şükela:  tümü | bugün soru sor
  • kanal 7'de yayinlanan yardim icerikli bir programdi sanirsam bu, koy koy gezip yardim dagitip ramazanlarda falan insanlarin da destegiyle iftar cadirlari kuruyorlardi, gittikleri koy/mahallelerde falan yanlarindaki gezici ambulans/doktorlari ile saglik kontrolunden geciriyolar milleti, faideli buldum devam edile der destegimi de saklamam.
  • onu sunan adamlar cok enteresan. bi tanesi tam kendini yardima adamis, koyu gri eski paltosu, sapkasi ve gariban babasi dokunakli sesiyle konusup yardima muhtaclarin dertlerini dinlerken oteki suslu, yakisikli genc ise su kadar su kadar yardim etcez size alin buda para diyip isi bitiriyo. bi de suslu herifin 50 tane fln montu var bi programda benim gordugum bu...
  • 1998 de kurulmuş yardımlaşma ve dayanışma derneği. http://www.denizfeneri.org.tr/ adlı bi de web siteleri mevcut.
  • bu dernekle alakalı;

    insanların anlayamadıgı ve bizim anlatmakta her zaman gucluk cektiğimiz birşey vardır..o da sudur; bütün bu fukaralık ile alakalı görüntülerin yaşanmasının nedenleri vardır..bu nedenlerin birçogu da vatandaşına sahip çıkması gereken sosyal devletin yoksunlugundan kaynaklanan sorunlardır.. lakin deniz feneri vb derneklerin varlıkları sorunları çözülmesini geciktiren ve topluca ulaşılacak refahı engellemektedir..hepimiz çok iyi biliriz ki deniz feneri vb derneklerin ulaşabildirkleri aç insan sayısı ulaşamadıklarının yuzde biri bile değildir..ve bu gibi kuruluşların kalan yuzde 99luk kesime ulaşabilmeleri de sistemin gereği imkansızdır..bu 99u doyurabilecek miktarı yardım kuruluşları toplayamayacaklarına göre bu programlar bir nevi uyuşturucu işlevi görürler. çünkü bu insanların yoksun ve aç kalmalarının yegane nedeni zaten bogazlarından çekilmiş olan yani kendilerini doyuracak olan paranın başkaları tarafından çalınmış ve absorbe edilmiş olmasıdır. daha da derine inersek yuzde 99un sistemsel olarak herkesin bu vb derneklerden faydalanması imkansızdır. bunun yerine uzun vadede butun aç olan insanlara gerekli gıdayı ve yaşam koşullarını sağlayacak olan dinamikler üretilmelidir.

    kısacası bizim gorebildiğimiz ve bağışlar ile doyurabilecegimiz insanların goruntuleri birer masturbasyondan başka bişey değildir..kendimizi kandırmak ve geride aç uyuyan insanların kanına girmektir..
  • bir tür yardım derneği.
    ama reklamında bir ses problemi olmuş sanırım, karizmatik sesli amcanın sesi fazla dumanlı kalmış.. fon müziğinden ne dediği duyulmuyor, dernek ne işe yarar anlayamıyoruz...
    finishing hatası mı desem, sesçi için finish him mi desem bilemedim. olmuyor ki... yani özellikle yapılmış mıdır dedim ama, duyulmuyor ki?
  • billboardlardaki reklamları duygu sömürüsüne dayalı islamcı dayanışma derneği.
  • hakettigi ilgiyi goremedigine inandigim kurulus. muhafazakar bir televızyon kanalında * yayınlanmasından belki, belki ülkemizde dogru işlerin yeterli destegi alamamasından dolayı, bir türlü her kesime sesini duyuramamıs program. yaptıgı isleri ekranlardan göstermesi olayı dramatize etme kaygısından degil de, insanların yaptıkları bagısların nereye gıttıgını gormelerini saglamak ve gercek hayatta yüzlesmedikleri yasam oykulerinden haberdar olup, bagıs yapma isteklerini kamcılamak oldugunu düsünüyorum...

    en son yaptıkları bagıs kampanyasıyla da turkıye de sanırım bır ılkı gerceklestirdiler.. guney asya ya gonderilmek uzere yapılan yardım programında, bir saatte 1 trilyon lira yardım toplayarak, turk insanının bu konuya duyarsız olmadıgını da kanıtlamıslardır...

    edit: 7 subat aksamı yapılan programla birlikte toplanan bagıs 3 trilyona yaklasmıs..
  • aldiklari tonla yardim karsisinda tesekkur bile etmeyi bilmeyen insanlara yardim yapan dernek.
  • bir yardım kuruluşu.
    ama anladığım kadarıyla yardım ettikleri insanlar konusunda biraz seçiciler.
    yoksa geleceklerini bildirdikleri eve girip hz ali resmini görüp apar topar çıkmalarına anlam vermek zor.
    herhalde acil ihtiyacı olan başka insanlar akıllarına geldi birden. yada evde ocağı açık bıraktılar.

    yine de "yardım" ettikleri teyze üzülmemiştir.
    "olsun evladım sinirlenme buraya kadar gelmişler en azından.
    başka bir yoksula yardım etsinler de yine allah razı olsun. benim duam üstlerinde olsun"
  • ikincil nezaketin, hani aman efendim yerine yaman efendim demenin sergilendiği ve deniz fenerinin duayenlerinden olduğu bu tarz programlarda ister istemez bir sorun baş gösterir. sonuçta amaç zor duruma düşmüşlere yardım etmektir ve bunun yolu da eldeki imkanları, iletişim araçlarını verimli kullamaktan geçer. halin yamanlığını ve iç parçalayıcılığını gözler önüne sermek, yayının ulaştığı iki hedef kitle** için de önemli rol oynar. yardım tedarikçilerinin vicdanları ser sefillik ve sefalet gösterilmedikçe sızlatılamaz ve gereken-sürekli yardım sağlanamaz. aynı şekilde yaşanan insanlık dramı kör gözün parmağına vurgulanmalıdır ki yardımı alan şahsın onu hak ettiğine ikna olabilelim.
    misalen yaşanan (bir) deprem felaketi sonrası karının yahut cirosunun belli bir yüzdesini felaketzedelere yönlendirmek isteyen esnaf için de aynı açmaz geçerli olacaktır**. eğer ki dükkanına-reklamına bu hayrı işaret eder-açıklar izahatı iliştirirse şüphesiz müşterisi-alış verişi de artacak ve onları bu hayra ortak edecektir. lakin bu durum ister istemez hayrın gizli yapılması gerekliliği düşüncesine-erdemine ters ve riyakarca olacaktır. hatta bu tarz bir girişimde bulunan esnafın iyi niyetinin sorgulanması işten bile değildir. elbette ki kendi güç ve imkanları nisbetinde yardımda bulunabilir ancak ifşa edişiyle ulaşacağından çok daha azıyla.
    yahut sağır ve tek gözü görmez kedisine bakıcılık yapan bir şahıs, sevimli ve aslen-yaşamında normal bir kediden farkı olmayan bu hayvancağızı gıyaben anlatırken noksanlıklarını dile getirirse, çok rahat kedinin kişilik ve kimliğiyle hakedebileceği ilginin sadece özrüne yönlendirilmesine-hasredilmesine neden olacaktır.
    bu noktada başta deniz feneri olmak üzere hayırlara vesile olmak üzere yola koyulmuş programların sorununun, modern hayatla birlikte cemaat yaşamının yerini cemiyete bırakmasından kaynaklandığı söylenebilir. eskinin köy-kasabasında yahut mahallesinde zaten kimin yardıma muhtaç olduğu, kimin ne şartlarda ve hangi gereksinimlerle hayırda bulunduğu belliyken artık bu imkan-olasılık ortadan kalkmıştır. fertler birbirlerini değil, ancak sıfatlarını* tanıyabilmekte, samimiyeti sergilenen davranışlar ötesinde yakalayamamaktadır. haliyle bu tür programlara düşen, her ne kadar akla ve erdeme sığmasa dahi, sıfat boluğunda kendisini ve destekçilerini ve talepçilerini olabildiğince-yeterince öne çıkartabilmek için insanların acziyetini son raddede dramatize ederek açığa-yayına çıkartmaktır.