şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yemek pisirme programi kivaminda

    simdi bi kasik sulfirik asit alip shu glycerine dolu kapa bosaltiyoruz
    sora efendim gozumuzu kapatip o piti piti diyerek onumuzdeki kimyasal madde seceneklerinden bi kasik tesadufen alip sag omzumuzun ustunden arkaya firlatip bir dilek tutuyoruz ....
    sora karisimimizi alip buzdolabina koyuyoruz ve bekliyoruz eger dilegimiz tutarsa sonunda cok guzel bir bilesim elde etmis ola bilecegiz

    bole filmler anarchists cookbook dan etkilenmis oluyolar hatta produktorlerin bibelidir ama caktirmamaya calisirlar genelde
  • deneysel sinema ve film belgesel ve kurgusal sinemanin disinda kalan alanlari icine alan hikaye anlatma biseyler nakledip bilgilendirme gibi amaclari olmayan genelde isikla, sesle, cekimle, zaman ile, hareket ile pipisi ile oynayan bir tur sinemadir.genelde bu tip sinema teknik limitleri zorlayip "du bakalim soyle yapinca ne oluyor, denemeden yanilinmas" gibisinden bir turk zihniyetini icermekteyse de en hic deneysel turk sinemacisi tanimadim.
  • bazen anlatima kurguya degisik yaklasan filmlere de denyesel olmus agabey diyebiliriz, deyince bisi olmaz sinemacilar komitesinden dislanmazsiniz.
  • andy warhol amcamızın da bu tur eserleri mevcuttur. örneklendirmek gerekirse sleep adlı filmi (sanıorum) 6 saat boyunca uyuyan bi adam goruntusunden ibarettir. ha keza kendisine oral* yapmak suretiyle orgazma ulaşan bir kimsenin sadece surat ifadesinden oluşan bir filmi de mevcuttur.
    bu tarz baska denyolarda vardır, 1 saat boyunca bi siyah ekran-bi beyaz ekran bi siyah ekran-bi beyaz ekran gosterip "aha expertinelman oldu" diip kalıcı retina rahatsızlıklarına yol acanlarda bulunmaktadır.
  • filminizde sinematografik hatalar mi olustu? dananiz daga mi kacti? yoksa dag yandi bitti kul mu oldu? hic dert etmeyin bu noktada deneysel sinema devreye girer* ve sizi ferahlatici bir ruh haline getirir.
    boktan bir film cikmistir ortaya ama "yorum farki, ben deneysel bir deneme yaptim, anlamak zorunda degilsin" dedigin andan itibaren zaten hatun dusurmek adina basladigin sinema hayatinin dip noktasina oturmussundur. o noktadan sonra bu kalipta* kalmaya devam edecek olursa sahis, zaten bir nevi abazalik yemini etmistir zaten. ha yok ben abaza degilim diyorsa da takildigi hatunlar sadece hatun olarak kalir.(guzel hatun olunca goruldugu gibi sadece hatun olmuyor birde guzel oluyor)!!!!!
  • ozellikle ilk filmlerinin tadi bakimindan;
    (bkz: david lynch)
  • (bkz: experimental)
    (bkz: andy warhol)
  • tam bir tanımı yok. avantgarde sinema, bagımsız sinema, yeraltı sineması ile karıştırılır. yeni birseylerin denendiği sinema türü olarak tanımlansa da bu kez de sürekli aynı tarzda film çeken ama adı deneysel sinemacıya çıkan yönetmenler vardır. ya da çektiği bir filmi farklı bir tarz olsa da aynı tarzı devam ettiren ama deneysel sinemacı olarak algılanmayan yönetmenler de vardır. ama farklı bir yaklaşımı malzemeyle ilgilidir. malzemeyle çok uğraşırlar.

    (bkz: endülüs köpeği)
  • sinema ve televizyon terimleri sözlüğü deneysel film için "sinemada alışılmışın dışında yenilikler deneyen film çeşiti " tanımını veriyor. (özön, 1981:78) kantz ise deneysel sinemayı açıklarken özgün ve gelenekselden ayrı çalışmalar yapan kişileri kapsar demektedir.

    sabri kaliç ise deneysel sinema adlı yapıtında "her yenilik getirmiş film deneysel filmdir" diye açıklar. deneysel sinema hakkında tanımlar birebir yapılanı açıklamaya yeterli olmadığı gibi; bu çalışmaları da adlandırırken bir karışıklık söz konusudur. deneysel sinemayı adlandırmak için; underground (yeraltı) sinema, avantgarde (öncü) sinema, independent (bağımsız) sinema ve expeirimental (deneysel) sinema gibi terimler kullanılmaktadır. deneysel filmleri tanımlamanın en iyi yolu onların " tanım kabul etmez "oldukları gerçeğini görmektedir. deneysel film çekimlerinden dünya sinemasından örnekler verecek olursak şu filmleri sayabiliriz :

    tony conrad (flicker / kırpışma, 1966)

    andy warhol (sleep / uyku, 1963)*

    louis delluc (fievre)

    louis bunuel (un chien andolou / endülüs köpeği)

    viking eggeling(diagrol symphanien / çapraz senfoni)