şükela:  tümü | bugün
  • paris salon sergileri...
  • kız kardeşine bir manastirda öğrenci iken hayasız rahiplerce tecavüz edilmesi üzerine, hay zkim ben böyle kiliseyi diyerekten ayaklanan materyalizmin üstatlarından; kendisi de büyük ihtimalle o döneminin ruhban takımı tarafından bir süre eğitilmiş olan diderot'un babası bir bıçak satıcısıydı. (bkz: martin luther)
  • d'alembert ile "ansiklopedi" nin icadını gerçekle$tiren fransız enlightenment dü$ünürü... ilk ansiklopedi, o zamana kadar bilinen her bilginin (diderot ve d'alembert e göre) sistematize ve kategorize edilmesi yoluyla fasiküller halinde basılmı$tır... bu fasiküller her hafta ya da ay gibi belli bir süre zarfında tamamlandıkça piyasaya sürülmü$ ve halktan büyük talep görmü$tür.
    (bkz: meydan larousse) (bkz: ansiklopedi)
  • "yalanın faydası bir defa içindir,gerçeğin faydası ise sonsuzdur,ölmez" diyen düşünür.
  • dü$üncesi voltaire ve montesquieu'ye göre bayagı terstir. diderot insanın kökeninin madde olduğunu savunur. bu sebepten insan öldüğünde toprak olur, o toprak bi gün çiçek, o çiçek bi gün büzür olur gibi bi mantaliteye sahiptir. bu mantaliteye sahip olmakla da ruh ve tanrının varlığını reddeder. diderot'ya göre ölüm sadece bir dönüşümdür.
  • tabiatın, insan için en iyi şeyi barındırdığı ve tabiata karşı çıkan veya ters düşen şeyin, insan için de tehlikeli olduğunu söyleyen düşünür. *
  • milan kundera'nin nacizane görüsünce, diderot'nun "jacques the fatalist and his master" isimli eseri bir filozofun roman dünyasina atiliminin tek basarili örnegi ve bircoklarina göre post modern romandan cok önce post modern romanin baslangicidir. italo calvino ise ayni roman icün kendi yazdigi "bir kis gecesi eger bir yolcu"nun esin kaynagi demistir.
  • gerçekten de yazdigi -orjinal adiyla- "jacques le fataliste et son maitre" adli romani dönemine göre takdire sayan bir yapiya sahiptir. anlatici sürekli araya girer, okura ses verip onunla muhabbet eder, "bak okur, simdi bu adamlar var ya, iste onlarin butun kaderi benim elimde" diyip sizi gicik etmeye çalisir. daha o zamandan (ki bu 18. yüzyilin sonuna dayanir)klasik roman anlayisindan disari çikmistir. gerçi kitabin başinda bu bir roman degildir der ama biz yer miyiz? yemeyiz. (bkz: yer mi anadolu çocugu)