şükela:  tümü | bugün
  • denetoko sahil sitesindeki çoğu evler dedelerin annnanelerin olunca torunların ziyaretleri tüm yaz siteyi şenlendirmektedir...

    0 - 17 yaş arası geceleri çocukların rüyalaraına girecek kadar çekici...
    17 - 28 yaş arası sıkıntıdan patlanacağı için itici...
    28 - ** yaş arası ise sakinliğin huzurun tek adresi...
  • denetko'lu genclerin haberlesmesi kaynasmasi amaciyla asagidaki adreste bir forum mevcut.

    http://www.denetko.com/
  • 550* villadan olusan, oldukca buyuk bir alana kurulu super bir sahil sitesidir. villalar a, b, c ve d tipi olmak uzere 4 tiptir. her sene mutlaka bir sure tatil yaptigim, cok saglam dostluklar kurdugum ikinci evimdir ayni zamanda. yemyesil sitede senelerce saklambac oynamisizdir. "gazino" olarak isimlendirdigimiz yer resmi olarak "sahil kir gazinosu"dur. super ayvalik tostu yaparlar gercekten. ayrica su an "kuba" dedigimiz ikinci bir gazinosu daha olacakken* teknik aksakliklardan oturu insaat yarim kalmis ve genclere mangal sefasi yapmalari icin bir mekan oluvermistir. plajlarinda her sene mutlaka atesler yakilir ve inatla bekci tarafindan sondurulmeye calisilir. hatta bu sene* sezlonglarin* yakilmasi uzerine olay abartilarak, plajlarda ates goruldugu an polise haber verilmeye baslanmistir. isin garip tarafi trafik polisi geliyor!

    bisikletle gezmek icin cok elverislidir zira alan cok genis ve yollar musaittir. ayrica sitede denizle baglantisi olan dogal bir gol de vardir. golde kafam kadar kefallere rastlayabilirsiniz. her yer meyve agaclariyla doludur, ev sahiplerine yakalanmadan tuysuz seftali ve elma araklamak cok keyiflidir ama yakalanirsaniz beni tanimiyorsunuz..
  • pasaklı sally,kuş boklu sal,muhtelif dedeler ve teyzelerle ama en çok da şükriye babaanne ile ünlü,hayatımın en zevkli yazlarından bi kısmını geçirdiğim sayfiye yeri
  • (bkz: orjan)
  • http://maps.google.com/…0.050554,0.072527&t=k&hl=en
    ahada ekranin tam ortasindaki yer oluyor sanirim*. sag altta gorunen nispeten buyuk yerlesim yeri burhaniye'dir.
  • eskiden ilk otoparkina girildi mi acemborazanli terasindan direkt taninan denetici dedemin* yazliginin oldugu, bir zamanlar tadindan yenmeyen gitme zamanlari azaldikca ve her gecen seneyle tanidiklari unuttukca zevk alamadigim, gicirdayan salincaklarinda sabahtan aksama, aksamdan sabaha sallanip bikmadigimiz -ve kimseye birakmadigimiz- kayan yildizlari seyredip dilekler tuttugumuz, pasakli sally'nin evinin onunden korka korka gectigimiz, bir senesinde butun siteyi basan kocaman boceklerden kactigimiz, bir baska sene sahile tahtalarla deniz analarini cektigimiz bebekliginden beri mudavimi olanlarin hayatinda unutulmaz anlara damgasiniz vuran kucuk site. her aksam birileri evden gazete yurutup sahilde atesi yakar -bunlardan bir kac tane olur- bekci geldi mi kosa kosa kacilir -buyukler duymasin, eski iskele'de cambazliklar yapilir "sahildeki kir gazinosu"na kosturulup bir seyler yenir icilir, marketi 24 saat aciktir -bir zamanlar geceleri dondurmalarin durdugu dolabin fisini sabaha kadar cekiyorlardi artik bu huylarindan vazgectiler*. yanina sitelerin gelmesiyle ve ozellikle orjan'in diskosunun havaya isiklar sacmasiyla gokyuzunun berrakligi kirlenmis de olsa geve en guzel gok manzarasi burdadir. yan sitelerde guzel insanlar yasar -di. her yani seneler gectikce ani dolar ve ordan her kopusta o anilarin acisi daha derine isler.
  • her sene denizi cekilen (bu yuzden de eskiden iskeleyken sonradan ust gecit olan bir hedeye sahip olan), denizi inanilmaz sig ve yosunlu ve balcik olan tatil sitesi. tam 15 sene her yaz 2 ayligina gittim denetko'ya. dedemin ikinci el aldigi ve cizik yerlerini gormiyim, yeni saniyim diye yagliboyayla boyayip, didonlarini sari kirmizi seritlerle susledigi bisiklete ilk binmeyi ogrendigim yerdir ayrica (nedense beni galatasaryli saniyomus, 6 yasinda takim tutmazdim ama o zamandan vardi bir besiktasliligim). bisiklet cetesi halinde 15-20 cocugun sitenin araba girmeyen yollarinda guven ve keyifle dolasirdik.

    sabahlari dedemin cipidik sipidik tokyo sesiyle beraber denize yurur, bizi saldan asagi atip yuzmeyi ogretirdi. pideciye kendi kiymani verir, pide yaptirirdin, telefon yokken bakkalin onunde siraya gecerdin (kimi arayacaksan? vardi birileri arayacak hep...). cocukluk gunlerinde parkta aksamustleri saatlerce oynar, eve kum getirdin diye anneanneden azar isitirdin. parkta cikardigin ayakkabilarin yok olmasi isten degildi, arka bahceye cikarilan legen, denizden geldiginde ilik suyla dolar, ayaklarini yikardin, mecburi.

    genclik donemimizde, her aksam suslenir puslenir, arkadaslarimizin evinin onunde "hulyaaaaa, hamiiiiii, kereeeem, dogaaaa" diye bagirirdik, butun blok pis pis bakardi bagirmasanaiza cocugum kapiyi calsaniza diye. sahilde ates yakilip mangal piknik yapilmasi anca ayda bir filan olurdu, genelde gazinoda tavla kagit oynar muhabbet ederdik. artezyenden akan su buz gibiydi, dedemin "teroristler seni kacirir, gec kalma" demesi kulaklarimda kalirdi hep. 3-5-8 ve king oynanir saatlerce, denize bile girilmezdir keyiften. girilecek gibi bir deniz degildi zaten, biraz aklimiz erince anlamistik. basket sahasinda (bakkala yakin olan) aksamustleri top oynayanlar seyredilir, yaz bitince adresler telefonlar alinir, bir sonraki yaza kadar ankara-istanbul-izmir mektup ve telefon trafigi yogun olurdu. gazeteciden her hafta teksas tommiks almak icin siraya girilir, ruzgarli gunlerde (ki esasli ruzgari vardir, sahilde yakalanirsan kumlar delerdi derini) on bahcede kitap okunurdu (ama teksas tommiks kitap).

    1992 yilinda dedem olmeden once, evi boyayip, "seneye zkurmus gelir, temiz gorsun" demis. o oldukten sonra bir daha hic gitmedim. cocuklarim cok mutlu olur orada yazlari diye dusunsem de, dedem olmadan ayni olmaz, icime sinmez diye gitmeye de cesaret edemiyorum.
  • ada restoran diye bir mekana sahip olan yazlık kooperatif. bu restoranda güneş batarken dalyan kenarında rakı ile çupra götürülür.
  • müthiş bahçeler içinde bir yandan annane huzuru bir yandan da oksijen çadırı misali havasını soluyarak hamakta tüm gün yayılmanın getirdiği miskinlik hali ile çevrelenmiş, bu rehaveti gidermek için de upuzun kumsalın sonunda uzanan çivi gibi bir denize sahip vaha gibi biryer..