şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: jack kerouac)
  • jack kerouac'in ilk kitabi. hem sempatik ismi, hem de ilk olusundan dolayi okunmasi gerekenler listesindendi.

    --- spoiler ---

    kitaptan alintilar
    --- spoiler ---

    ve ben, genclik yillarim boyunca, bir ipin iki ucundan tutup bunlari bir araya getirmeye, baglamaya cabaladim... cektim, durdum -bu iki dunyayi bir araya getireyim diye ugrastim, didindim- fakat asla basaramadim; deniz benim kardesim, bu dunyalara dair iki yeni sembol yarattigim ve bunlari nihai olarak birbirleriyle kaynastirdigim romanimdir.

    -----

    "hos kiz" diye yanitladi wesley. pencereye yurudu ve pervaza oturdu; camlardan birini iterek acti, asagiya, sokaga bakti. serin, gunesli bir sabahti. eski new york'tan yadigar tas binalar, efsunlu bir mavilikteki gokyuzune karsi koyu kahverengi bir hat olusturuyordu; pembe kanatli meltem, nefesini acik camdan iceri ufledi. uzaktan gelen deniz kokusu yeni dogan gune sizmisti.

    -----

    bill, "pekala" diye ic gecirip bara vurdu, "otuz iki yasindayim ve tuhaf bir bicimde kendimi ozgur, sansli hissediyorum ama durust olmak gerekirse mutlu degilim."

    "ne olmus yani!" diye cikisti wesley. "mutlu olmak yerine gore iyidir, tamam, ama oncelikli olan baska seyler de vardir."

    "bu tam da benim yapmam gereken veya sozunu ettigim su yaratici sanatcilarin yapacagi cinsten bir aciklama." dedi digeri, "ama senin gibi, kadin tavlamakta rakipsiz, vurdumduymaz bir capkin ve icki kapasitesi benimkinden uc kat fazla olan bir adam icin ilginc soylem dogrusu. maasini limanlarda savururken mutlu degil misin yani?"

    wesley tiksintiyle elini salladi, "yok artik! parayla baska ne yapabilirim ki? babam ve evli kardeslerimden biri disinda gonderecegim kimse yok, sonrasinda geriye fazlasiyla para kaliyor, onu da, kelimenin tam anlamiyla, savuruyorum iste. bu sayede mutlu oluyorum ama."

    "ne zaman mutlusun peki?"

    "sanirim hicbir zaman. uc bes seyden keyif aliyorum ama onlar da uzun surmuyor, karadayken yani."

    "oyleyse denizde mutlusun?"

    "galiba... denizdeyken kendimi evimde hissediyor ve hem gorevimi hem ne yaptigimi biliyorum. ben usta gemiciyim, anladin mi... gerci denizde mutlu olmaya gelince gercekten bilemiyorum. hem, mutluluk nedir ki zaten?" diye sordu wesley, kucumsercesine.

    -----

    teoriler! dersler! nutuklar! haftada otuz dolar; aksamlari evde, ihtiyar koltugunda horlarken odev duzeltmek ve ders notu hazirlamak; george day'le beraber barda, lisansustu icin calismak, bira esliginde tartismak ve hemen her seye dair alayci gozlemler paylasmak; oyunlar, konserler, operalar, seminerler; kolunun altinda kitaplarla kosusturmak ve herkesle selamlasmak; hafta sonu es dostla tertiplenen eglenceler ve sonra yenilen pazar gunu -gazete, ablasinin pisirdigi guzel aksam yemekleri, masada onun radyo dukkani sahibi, temiz giyimi batasica kocasiyla tartismalar, balkonlardan asagiya bir seyler firlatan columbia universitesi ogrencileriyle dolu nemo'da gece vakti sonny ile gidilen sinema. sonra pazartesi sabahi olurdu yeniden, bir ders, sandviccide ayakustu yenen bir oglen yemegi, ogleden sonra kutuphanede calismak, aksam yemeginden once ayakustu bir bira ve saat sekiz otuzda mcmillin'da ogden nash konferansi. sonra yeniden ayakustu bira icmek uzere bara geri donus, cocuklarla uzun munakasalar -day, purcell, fitzgerald, gobel, allen... bugune degin tanima serefine eristigi en sarhos akadamisyen musveddeleri- ve nihayet eve, olumu bekleyen bir babanin, isguzar bir ablanin, nuktedan oldugunu sanan bir enistenin, ele avuca sigmaz bir erkek kardesin ve korkunc gorunumlu bir fino kopeginin yanina donus.

    peh! sonra everhart odasina kapanir, kemik cerceveli gozlugunu sifonyere yerlestirir ve yataga uzanip o tiknaz vucudunu esnetirken dusunur durur; butun bunlar hangi cehenneme varacak ki boyle!

    eh, olup olacagi buydu; otuz ikisinde, dostane bir tavirla herkesce "kisa pantolonlu" diye anilan, tuhaf gorunumlu bir yardimci profesor. mutevazi davranmaya calismanin bedeli buydu iste! digerleri gibi yapip profesore yakisacak sayginlikta davransaydi o zaman ona william veya profesor everhart diyeceklerdi. cani cehenneme!

    --- spoiler ---

    kitaptan alintilar
    --- spoiler ---