki bir hareket oldu bedenimde bir an. güneşmiydi hareket ettiren onu? sen olabilir misin?
    bacağımın teki vahşice koparılmış cansız bedenimin. bahsetmiştim halbuki ona, yolundaki tehlikerin farkında değil diye. ama sevgisi. tek gözü olmasa da, bacağının teki parçalanmış olsa da, çüryüp yok oluyor dahi olsa, yine de kalbi yerinde değil mi? o duyguları, o dokunuşları bedenim hissetti değil mi bir zaman? alıştı değil mi hissettikce? şimdi onsuz yapamıyor. yaralanıyor, tükeniyor ve çürüyor.. yok olacak yakında..
    birkaçgün bakamadım cansız bedenime. dalgalar yine vahşileşmiş, kumlar dipten yükselip, su yuzeyine yakınlashmış. güneş yoktu! gidip bakmaya cesaret edemedim. okadar cesur degildim galiba.
    artık yok cansız bedenim. hiçbiryerde yok. denizin üstü sarı bir örtü ile kaplanmış. mevsim sonbahar.. bulutların arasından sızan az güneş ışığı bile denize bakmamı engelliyor. ama ne onemi var ki artık. yokum ben orada!. bedenim yok.. kimlere yem? kimlere fayda. zehirlenmesinlerde!

    töre öztok