şükela:  tümü | bugün
  • pissti programinda karsimda oturuyordu, bir muddet kesistik. konusayim dedim ama sonra "ne yapiyon abi canli yayinda delirme" dedim, cekindim. sonra o bir soru sordu, sessizligi bozdu. ama ben mal gibi baktim, yanitlayamadim.

    sonra olmadi o is, ardi devami gelmedi. ajdarla da soyunma odasinda yakinlik yasadik. tvde gordugunuz herkes aslen bin kat daha yakisikli, kendimden biliyorum.
  • kendisi asker arkadaşımdır.

    (şaka yaptığımı falan sanıyorsanız yanılıyorsunuz; ayrıca ahmet kaya ve aziz yıldırım da asker arkadaşımdı. sanırım benim askere alındığım dönemde "ünlülerle aynı isme sahip kişiler taburu" diye bir tabur kurdular. amaçları neydi ve beni ne bok yemeye onların arasına gönderdiler bilmiyorum ama elalem deli askerlik anısı anlatırken ben sadece "ahmet kaya, aziz yıldırım ve deniz akkaya ile aynı bölükteydik" diyorum, başka bir şey anlatmama gerek kalmıyor)
  • vakti zamanında sibel can'ın sunduğu bir programda, neden abazoğlu* sizin için farklı biri sorusuna, benim için çok farklı biri, çünkü arkadan vurmuyor diye bir cevap vererek gülmekten mide ağrısı geçirmeme sebep olan güzel manken.

    (bkz: turkcenin esnekligi)
  • ne yaptigi belirsiz medya insani. dergi cikardi, kapandi. dizi cekti bir kac bolumde bitti, gene cekti, gene izlenmedi. amerika'da dvd icin cekilen 3. sinif bir filmde figuranlik yapti, kendini hollywood'un yeni yuzu sandi. mankenligi zaten birakti. kose yazarligi falan yapti, tutunamadi. sevgilisi pamir demirtas sayesinde brad pitt'e bir kac soru sorma firsati yakaladi, ayari yedi, rezil oldu. yillardir rotuslu dergi kapaklari disinda guzel bir fotografi cikmadi, estetik mudahaleler, silikonlar, botokslar derken yuzu cok degisik bir hal aldi. simdi de itici sesiyle, sacma sapan ve manasiz yorumlariyla pisti programina cikiyor... deniz akkaya'nin hunerleri, ustun yanlari, meslegi nedir diye sorulsa, yukaridaki aciklamalarin isiginda cevap verebilecek hic kimse bulunamaz. dergi kapagi olmak disinda yaptigi hersey basarisizlikla sonuclanmis, ama kendisine ucsuz bucaksiz bir ozguven, kendini begenmislik, ukalalik var ki insan kendine gelemiyor. cok zengin, cok unlu olmayan herkesi pislik gibi gordugunu her davranisiyla belli ediyor. ama hickimse onun nihat dogan'in klibindeki koca burunlu, sivilceli figuran oldugunu asla unutmuyor.

    bu entry akkaya'nin ozel hayati (sevgilileri, gece hayati, trafik skandallari vs.) gibi seylere girilmeden yazilmistir. zaten geriye de pek birsey kalmamistir.
  • az önce başka yerde yok'ta izledim kendisini. konuk mahsun kırmızıgül'dü, ve konuğa aynen şu soruyu sordu:

    "sahne aldığınız mekanlarda alkolü fazla kaçırıp size peçeteye falan isteklerini yazıp gönderenler oluyor mu? malum, bizim halkımız alkolü fazla kaçırınca ne yaptığını bilmez de."

    tamam, bir defa söyledin bir şey demedik eyvallah. ama son cümleyi üç beş defa tekrarladı kendisi..bizim halkımız..bizim halkımız..ee bizim halkımız..

    ne bizim halkımız kardeşim? alkolü fazla kaçırınca ne yaptığını bilmeyen tek bizim halkımız mı? tüm futbol maçlarında biraları hüpletip bir şekilde olay çıkarmasını beceren ingilizler değil mi? ya da yirmi birine kadar -kısmen- alkol alamadıkları için doğumgünlerinde sokakta çırılçıplak koşan amerikalılar? ya da diğerleri..nereden geldik hemen "bizim halkımız"a? -tuya'ya selam- peçeteye şarkı yazmak için illa alkollü mü olmak gerekir? peçeteye şarkı yazmak bir "halk" etkinliği midir? bilen bilir, alkolle gayet mutlu bir beraberliğimiz var, "bizim halkımız" ile kafayı bozmuş bir insan hiç değilim, şimdiye kadar peçeteye bir şarkı yazmışlığım yoktur. lakin alkollü araba kullanırken kaza yaparak yakalanıp akabinde de polise posta koyan, iki estetik yaptırdım şahaneyim diye programlar sunarak kendisine milyonlarca sıfat biçen biri böyle "bizim halkımız alkolü fazla kaçırınca sapıtır efendim..ah bizim nasıl içileceğini bilmez halkımız. biraz "batılı" olsalar halbuki..bizim halkımız yıkanmasını da bilmez, kokar efendim.yaa yaaa..."tadında laflar edince cinlerim tepeme çıkıyor, kendimi kontrol edemiyorum. yarın öbür gün "ıyyy avam takımı bu bizim halkımız, valla aralarına karışasım gelmiyor, new york'a kaçıyorummmm." dese şaşırmayacağımdır. hatta çoktan demiştir bile de, "bizim halkımız"dan biri olarak ben aldırış etmemişimdir. neyse.
  • instagramda kendisine çirkin yorumu yapan kadının fotoğrafını paylaşarak rezil etmeyi amaçlamış kişi. fakat twitter'daki tepkilere bakılırsa kendisi rezil oldu.

    twitter'da tt olmasının nedeni de bu. şuradan bakabilirsiniz.

    dış görünüşüne laf edilmesinden hoşlanmıyosun ama bir sürü takipçinin önünde kadının fotoğrafını paylaşıp ''bana çirkin diyenin tipine bakın'' mesajı veriyosun. altına da açık açık ''sen kendi tipine bak'' yazmadığın için insanlar; iyi yapmış, o da çirkin demeseymiş falan diyor. ya beğenmediğin şeyi kendin yapmayacaksın o zaman. şimdi twitter'da insanlar estetiksiz fotoğrafını paylaşıp sen kendi tipine bak yazıyor. baya böyle sürüp giden bi döngü bu.

    bir de son paylaşımında öz güvenden dem vurmuş. takipçi kitlene, ünlülüğüne güvenip kadını rezil etmeye çalışan sensin. üstelik bir de best model birinciliğin var, sen hala kompleks yapıp kadının fotoğrafını paylaşıyosun. ağır loserlık değil de ne bu şimdi.
  • kızı ayşe'nin 10 yıl sonraki halini merak ettiğim kadın. hayır şimdi bu kadın baştan sona bir estetik harikası değil mi? unutulmaz öncesi ve sonrası fotoğrafları adını duyduğum an gözümün önünde. neyse sonuçta şu an hokka bir burun, ideal genişlikte bir çene, iri göğüsler, dolgun dudaklar ve çıkık elmacık kemikleri var.. oha her yerini yaptırmış gerçekten. eee peki zavallı ayşe ne olacak? annesinin estetiksiz burnunu, gerçek dudaklarını, çenesini, memesini filan alacak. ee bu kız ergen filan olunca demeyecek mi taş gibi arwen gibi annem var bi de bana bak, kime benziyorum ben diye sormayacak mı, kendini heder etmeyecek mi? sonunda tefal clipso reklamındaki kız gibi bi şey olacak diye korkarım.
  • nihat doğan'dan ne kadar nefret etse azdır. klibinde oynadıktan sonra tanınmamak için onlarca estetik operasyon geçirdi ne de olsa.
  • http://www.milliyet.com.tr/…=876802&date=15.06.2008

    "her cuma sabahı namaza giderim" “cuma sabaha karşı 04.30 gibi kalkıp eyüp sultan camii’ne namaza giderim. vücudumuzun olduğu gibi ruhumuzun da besine ihtiyacı var. toplu bir dua ve müthiş bir kalabalık... inanılır gibi değil”

    allah kabul etsinde duyanda dj ile beraber cami kapatiyolar sanacak.

    (bkz: tovbe tovbe)
  • an itibariyle ebru şallının programında (bkz: ebruli) konuk kendisi.dakikalardır konu hiç değişmedi ikisi de çocuklarından bahsedip duruyorlar.iyi ki doğurdunuz yoksa biz nerden bilecektik amerikanın çocuk moda trendleri.