şükela:  tümü | bugün
  • halkı dinleme gününde bir baba gelmiş, benim oğlum uyuşturucu satıcısı, tutuklayın diyor. vali neden olduğunu anlayamadığım bir şekilde sinirleniyor sen ne yaptım diyor. ben ne yapayım 155 i aradım diyor vatandaş. kız kardeşine bana zarar veriyor başa çıkamıyorum diyor. tamam da sen ne yaptın diyor. ne yapayım ben valim bizi azarlayacaksanız biz buraya niye geliyoruz diyor. yok ne azarlamadım ben deyip azarlar gibi özür diliyor. en sonda konuyu sertçe kapatıp sen sonra gel dedi.

    ne acayip bi yer lan bura.
  • deminden beri şu konunun başlığını nasıl açsam diye düşünüyorum, haberi gördüğüm andan itibaren rahatsız etti beni, link aradım sadece iki sitede bu haber geçmiş.

    ikisinde de valinin sarfettiği sözler yer almıyor hatta baba sorumsuz gösterilmiş.

    kanal d ana haber bülteninde geçen bir haber.

    her fırsatta söyledikleri polisin işini polise bırakın, polis sizin güvenliğinizin, huzurunuzun bekçisi sözlerinin ne kadar boş olduğunu kanıtlar nitelikte olay.

    denizli valisi hasan karahan şu sözleri sarfetmiştir vatandaşa;

    v- sen ne yaptın?
    v- sen neden müdahale etmiyorsun?
    v- insan evladı için canını verir.
    v- gördün mü müdahale edeceksin.

    yani diyor ki sen polisin işini kendin yap.
    sıradan vatandaşın uyuşturucu tacirleri ile tek başına mücadele etmesini istiyor vali.

    "kardeşim satmazsanız çok müteşekkir oluruz halk olarak, malum mağdur oluyoruz" dediğimizde onlar da hay hay diyecekti.

    bu ülkede yönetim kademesindeki insanlar halk için ne yapıyor allah aşkına biri açıklasın artık.
  • recep yazıcıoğlu ‘nun koltuğunda oturan adam. nereden nereye işte.

    (bkz: yeni türkiye)

    böyle cumhurbaşkanı’nın böyle valisi olur.

    (bkz: ananı da al git)
  • ne akla hizmet halk dinleme günü yaptığını anlamadığım vali. madem insanları böyle azarlayacaksın ne için, kendi egonu tatmin etmek için mi?
    vatandaş oğlunu ihbar edecek bir duruma gelmiş zaten, derdini de düzgünce anlatıyor. valinin sorusu da "sen oğlun için ne yaptın?" adam diyor başkalarına uyuşturucu satıyor valinin karşılığı "insan oğlu için canını verir." uyuşturucu satıcısının cezasını babasından beklemesi ayrı dert, oğlunu ihbar etmekten başka çaresi kalmayan babayı azarlaması ayrı dert.
    baba en son patlıyor; azarlayacaksanız biz buraya neden geliyoruz, ben oğlumu durduramadım, sokaklarda kavga ettim adamlarla, karşı durdum diyor 155'i aradım kaç kere sonuç alamadım buraya geldim, bu ülkenin polisi yok mu diyor.
    vali uyuşturucu satıcısı ihbarına karşı normalce tamam polisi devreye sokarım diyeceğine vatandaşa kibrini göstermiş adeta. o koltukları kimlerin işgal ettiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.
  • solda görünce aklıma recep yazıcıoğlu geldi sadece, o kadar özdeşleşmiş ki. sadece bir koltuğa oturmak, makama gelebilmek olmamalı amaç, onu araç olarak görüp isteklerini ideallerini gerçekleştirirken onu kullanmalı.
    koltuk olursa amacın, sevdan, oturunca da böyle oluyor demek.

    diğer türlü olsa, adını binlerce yıl sonra bile anarlar (bkz: hz. ömer'in adaleti)
  • soru sorana aynı soruyu geri sorma şeklinde ucuz bir sorun çözme yöntemi vardır, baktın ki sarpa sardı özel görüşelim denilir işin içinden çıkılır.
    -sorun çözülmüş müdür?
    -hayır
    -ancak sorunu olanların huzura gelme dirayetleri çözülmüştür.