şükela:  tümü | bugün
  • sabah perdeyi açtığımda ilk gördüğüm şey deniz olan bir evde büyüdüm ben.
    sonra üniyi yine deniz kenarında bir yerde okudum.
    ilk atandığım yer doğuydu , denize yüzlerce km uzaktı iki taraftan da. sonra yine deniz olmayan bir yere atandım. şimdi yıllardır yine deniz kenarı olan bir şehirde yaşıyorum.

    ömrünün ilk 23 yılını deniz görerek yaşamış bir insan olarak ben hiç denizi özlemedim, varlığı bana hiç huzur vermedi aksine huzursuz etti. bunda her deniz kenarında gördüğüm ve fiziksel acı çekmeme sebep olan çöplerin etkisi oldu tabii ama esas sebep farklı, ne olduğunu ben de tam tanımlayamıyorum ama durum bu.

    peki orman mı? yok ormanda çok karanlık be. en güzeli içinde bol bol ağaçların , gökyüzünün masmavi olduğu çayırlar. işte bu fikir huzur veriyor ama şöyle bişi var orda da sıkılırım ben *
  • orman çok daha güzeldir.
  • bence deniz. ama sabah kalktığımda ormanı görmek tabiki görsel olarak kat be kat önde olurdu. gene sahil kenarında oturup durmak yada orman ortasında durmak arasında deniz derdim. ormanda çıt çıkıyor bir şey oluyor tırsıyorum yılan mı çıyan mı diye.
  • deniz...
  • deniz olsun muhakkak da deniz kenarı orman olursa tadından yenmez tabii ki. öncelik deniz, denizsiz bir yerde yaşayamam.

    deniz demiş miydim?
  • acaba deniz kenari orman nasil bi fikir? bence ikisinin combosu bu versus'u kazanir.

    (bkz: okluk koyu)
  • deniz huzur verince orman ürkütür.

    bazen de orman ürküttüğü için deniz huzur verir...
  • deniz bi zaman sonra kafa açar. orman iyidir.
  • orman kafayı yedirir kardeşlerim. inanın bana, deli olur gelirsiniz.
  • benim için ormanın içersindeki mezarlıktır sessiz sakin hüzünlü bi huzur