şükela:  tümü | bugün
  • izlemek. geçmişteki popüler aktivitelerden
  • eskiler "muvazene siyaseti" derlermiş buna.
  • kibar orospuluk (yani aşiftelik) yapmak demek değildir.

    (bkz: ne oldum değil ne olacağım demeli)
  • utanç verici bir şeydir de pek söylemek istemeyiz.
  • dengesizlerin elinde pek calismayandir.

    o degil, ordu feshedilmis, devlet daireleri rant ugruna talan edilmis, hadi yine eyvallah desek arkadas bir dediginin tamamen zittini ertesi gun soyluyorsun;

    sonra gel ortadoguya lider olmaya soyun, yok dunya lideri ol;

    bir kere yalanla muslumanlik olmaz orasi ayri da resmen kurusiki silahla savasa girmissiniz amk. her gun bir rezillik daha.

    bu millet sizden kurtulacagimiz gunleri dort gozle bekliyor...
  • 1-2 asır sonra günümüz türkiye'sinin tekrar uygulamaya soktuğu dış politika uygulaması.

    başdanışman olan jöleli yazmış:

    http://haber.stargazete.com/…-kuruluyor/yazi-977714
  • "biz epey bir zamandır denge politikasından bahsediyoruz. bütçe dengesi, dış ticaret dengesi... sanki denge ip cambazı, başka işimiz yok. dengede dursak yeter mantığı var. o nedenle ekonomik performansımızda problem var. bu problemi düzeltecek yönde diğer şeyleri düzeltmeliyiz. üretmeden tüketmeyi durdurmalıyız.

    bugün çoğu şeyi borçla yapan insanlar var. ücretlerin artması da çözüm değil, hayat pahalı. kesin olan bir şey var; hayatın ucuzlatılması lazım. vergi adaletine ihtiyaç var. kayıp kaçağı bile ödeyen biziz. vasıtalı vergilerden vasıtasız vergilere geçmek gerekiyor. mali hayat çok daha şeffaflaşmalı. gazetelerde tam tersinin yer alması ülkemize çok itibar kaybettiriyor. kaynağı belli olmayan paralar konuşuluyor. ücret artışının değil, pahalılığın çaresinin bulunması lazım."

    ersin özince
  • türkiye cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana dış ilişkilerde "denge politikasını" benimsedi, ta ki bikaç yıl önceki arap baharına kadar...
    arap baharı sonrası herkes "lan acaba bize de sıçrar mı, bizi de vurur mu bu devrimcilik ve özgürlük akımı" minvalinde şeyler düşünürken bizi değil ama suriye'yi fazlasıyla etkiledi. sonrasında cin olmadan adam çarpmaya kalkarcasına ortadoğu'da arabulucu rolümüzden söz sahibi ve yön verici role bürünmüş gibi yaptık ve elimize yüzümüze bulaştırdık. önceden yüzü avrupa'ya dönük bir politikamız varken ve hatta avrupa yüz vermiyorken birden osmanlıcılık, halifelik rüyaları ortaya atıldı ve kendimizi ortadoğu bataklığında bulduk. işte ne olduysa o günden sonra oldu ve yarı batılı türkiyemiz hergün canlı bombaların patladığı bir klasik ortadoğu ülkesine evrildi.
  • denge politikası bu zamana kadar kullandığımız kavram iken.

    yavaş yavaş ben tek siz hepinize evrilmiş durumda.

    18. yüzyıl osmanlı dış politikasına benzetiyorum ben şahsen. karşıda paso bi koalisyon rusya, avusturya vesaire.

    gerçi yok lan onda bile, ya ingiltere ya fransayla bir şekil bişe yapıyorduk. en azından savaş göte gelmeye yakın birine yanaşıyorduk.

    şimdi dün abd, bugün rusya ile papaz oluyoruz, almanya zaten cepte.

    https://www.youtube.com/watch?v=anur2f1cw5g