*

şükela:  tümü | bugün
  • ... can yucel'in "baska turlu" yorumuyla:

    "bir yilan dustu vapurda yanima
    sarildim denize"
  • ingilizler "denize düsen saman tanesine sarilir" seklinde söylerler...
  • dönem ii. mahmut dönemi ve kavalalı mehmet paşa mısır valisidir.

    kendine aşırı güvenen kavalalı mehmet paşanın amacı önce suriye, ardında osmanlı yı ele geçirmektir.

    oğlu ibrahim paşa, suriyeyi ele geçirmiş osmanlının yolladığı gücü de yenmiştir. istanbula doğru yola çıkmıştır.

    ii. mahmut, ordunun o an için bunlarla başedebilecek vaziyette olmadığından ruslarda yardım isteme taraftarıdır. rus çarı nikoladan yardım ister.

    bir osmanlı sultanın ruslardan yardım istemesi yadırganır. bir takım vezirler ‘’bu nasıl işdür?’’ diye mırıldanınca, sultan mahmut "ne yapalım? düştük denize sarılırız yılana" der.
  • zor duruma düşen, bundan kurtulmak için her türlü çareye başvurur anlamındaki söz.
  • ing. a drowning man will clutch at a straw
  • insanın çaresiz bir anında, beş para etmez insanlardan nasıl medet umduğunu anlatan deyim.
  • gece gece aklıma düşüp içime dert olan atasözü. şimdi mecazın anlatmaya çalıştığı ifade gayet net, orada sorun yok da... yahu denizde yılanın işi ne? yılan balığı olsa anlayacağım da... deniz yılanı diye bir şey de var ama hint okyanusunda yaşarmış, e bu söz bizim deniz yılanı bulundurmayan coğrafyamıza ait yani. ha düşen arkadaş yılanı yanında taşıyor olabilir ama o zaman boku yediğini belirtmek için denize düşürmeye gerek yok zaten. bunun dışında yılana sarılma hali de muamma. yahu yılan dediğin en fazla kol kadar, neresine sarılıcan? o sana sarılır olsa olsa. anakonda olsa anlarım ama onda da gene coğrafi konum sorunumuz var. bu benzetmelerin neye göre yapıldığını çözemedim, mevzubahis atamızın* hayal gücü bir hayli zenginmiş kanımca.