şükela:  tümü | bugün
  • bunu arayanlara bir tüyo vereyim ve bir soruyla başlasın bu tüyo:

    denge nerede bulunur..?

    (bir an durun ve düşünün lütfen)

    evet: iki zıt kuvvet arasında..

    dengeyi görünür kılan, zıtlıklardır.. diğer bir deyişle; çatışmalardır.. ve evet, gerzek algımız "denge"yi, "huzur"u böyle kodlamadı zihnimizde.. saçma bir sütliman beklentisi, anlamsız bir atalet zannı hep "denge" den anladığımız..

    peki öyle mi gerçekte..?

    denge, iki yiğit pehlivanın bir masada tutuştuğu bilek güreşi gibidir.. korkunç bir kuvvet patlaması, muazzam bir titreşim vardır o an.. bazen esmer çocuk eğer bileğini bazen kumral olan.. ama yenişemedikleri, iki muazzam kuvvetin ortak bir noktada sabitlendiği andır denge anı..

    ve tüyo içinde tüyo: uzun sürmez..

    o kısacık denge anından sonra muhakkak bir tarafa doğru eğilir terazi.. ve elbette süresi belirsiz bir zaman sonra diğer tarafa.. ama hep devinim halindedir "denge".. asla sabit değildir.. olması düşünülemez..

    zıtlıklarda aramalı "denge" yi.. karşıt hal ve oluşlardan sormalı..

    iç çatışmalarımızda, açmazlarımızda, tereddütlerimizde aramalı.. huzur ve sükun vaadetmez denge.. bilakis onu korumak için şimdi olduğunuzdan daha huzursuz, daha çok düşünen, daha yorgun biri olacaksınız.. her düştüğünüzde kalkmak zorunda olacaksınız.. ağzınızdan sızan kana aldırmadan gülümseyeceksiniz..

    bu yönüyle pahalı bir nesnedir denge.. ucuz değildir.. üstelik 1 kere ulaşır 10 kere ıskalarsınız.. çuvallama garantilidir..

    ama safdillik bedava.. cehalet ve peşin hüküm kaynaklı "huzur" aldanışı için hiçbir şey yapmanıza gerek yok..

    seçim sizin..
  • sezen aksunun adı bende saklı albumunde bir şarkı, turgut uyar ın "tel cambazının tel ustundeki durumunu anlatır şiirdir" adlı şiirine müzikle eşlik etmiş sezen aksu ve aykut gürel:

    sizin alınız al inandım
    morunuz mor inandım
    tanrınız büyük amenna
    şiiriniz adamakıllı şiir
    dumanı da caba
    dumanı da caba

    bütün ağaçlarla uyuşmuşum
    kalabalık ha olmuş ha olmamış
    sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
    ama sokaklar şöyleymiş
    sokaklar şöyleymiş
    ağaçlar böyleymiş
    sokaklar şöyleymiş
    ağaçlar böyleymiş

    ama sizin adınız ne
    benim dengemi bozmayınız
    ama sizin adınız ne
    benim dengemi bozmayınız

    sokaklar şöyleymiş
    ağaçlar böyleymiş
    sokaklar şöyleymiş
    ağaçlar böyleymiş

    aşkım da değişebilir gerçeklerim de
    pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
    yan gelmişim diz boyu sulara
    hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
    hiçbirinizle döğüşemem
    siz ne derseniz deyiniz
    benim bir gizli bildiğim var
    sizin alınız al inandım
    morunuz mor inandım
    ben tam kendime göre
    ben tam dünyaya göre
    ama sizin adınız ne
    benim dengemi bozmayınız

    sokaklar şöyleymiş
    ağaçlar böyleymiş...
  • tahterevallinin bir ucuydu ben küçükken.
  • aşkım da değişebilir gerçeklerim de
    pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
    yan gelmişim diz boyu sulara
    hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
    hiçbirinizle döğüşemem
    siz ne derseniz deyiniz
    benim bir gizli bildiğim var
    sizin alınız al inandım
    morunuz mor inandım
    ben tam kendime göre
    ben tam dünyaya göre

    dizelerinin beni anlattığını düşündüğüm, kendi dünyasında yaşayan ve o dünyadaki mutluluğu sevdikleriyle paylaşmaya hazır olan her insanın da kendisine yakın hissettiği naif parça..

    "benim gizli bir bildiğim var", kimi zaman dilimin ucuna kadar gelen, ama çoğunlukla açıklamaya çekindiğim, anlaşılmamaktan korktuğum.. açıklayamasam bile dostlarıma ipucu vererek paylaşmaya çalıştığım, onlarla beraber o yolda o yöne doğru yürümek istediğim.. kendi sıkıntı ve kederlerini yok etmeye çabaladığım, başaramasam bile belki bir başka sefere demekten çekinmediğim.. kimi zaman ege sahillerinde küçük bir balıkçı kasabasında bahçeye patates ekmekten bahsettiğim, kimi zaman sadece seni seviyorum diye anlattığım, kısaca kendimce kendi içimde yaşadığım.. yaşarken paylaşmaya çalıştığım..
    "hepinize iyi niyetle gülümsüyorum" beni anlasanız da anlamasanız da..
    "ben tam kendime göre, ben tam dünyaya göre".....
  • “mükemmel” gibi bu da hipotetik bir kavram. denge hali, aslında denge zannettiğimiz farazi bir çizgide seyretmek için çırpınırken yaptığımız osilasyonların belirli bir pattern izlemesi. komik yani, dengenin kendisi, dengenin olmayışı. hayatta bu kadar nüktedan seyrek kavram var.
  • kurulmasi zor, bozulmasi da bir o kadar kolay olan $ey. bulunmasi halinde hayatin epey kolayla$acagina inandigim kavram.
  • etkileyici güçlerin toplamının sıfıra eşit olduğu durum.. (bkz: ne dedim ben simdi)
  • birbirine uzanan iki ağacın gölgesi
    aynı yol üzerinde birbirini karanlığa uğurlayan
    kuşlar bir süsten ibaret toprağın üzerindeki çalı çırpıda
    kalbin susup hayaletlerin fısıldadığı yerde
    ruh ancak boşluğa açılan sisten görünmez bir pencere
    uzaktan bakıldıkça daha da büyüyen
    ve hiç sonu gelmeyen ölü yapraklar
    tatsız saatlere ölü çiçekler sunuyor zaman
    hayatın akışını kesiyor bu dengesini yitirmiş dünya
    içinde yuvarlanıyoruz durmadan.
  • bulutlar gibi yer değiştirirken devamlı, duyguları bir gökbilimci gibi açıklayabilmek mümkün müydü kara üzerinde bu denli ezilirken, her bir dengesizlikte ipten kayıp düşerken sadece bedenimiz de olmazdı üstelik acı çeken.