şükela:  tümü | bugün
  • eşi benzeri olmayan insanlar topluluğudur kendileri.biraz geçmişe dönelim;benim epey küçük olduğum,maçlara "amca sokuver beni" diyerek girdiğim zamanlarda * biraz ateşliydi bu taraftar kitlesi.o zamanlar birinci lig mücadelesi vardı.göztepe'ye falan küfür ederlerdi.gol öncesi,sonrası bağırırlardı.hatta kaptan ismet'e bile tüm stadın küfür yağdırdığı zamanı bilirim ki ben o yaşımda öylesine bir nefreti ilk kez görmüştüm.57 gençlik vardı.yillar geçti bişey oldu bu taraftara.

    denizlispor bir kaç yıl ligi orta sıralarda tamamladı.lig bu taraftar kitlesi için ne derece monoton olmuştur siz düşünün artık(o yüzden buradan ankaragücü gibi bazı takımların taraftarını sabırlarından dolayı kutluyorum.zor iş cidden,hiçbir atraksyon yok).o yılların akabinde taraftarın üzerine bir suskunluk çöktü.çamlıklılar devreye girdi.stadyumda bağıran belirli bir kesim oluştu.ama bu tüm sahaya yayılamadı bir türlü.amigolar yetersiz kaldı vs vs

    bu olay uefa kupasındaki başarılara kadar böyle devam etti.o sıralar taraftar elindeki çerezi bıraktı bağırmaya başladı.kaçak büyük ölçüde azaltıldı,bunun yanında maçlara ilgi arttığı için stad gelirleri tavan yaptı.denizlispor markalaşma çabasına girdi,bu ilgiyi daha da arttırdı.sonunda yaşanan porto yenilgisine bile üzülmedi bu taraftar,çünkü takım hakikaten büyük işler yapmıştı.

    sonra ne oldu?taraftar birden ortadan yok oldu.açık tribün dolmaz oldu.klüp taraftar çekmek için elinden geleni yaptı,bilet fiyatları komik rakamlara çekildi.ama yok yok...bu taraftar gelmedi işte.ardından klüp ile 57 gençliğin arası açıldı ve bu grubun stada girmesi yasaklanınca da çöküş başladı.

    son beşiktaş maçında bilet fiyatları biraz yüksekti,bu da gayet doğal bir durum.ama iki de iki giden bir takımı desteklemek gerekiyordu,rakip beşiktaş gibi güçlü ve ismi olan bir takımdı,ayrıca şehir almancılarla doluydu.ama ne oldu?kapalı tribünü kombineli izleyiciler doldurdu.57 geçliğin olduğu yer bomboştu.kale arkasındaki kafalar rahatlıkla sayılabiliyordu.açık tribünü dolduran almancılar da çıt çıt çekirdek yiyorlardı.maç içinde bir avuç beşiktaş taraftarı koca stadı susturmayı bildi.bu durum bir bakıma normaldi,çünkü unibjk ve çarşının oluşturduğu grubun yanında bir çok denizli'de yaşayan beşiktaş taraftarı vardı ve bunlar bağırmak istiyorlardı.benim anlamadığım kısım ise çoğunluğunu almanyada oturan gurbetçilerin oluşturduğu denizlispor taraftarının niye sustuğu.madem ateşlisin,giyip oturmuşsun timuçin formasını kalk ayağa bağır.

    maç sonrası kaptan timuçin 'in haklı insanı vardı ; "daha ne yapalım.."
    hakikaten bu taraftara daha ne yapılır bilemiyorum.tel örgüleri kaldırdılar bu koyun gibi taraftarın önünden.polisleri kaldırsalar da olacak.futbol şiddettir,futbol holiganlıktur demiyorum.ama futbol biraz bağırmaktır,biraz desteklemektir,biraz ruhtur.işte bunlar denizlispor taraftarında olmayan şeyler.ama o taraftar ki hakeme küfür etmeyi,alakalı alakasız yorumlar yapmayı iyi bilir.o taraftar ki yenen golden sonra susmayı iyi bilir,o taraftar ki zar zor atılan gole kadar susup,golden sonra "iki geliyor iki yareeee..." diye bağırmayı iyi bilir,çekirdek çıtlatmayı iyi bilir..çok yaşa be taraftarım..çok yaşa...
  • maç esnasındaki envai çeşit pozisyonda maazallah öndeki kişi heyecanlanıp ayağa kalkarsa ona hemen oturmasını tembihleyecek kadar iç huzuru bütün olan taraftarlardır. takımlarının karşılaşmalarına yoga seanslarının hemen ardından geldikleri rivayet edilir.
  • atatürk stadı'nın her tribünde ayrı bir yönünü görebilceğiniz denizlispor sempatizanları.

    kale arkasıyla başlayalım. her iki kale arkasında da taraftar grupları yer alır. biri çamlıklılar diğeri de 57 gençlik'tir. şehrin kısıtlı nüfusunun getirmiş olduğu engelle, ana rakipler antalya, bursa ve göztepe (her ne kadar artık 3. lig'deki denizli belediyespor'un rakibi olsa da) takımlarının taraftar gruplarına göre daha küçüktürler doğal olarak. kendi içinde çelişkilerle dolu bir gruptur bunlar. başı çekenler, işe uzun yıllardır emek veren orta yaşlı taraftarlar olduğu gibi, bir gruba ait olma dürtüsü taşıyan, polat alemdar bozuntusu liseli tiplerin de sayısı az değildir. son yıllarda giderek daha organize olmaya başladılarsa da, bir teksas ya da bir gecekondu olmaları için vakit vardır.

    açık tribün. kale arkasının ucuzluğu ve coşkusuyla, kapalı tribünün konforunu aynı potada eritmek isteyenlerin tribünüdür. genellikle orta ve üzeri yaşlı amcalar bulunur burada. tezahüratın kesildiği dakikalarda çekirdek seslerinin delikliçınar'dan duyulduğu anlatılır. tezahürat konusunda cömerttirler. coşku anlarında toplu tezahürat başlattıkları bile görülür. arada bir yamuk ali gelir, tribünü sahadan ayıran duvara çıkıp tezahürat yaptırır. bu bölümün taraftarının ortak zevki çekirdek çitlemek ve hakeme söven hardcore denizli şiveli taraftarlara gülüp eğlenmektir. kendilerini maç çıkışlarında kabarmış dudaklarıyla ayırdedebilirsiniz.

    edit: "hakeme söven hardcore denizli şiveli taraftarlar" demişiz. bu adamlar aslında ayrı bir başlıkta tasvir edilmeyi hakeden insanlardır. tribünlerde 100 kişi başına ortalama bir adet sinirli taraftar düşer. maç boyunca dur durak bilmeden küfrederler ama, o denizli ağzı varya, kızamaz insan. kızmak bir yana küfretsin diye ağzına baktırırlar insanın.

    ve kapalı tribün. türkiye'nin en galesiz, en bezgin, en bana dokunmayan yılan bin yaşasıncı taraftarı bu tribünde yer almaktadır. maç esnasında yerinden kaldırmak için ya bol gol ya da hakem katliamı türü katalizör faaliyetler lazımdır. ama küfür az çıkar bu tribünden. meksika dalgasında dalganın amplitude'u bu bölgede düşer. kale arkasından yükselen "sosyete uyuma sen de destekle" tezahüratına el sallayarak cevap verirler. babanne evi kadar huzurlu bir tribündür.
  • yollarda kendilerine yeterince hak tanınmamasını ve yükselen mazot fiyatlarını protesto için toplanan kamyon şoförlerinin "baba eylem stadda yapılacak" diye kandırılarak içine karıştığı insanlar topluluğu. bildiğim kadarıyla önlerinden tel örgülerin kaldırıldığı ilk 1.lig kulübü taraftarlarıdır.
  • ligin en ilginç taraftar profilidir. stadın kemikleşmiş seyircisi 50 - 55 yaş üzeri amcalardır. gaza gelir tezahürat etmeye kalkarsınız, arka sıralardan oturmanız için sert uyarılar gelir. bu örneğe bile bakıldığında tel örgünün kalktığı ilk stadın denizli atatürk stadıolması gayet tabiidir. zira vatandaş gol pozisyonları dışında kıçını o plastik oturaklardan ayıramaz. neden sahaya girme zahmetinde bulunsun ki? en uzun süren tezahürat 30-40 saniyelik "yeşil" "siyah" nidalarıdır. seyircinin genel olarak aksesuarı kaşkol, şapka ya da forma değil, çekirdektir. maç öncesi sokakta maça giden insanları boynundaki kaşkoldan değil ancak elindeki çekirdekten anlayabilirsiniz. bu amcaların oldukça yaratıcı küfürlerini dinlemek, en heyecanlı maçtan bile daha çok keyif verir insana, o da ayrı bir mesele. maça beleş girmek ya da bağırıp takımını desteklemek için halihazırda 2-3 tane bulunan taraftar gruplarının arasına giren denizli gençlerini bu profilin dışında tutmak gerekir. zira sırf takımı desteklemek için para verip kapalı tribüne konuşlanan küçük bir de taraftar topluluğu vardır.
  • hepimiz arkadaş değiliz ama bir kaç bin kiş bunu yapıyoruz mütemadiyen*

    (bkz: #2874854)
  • çerez yemekten başka iş yapmayan taraftar kitlesidir.onbinlerin çekirdek yerken,ellerinin bir ağıza bir çerez dolu keseye sırayla ve ahenkle gidişinin nasıl göründüğünü merak edenlerin mutlaka bir maç izlemeleri gerekir.
  • eğer 3 büyük takımdan birinin taraftarıysanız ve cebinizde deplasman takımı için ayrılan tribünden bilet alacak kadar paranız yoksa, rahatlıkla açık tribünde bu insanların arasında maç izleyebilirsiniz. gol sevinçlerini fazla abartmamak lazım yalnız.
  • centilmen taraftarlara örnek gösterilir centilmendirler türkiye de ilk tel örgülerin kaldırıldığı stad bu stadtır en untulmayan tezahuratları .... fener olamazsın şampiyon (denizli yüzünden harbiden de şampiyon olamamışlardı onun için aklımda kalmış)
    stad etrafında ki evlerden de maç seyredilebilir taraftarlık yapılır bağırılır kısacası iyi kültürlü taraftara sahiptirler hep öyle kalırlar umarım
  • olmayan taraftardır efendim anca akılları başlarına takımları küme düşerken gelir. takım başarılı ise stad bir türlü dolmaz garip bir durumdur. bir de denizlispor yönetiminin aldığı bir karar vardır ki 4-5 sene önce o da şudur. "seyirciler çok fazla çekirdek tüketiyor bu yüzden tezahürat yapmıyor." evet bu yönetime bu taraftar..

    bir ara stadyumda çekirdek satılması yasaklanmıştır. şahsım da o maçtaydı, hatta maç çıkışı show tv muhabiri ile aramızda geçen muhabbet:
    -ne düşünüyorsunuz çekirdek satışının yasaklanması hakkında
    -hiç avrupa ülkesinde görülmemiştir bu uygulama, benden bu özgürlüğü kimse alamaz

    demişimdir. bir ay arkadaş sohbetlerinde çerez niyetine beni kullanmışlardır. artık o günler geride kalmıştır...